İsrailli analistler itiraf etti: İran kazandı

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik 41 gün süren savaşına ilişkin İsrailli analistlerden dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Analistler, savaşın hedeflerine ulaşamadığını ve İran’ın sahada avantaj kazandığını belirtti.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 09.04.2026 - 12:07

NSosyal Logo
İsrailli analistler itiraf etti: İran kazandı

İran'ın Tel Aviv'e düzenlediği füze saldırısı - Times of Israel

  • İsrailli analistler, savaşın hedeflerine ulaşılamadığını söyledi.
  • İran’ın sahada ve diplomatik zeminde avantaj elde ettiği vurgulandı.
  • Ateşkesin ardından müzakere sürecine girildi.
  • İsrail iç siyasetinde Netanyahu’ya yönelik eleştiriler arttı.

İsrail basınında yer alan analizler, Binyamin Netanyahu hükümetinin İran’a yönelik savaşta belirlediği hedeflere ulaşamadığını ortaya koydu. İsrailli askeri ve siyasi yorumcular, şu ana kadar çatışmaların tek kazananının İran olduğu görüşünde birleşti.

Netanyahu, 19 Mart’ta yaptığı açıklamada savaşın hedeflerini İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının ortadan kaldırılması ile rejimin devrilmesi olarak duyurmuştu. Ancak sahadaki gelişmeler bu hedeflerin gerçekleşmediğine işaret ediyor.

Ateşkes müzakerelere kapı araladı

ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği savaşın ardından taraflar, müzakerelere zemin hazırlamak amacıyla iki haftalık geçici ateşkes ilan etti. Ateşkesin hafta sonu başlaması planlanan görüşmelere kapı aralaması bekleniyor.

“Sahada kazanan İran”

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesinin askeri analisti Avi Aşkenazi, geçici anlaşmaya rağmen sahadaki tablonun İran lehine olduğunu söyledi.

Aşkenazi, “İsrail ve ABD savaşı açık farkla kaybetti. Bunun bedeli önümüzdeki yıllarda ödenecek” ifadelerini kullanarak İran’ın bölgesel güç konumunu pekiştirdiğini savundu.

İran’ın, müzakere sürecinde kendi şartlarını büyük ölçüde kabul ettirdiğini ileri süren Aşkenazi, 41 günlük çatışmalara rağmen Tahran yönetiminin ayakta kaldığını ve saldırı kapasitesini koruduğunu belirtti.

Nükleer program ve Hürmüz vurgusu

Aşkenazi’ye göre İran, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını teslim etmedi ve anlaşma yalnızca zenginleştirme oranının düşürülmesini öngörüyor. Bu durumun Tahran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığına dikkat çekildi.

Ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini artırdığı ve bölgesel denklemi kontrol eden aktör haline geldiği ifade edildi.

İsrail’de “ağır bedel” tartışması

Walla analisti Eidan Kevler ise ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden savaşa dönmek istemediğini ve bunda petrol fiyatlarındaki düşüşün etkili olduğunu belirtti.

Kevler, savaşın İran’ın füze kapasitesine zarar verdiğini ancak bunun İsrail açısından ağır bir bedelle gerçekleştiğini vurguladı. Ülkede can kayıpları, yıkım ve iç cephede ciddi hasar oluştuğu ifade edildi.

Hedeflere ulaşılamadı

Haaretz analisti Amos Harel de savaşın sonuçlarının “umut verici olmadığını” belirtti.

Harel, Netanyahu yönetiminin belirlediği üç temel hedef olan rejim değişikliği, nükleer programın sona erdirilmesi ve balistik füze tehdidinin ortadan kaldırılması konularında ilerleme sağlanamadığını ifade etti.

Ateşkesin bozulması halinde çatışmaların yeniden başlayabileceğini belirten Harel, savaşın İsrail’in ABD nezdindeki konumuna da zarar verdiğini ve Tel Aviv’in Washington’ı gereksiz bir savaşa sürüklemekle suçlanabileceğini dile getirdi.

İç politikada baskı artıyor

Savaşın ardından İsrail iç siyasetinde de gerilim yükseldi. Muhalefet partileri, ateşkes sonrası Netanyahu hükümetine yönelik eleştirilerini artırarak yönetimi başarısızlıkla suçladı.

Analizlere göre, hem ABD’de hem İsrail’de yaklaşan seçimler de savaşın seyrini ve alınan kararları doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Kaynak:

AA

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner