İkbal Uzuner olayı ne zaman oldu
- İkbal Uzuner'in mezarı başında çekilen görüntüler nedeniyle yargılanan 3 çocuk hakkında mahkeme kararını verdi.
- Duruşmada gençler pişman olduklarını ifade ederken, baba Hasan Uzuner yaşadığı acının devam ettiğini belirterek sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.
- Kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada yargılama süreci mahkemenin açıkladığı kararla sonuçlandı.
Türkiye'nin gündemine oturan İkbal Uzuner cinayetinin ardından mezarı başında çekilen görüntüler nedeniyle yargılanan 3 çocuk hakkında karar açıklandı. İstanbul Çocuk Mahkemesi'nde görülen davada, müşteki baba Hasan Uzuner'in ifadeleri dikkat çekerken, sanıklar pişman olduklarını belirterek mahkemeden özür diledi.
İkbal Uzuner'in mezarı başındaki görüntüler dava konusu olmuştu
İstanbul'un Fatih ilçesinde 4 Ekim 2024 tarihinde Semih Çelik tarafından öldürülen 19 yaşındaki İkbal Uzuner'in mezarı başında uygunsuz hareketlerde bulundukları gerekçesiyle haklarında dava açılan 15 yaşındaki Ö.D., Ö.E.E. ve Y.A. hakim karşısına çıktı.
İstanbul Çocuk Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık çocuklar, müşteki baba Hasan Uzuner ve taraf avukatları katıldı.
Hasan Uzuner: "Hakkımı helal etmiyorum"
Duruşmada söz alan baba Hasan Uzuner, yaşadığı acının halen devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Ben kızımın mezarına her gün gidiyorum. Bu kişileri olay anında mezarın başında görsem ne olacaktı? Hakkımı helal etmiyorum. Biz tedavi olmaya, iyileşmeye çalışırken böyle bir olay karşımıza geliyor. Bu video yayınlandığında eşim gördü ve bana söylemedi. Videoyu çevremde en son ben gördüm. Bu olayı yapanların 14, 15 yaşındaki çocuklar olması bir şey değiştirmiyor, yaparlarken düşüneceklerdi. Biz de insanız, benim de bir hayatım var. Şikayetçiyim."
Sanık çocuklar pişman olduklarını söyledi
Savunma yapan sanıklardan Ö.D., yaptığından dolayı pişman olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:
"Bir daha böyle bir şey yapmayacağım. Amacım kötü bir şey yapmak değildi, bir daha bu arkadaş çevremle kesinlikle görüşmeyeceğim. Mezarlığa kesinlikle zarar vermedim. Herkesten özür diliyorum. Ailesinden de özür diliyorum. Lütfen beni affetsinler."
Y.A. ise olay nedeniyle duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi:
"Babasından da özür diliyorum. Surlara gitme gibi bir planımız yoktu. Mezarlığa gitmeyi ben istedim. Niye böyle bir şey yaptığımı bilmiyorum. Çok pişmanım. Semih Çelik gibi bir caniye hiçbir şekilde sempatide bulunmadım."
Mahkeme heyetinin son sözlerini sorması üzerine Ö.D. şu ifadeleri kullandı:
"Vatanım ve milletimden çok özür dilerim. Ailesinden de özür dilerim. Giyinişimi ve saç stilimi değiştireceğim. Bana bir şans verin, özür dilerim."
Mahkeme kararını açıkladı
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, Ö.D., Ö.E.E. ve Y.A.'yı "kişinin hatırasına alenen hakaret" ve "suçu ve suçluyu övme" suçlarından ayrı ayrı toplam 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, "ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların bu suçtan beraatine karar verdi.
Tutuklu kaldıkları süre dikkate alındı
Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklu kaldıkları süreyi göz önünde bulundurarak üç çocuk hakkında da tahliye kararı verdi.
Böylece kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada yargılama süreci ilk derece mahkemesinde tamamlanmış oldu.



