Türkçenin ifade gücünden tam olarak yararlanmak, kelimeleri yerli yerinde ve doğru anlamlarıyla kullanmayı gerektirir. Bir sözcüğün cümle içindeki tek bir duruşu bile, o cümlenin bütün anlamını değiştirebilecek güce sahiptir. Peki, işini görmek ifadesi hangi durumlarda kullanılır ve TDK sözlüğüne göre tanımı nasıldır?
İşini görmek ne demek? TDK ve Sözlük Anlamı
Bu kelime, kullanıldığı yere ve bağlama göre birden fazla anlama gelebilmektedir. TDK güncel sözlüğünde yer alan farklı tanımlar maddeler halinde şöyledir.
- Görevini yapmak
- mecaz Dövmek
- argo Öldürmek
İşini görmek ile kurulan cümleler
İşini görmek ifadesinin cümle içinde nasıl geçtiğini gösteren mevcut kullanım örneği aşağıda belirtilmiştir.
- Bu dünyaya geldi geleli elini ılıktan soğuğa vurmamış, işini hep kurnazlıkla görmüştür.
Sözlükte işini görmek ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler
Sözcüğün farklı bağlamlarda kullanıldığı deyim ve atasözü örnekleri TDK verileriyle listelenmiştir.
- İş (birinde) bitmek
- İş (birinden) bitmek
- İş (birine) kalmak
- İş (veya işler) becermek
- İş açmak
- İş almak
- İş amana binince kavga uzamaz
- İş anlatılıncaya kadar baş elden gider
- İş ayağa düşmek
- İş başa düşmek
- İş bırakmak
- İş bilenin, kılıç kuşananın
- İş bilmek
- İş bitirmek
- İş çatallanmak
- İş çevirmek
- İş çığırından çıkmak
- İş çıkarmak
- İş dayıya düştü
- İş değil
- İş düşmemek
- İşe almak
- İşe bak!
- İş edinmek
- İşe girişmek (veya koyulmak)
- İşe girmek
- İşe karışmak
- İşe koşmak
- İşe sarılmak
- İş etmek
- İşe yaramak
- İş görmek
- İş göstermek
- İşi ...-e dökmek
- İşi ...-e vurmak
- İşi (bir şeye) vurmak
- İşi ahbaplığa dökmek
- İşi aksi gitmek
- İşi Allah'a kalmak
- İşi anlamak
- İşi azıtmak
- İşi başından aşmak (veya aşkın olmak)
- İşi bitmek
- İşi bozmak
- İşi bozulmak
- İşi ciddiye almak
- İşi çıkmak
- İşi çiş etmek
- İşi düşmek
- İşi ileri götürmek
- İşi iş, kaşığı gümüş
- İşi iş olmak
- İşi kotarmak
- İş inada binmek
- İşin alayında olmak
- İşin başı
- İşinden olmak
- İşin doğrusu
- İşi ne?
- İşine bak!
- İşine gelmek
- İşine göre
- İşine hor bakan boynuna torba takar
- İşine koyulmak
- İşin fenası
- İşin garibi
- İşini bilmek
- İşini bitirmek
- İşin içinde iş var
- İşin içinden çıkamamak
- İşin içinden çıkmak (veya sıyrılmak)
- İşin içyüzünü bilmek
- İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına
- İşinin adamı
- İşini uydurmak
- İşini yoluna koymak
- İşin kolayına kaçmak
- İşin kötüsü
- İşin kurdu
- İşin kurdu olmak
- İşin mi yok
- İşin ortasını bulmak
- İşin rengi değişmek
- İş insanın aynasıdır
- İşin tuhafı
- İşin ucu birine dokunmak
- İşin üstesinden gelmek
- İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol
- İşi olmak
- İşi pişirmek
- İşi rast gitmek
- İşi resmiyete dökmek
- İşi sağlama almak
- İşi savsaklamak
- İşi şakaya dökmek
- İş işlemek
- İş işten geçmek
- İşi tatlıya bağlamak
- İşi temizlemek
- İşi uzatmak
- İşi üç nalla bir ata kaldı
- İşi yokuşa sürmek (veya koşmak)
- İşi yoluna koymak
- İşi yolunda (veya tıkırında) gitmek (veya olmak)
- İş karıştırmak
- İş ki
- İşler açılmak
- İşler arapsaçına dönmek
- İşler becermek
- İş mi?
- İş ola
- İş olacağına varır
- İş olsun diye
- İş sarpa sarmak
- İş şirazesinden çıkmak
- İşten (bile) değil
- İşten el çektirmek
- İşten güçten vakit bulamamak
- İş tutmak
- İş vermek
- İş yapmak
- İş yok



