Abbas Arakçi - Tasnim
- İran, üniversite ve bilim merkezlerine yönelik saldırıları “stratejik hedef genişlemesi” olarak görüyor.
- Arakçi, İsrail ve ABD’yi bilimsel gelişimi engellemeye çalışmakla suçladı.
- İsfahan’daki üniversite saldırısında yaralananlar ve ciddi hasar olduğu bildirildi.
- Tahran, bu saldırıların ters etki yaratacağını ve bilgi üretimini hızlandıracağını savunuyor.
Orta Doğu’da tırmanan savaş, askeri ve enerji altyapısının ardından akademik kurumlara da sıçramış durumda. İran’ın önemli bilim merkezlerinden biri olan İsfahan’da bulunan teknoloji üniversitesine yönelik saldırı, bu yeni aşamanın en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Üniversite yönetimi, kampüs içerisindeki bir araştırma enstitüsünün hedef alındığını ve saldırı sonucunda 4 personelin hafif yaralandığını açıkladı. Olayda ciddi maddi hasar meydana geldiği belirtilirken, saldırının eğitim ve araştırma faaliyetlerini doğrudan etkilediği ifade edildi.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
“Bilim saldırılarla engellenemez”
Abbas Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada saldırıların arkasında İsrail ve ABD’nin olduğunu öne sürdü.
Arakçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İsrail ve ABD, bilginin bombalarla yok edilebileceğine dair nafile bir inanca sahip. Bu eylemler yalnızca umutsuzluğun göstergesidir.”
İranlı Bakan, söz konusu saldırıların bilimsel gelişimi durdurmak yerine toplumda daha fazla öğrenme ve üretme motivasyonu oluşturacağını savundu.
İsfahan’ın stratejik önemi
İsfahan, İran’ın nükleer programı ve ileri teknoloji araştırmaları açısından kritik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kentte bulunan araştırma kurumları, hem akademik hem de savunma teknolojileri açısından stratejik kabul ediliyor.
Bu nedenle bölgeye yönelik saldırılar yalnızca askeri değil, aynı zamanda bilimsel kapasiteyi hedef alan bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Gerilim yeni bir aşamaya giriyor
Uzmanlara göre, bilimsel altyapının hedef alınması, çatışmanın kapsamının genişlediğine işaret ediyor. Daha önce enerji tesisleri ve askeri hedeflere odaklanan saldırıların artık bilgi üretim merkezlerine yönelmesi, savaşın doğrudan sivil ve akademik alanları da etkilediğini gösteriyor.
Tahran yönetimi ise bu gelişmeleri “psikolojik ve stratejik baskı unsuru” olarak nitelendirirken, bu tür saldırılara karşılık verileceği mesajını vermeye devam ediyor.
Önümüzdeki süreçte, bölgedeki gerilimin sadece askeri cephede değil, bilimsel ve teknolojik alanlarda da daha sert bir rekabete dönüşmesi bekleniyor.


