Fransız çimento devi Lafarge'ın DEAŞ'a ödeme mekanizması mahkemede
Fransız çimento devi Lafarge’ın Suriye’de DEAŞ’a ödeme yaptığı iddialarına ilişkin dava Paris’te sürüyor. Duruşmada konuşan eski çalışanlar, şirketin bölgede kurduğu mekanizma ile terör örgütlerine sistematik ödeme yapıldığını savundu.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 11.12.2025 - 16:53
- Suriyeli eski çalışan H, Lafarge yönetiminin DEAŞ’a yapılan ödemeleri bildiğini iddia etti.
- Çalışanlar, fabrikanın bulunduğu bölgedeki yolların mayınlı olduğunu ve sürekli kaçırılmalar yaşandığını anlattı.
- Firmanın, kamyon geçişlerini sağlamak için terör örgütleriyle anlaşma yaptığı öne sürüldü.
- Firmanın Suriyeli eski çalışanı H, 2016’da yaptığı şikâyetin ardından bugün mahkemede yeniden detaylı açıklamalarda bulundu.
H, 2014 yazında DEAŞ’ın çevredeki fabrikalara saldırı düzenlediğini hatırlatarak, kendi çalıştıkları fabrikanın aynı yıl 19 Eylül’de DEAŞ tarafından hedef alındığını meslektaşlarından öğrendiğini söyledi.
H, kamyonların güvenli geçişini sağlamak için Lafarge’ın DEAŞ’a ödeme yapmayı kabul ettiğini belirterek, bu konuda hazırlanan bir belgeyi dönemin Lafarge Çimento Suriye (LCS) CEO’su Frederic Jolibois’e e-posta ile gönderdiğini aktardı.
Şirketin bu ödemeleri gizlemek için özel bir “mekanizma” oluşturduğunu söyleyen H, “Bruno Lafont’tan yerel yönetime kadar tüm yönetim bu ödemelerden haberdardı.” ifadesini kullandı.
Dava, Lafarge ve yöneticilerinin “terör örgütü finanse etmek” suçlamasıyla Paris Ceza Mahkemesinde devam ediyor.
“Yolun üzerinde patlayıcılar gömülüydü”
Bir diğer eski çalışan K ise fabrikaya giden yolu “ölüm hattı” olarak tanımladı. K, güzergâh üzerinde gömülü patlayıcılar gördüklerini, bazı dönemlerde yolun tamamen kapatıldığını ve haftalarca bir cesedin aynı noktada kaldığını anlattı.
K, her gün evden çıkarken ailesiyle vedalaştığını belirterek, şirket yönetiminin çalışanları Halep’e bağlı Münbiç’te yaşamaya zorladığını ileri sürdü.
Eski çalışan J, bölgedeki kontrol noktalarının hem devrik Beşşar Esed rejimi hem de farklı silahlı örgütler tarafından kontrol edildiğini belirtti. Bu noktalarda sürekli arama, haraca tabi tutulma ve çatışma yaşandığını söyleyen J, “Değişmeyen tek şey kaçırılmalardı.” dedi.
J ayrıca kendisinin DEAŞ tarafından kaçırıldığını, sorgulandığını ve psikolojik baskıya maruz kaldığını aktardı.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Suriye hükümeti ile YPG arasında mutabakat sağlandı
Danimarka 14 yıl sonra Şam Büyükelçiliği'ni açacak
Fransa: Avrupa kendini büyük güç olarak göstermeli
Hakan Fidan: Ortadoğu kendi "Avrupa Birliği" modelini kurmalı
Devlet Bahçeli'den erken seçim ve Suriye mutabakatına dair kritik açıklamalar
Terör örgütü YPG Haseke ve Kamışlı’da 12 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan etti
DİĞER HABERLER
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nde Filistin sansürü: İstifalar gecikmedi
Epstein'den ifşa olan Prens Kraliyet konutunu boşalttı
Beyaz Saray'da kritik Trump-Petro görüşmesi
İsrail ordusu ateşkese rağmen yine Gazze'ye saldırdı
ABD-İran müzakereleri Umman'da düzenlenecek
Elon Musk'tan İspanya Başbakanı Sanchez'e sert sözler
Libya'nın devrik lideri Kaddafi'nin oğlu öldürüldü
Pezeşkiyan ABD ile gerilimi azaltmak için müzakere çağrısı yaptı
Brezilya’da otobüs kazasında 16 kişi hayatını kaybetti
Norveç'te monarşi oylamasına Epstein skandalı damga vurdu



