İran Dışişleri Bakanı Arakçi'den BM'ye nesaj: "Radyoaktif kirlilik riski kapıda"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na gönderdiği mektupta; ABD ve İsrail'in nükleer tesislere yönelik saldırılarının ağır insani ve çevresel felaketlere yol açabileceği konusunda dünyayı uyardı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 04.04.2026 - 21:45
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi - AA
- Aktif durumdaki Buşehr Nükleer Santrali ve Natanz tesislerinin defalarca hedef alındığı açıklandı.
- Saldırıların bölge genelinde ciddi radyoaktif kirlilik riski taşıdığı vurgulandı.
- BM Güvenlik Konseyi ve UAEA, saldırılar karşısındaki pasif tutumları nedeniyle sert bir dille eleştirildi.
- İran, nükleer tesislerin bombalanmasının uluslararası hukukun itibarını zedelediğini belirtti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi üyelerine hitaben tarihi bir mektup yayımladı.
Arakçi, ABD ve İsrail rejiminin barışçıl ve UAEA denetimi altındaki nükleer tesislere yönelik askeri saldırılarının derhal durdurulması çağrısında bulundu. Mektupta, özellikle aktif olan Buşehr Nükleer Santrali'ne yönelik operasyonların tüm bölgeyi bir nükleer felaketin eşiğine getirdiği ifade edildi.
"Nükleer tesislerin vurulması gündem dışı değil"
Arakçi, ABD'li üst düzey yetkililerin uluslararası insancıl hukuku saçma olarak nitelendirmesinden cesaret alarak nükleer tesisleri açıkça hedef aldığını belirtti.
ABD'nin BM Daimi Temsilciliği'nin, Buşehr Nükleer Santrali’ne yönelik saldırıların "gündem dışı olmadığını" beyan etmesini pervasızlık olarak tanımlayan Bakan, uluslararası kurumların sessizliğinin saldırganları daha da cesaretlendirdiğini vurguladı.
Hedef alınan tesislerin dökümü açıklandı
Mektupta, 28 Şubat 2026’da başlayan süreçten bu yana İran'ın stratejik nükleer noktalarına düzenlenen saldırıların kronolojisi paylaşıldı:
Natanz Nükleer Tesisi: 1 Mart ve 21 Mart tarihlerinde defalarca bombalandı.
Buşehr Nükleer Santrali: 17, 24 ve 27 Mart tarihlerinde tesisin çok yakınındaki yapılar ve çevre alanları füzelerle hedef alındı.
Handev Ağır Su Tesisi: 27 Mart'ta saldırıya uğradı.
Şehit Ahmedî Roşen Uranyum İşleme Tesisi: 27 Mart'ta doğrudan bombalandı.
Ciddi radyolojik yayılma riski
Özellikle Buşehr Nükleer Santrali çevresinde yoğunlaşan saldırıların son derece kaygı verici olduğunu belirten Arakçi, aktif bir nükleer reaktörün bu kadar yakınında gerçekleşen patlamaların kabul edilemez bir risk yarattığını söyledi.
İran tarafı, olası bir sızıntının sadece İran'ı değil, tüm Orta Doğu coğrafyasını kapsayacak bir çevre felaketine dönüşeceği uyarısında bulunarak BM'yi etkili önlemler almaya davet etti.
Uluslararası denetim sisteminin itibar kaybı
Arakçi mektubunu, BM Güvenlik Konseyi ve UAEA'nın bu yasa dışı eylemleri kınamaktan dahi kaçınmasının telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini hatırlatarak bitirdi.
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'nın emanetçisi olan ABD’nin bizzat denetim altındaki tesisleri vurmasının, küresel denetim mekanizmalarını anlamsızlaştırdığı savunuldu.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
ABD İran’a ait 344 milyon dolar değerinde kripto parayı dondurdu
Trump’ın “hellhole” paylaşımı Hindistan’da tepki çekti
ABD iç siyasetinde Marco Rubio'nun eli güçleniyor
ABD Pasifik'te bir tekneye saldırı düzenledi
Kalibaf’tan Trump’ın "birlik içinde değiller" sözlerine sert yanıt
İran savaşı Asya'da tekstil sektörünü vurdu
DİĞER HABERLER
Mali’de eş zamanlı saldırılar: Ordu kontrolü sağladı
Gazzeliler yerel seçim için sandığa gitti
Kolombiya'da kanlı saldırı: 14 ölü, 38 yaralı
Beyaz Saray Muhabirleri Derneği gecesinde silahlı saldırı
Seçim mağlubiyeti sonrası Orban’dan kritik karar: Milletvekili olmayacak
Azerbaycan’dan Mamdani’ye 1915 tepkisi
ABD’li milyoner avcı Afrika’da fil sürüsünün saldırısında öldü
Zelenskiy'den Azerbaycan ziyaretinde kritik Putin sözleri
ABD Pasifik'te bir tekneye saldırı düzenledi
ABD İran’a ait 344 milyon dolar değerinde kripto parayı dondurdu

