İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi, son dönemde muhteşem bir bilimsel çalışmaya ev sahipliği yapıyor.
Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) ile Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF-Türkiye) uzman ekipleri, bölgedeki yunus popülasyonunu ve deniz sağlığını yakından incelemek için kolları sıvadı.
Peki uzmanlar bu canlıları birbirinden nasıl ayırt ediyor?
Tıpkı insanların parmak izi gibi, her yunusun sırt yüzgecinde kendine has çentikler, yara izleri ve lekeler bulunuyor.
Uzman ekipler, çektikleri yüksek çözünürlüklü fotoğraflarla yunusları sırt yüzgeçlerindeki bu özel izlerden tek tek kimliklendiriyor.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bota binen uzmanlar adeta bir iz sürücü gibi hareket etti.
Heybeliada açıklarından başlayan gözlem turu, Bostancı hatlarını takip ederek İstanbul Boğazı’nın akıntılı sularına kadar uzandı.
Kayıt altına alınan yunusların günlük hareketleri, göç rotaları ve beslenme alışkanlıkları sadece onları tanımamızı sağlamıyor.
Bu akıllı memelilerin denizdeki ayak izleri; Marmara ve Boğaz'daki ekosisteme, su kalitesine ve canlı popülasyonuna dair bilim insanlarına hayati ipuçları veriyor.



