KAAN’da seri üretim sonrası teslimatlar 2029’da başlayacak
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, SAHA İstanbul’un YouTube kanalında yayınlanan SAHA Sohbet programına konuk olarak Türkiye’nin başlıca havacılık projelerine ilişkin güncel takvim, motor stratejisi ve seri üretim planlarını ayrıntılarıyla paylaştı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 23.01.2026 - 17:36
KAAN
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN savaş uçağında teslimatların 2029 yılına sarkmasının muhtemel olduğunu belirtirken, bunun programın genel seyrini olumsuz etkilemediğini vurguladı.
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, SAHA İstanbul tarafından hazırlanan ve YouTube üzerinden yayınlanan SAHA Sohbet programında yaptığı açıklamalarda, göreve geldiğinde karşılaştığı proje hedeflerini ve gelinen noktayı anlattı. Demiroğlu, önceki yönetim döneminde belirlenen üç ana kilometre taşından ikisinin başarıyla tamamlandığını hatırlattı.
“KAAN’ın 18 Mart 2023’te hangardan çıkması hedeflenmişti ve bu hedef gerçekleşti, hatta erken gerçekleşti. 2023 sonunda uçuş hedefi vardı; o da yaklaşık 1,5–2 aylık bir gecikmeyle tamamlandı” diyen Demiroğlu, üçüncü hedefe ilişkin daha temkinli bir değerlendirme yaptı.
KAAN’da takvim: 2028 hedefi, 2029 ihtimali
Demiroğlu, KAAN için 2028 sonunda teslimata başlanması hedefinin 2023 yılında belirlendiğini, ancak projelerde yaşanan küçük gecikmelerin toplamda takvimi ileri ittiğini ifade etti.
“Bu hedefin 2029’a kalma ihtimali yüksek. Buradaki üç aylık, başka bir yerdeki üç aylık gecikmeler sizi biraz daha itiyor. 2029 itibarıyla seri üretim fazını geçmiş ve teslimatlara başlamış olacağımızı öngörüyoruz” dedi.
Demiroğlu ayrıca, yakın dönemde 20 adet KAAN için resmi sipariş alınmasını beklediklerini de sözlerine ekledi.
Motor stratejisi: Geçici çözüm ve yerli motor hedefi
Programda KAAN’ın motor sürecine de değinen Demiroğlu, ilk aşamada F-110 motorlarının “geçici (interim) çözüm” olarak tercih edildiğini belirtti. Bu tercihin, mevcut altyapı ve tecrübeden kaynaklandığını vurgulayan Demiroğlu, şunları söyledi:
F-110, F-16’lardan bildiğimiz, test ve bakım altyapısı hazır bir motor. Bizim ihtiyaçlarımız 35 bin libre bandında, F-110’lar ise 29–30 bin seviyelerinde. Geliştirme fazını bu motorlarla tamamlamak en mantıklı yoldu.
Bu kapsamda, Blok 10 ve Blok 20 olarak adlandırılan 20 ila 40 adet uçağın F-110 motoruyla üretileceğini belirten Demiroğlu, esas hedefin yerli motor olduğunu vurguladı. Yerli motor için öngörülen takvimi ise şu sözlerle aktardı:
2031’lerde motoru nihai hâline getirmiş, ön üretimlere başlamış ve testlere sokmuş olmayı; 2032’de ise motoru tamamlayıp entegrasyonu ileri aşamaya taşımayı hedefliyoruz.
ANKA-3’te tasarım tamamlandı, üretim başladı
Demiroğlu, kamuoyunda geniş ilgi gören ANKA-3 insansız hava aracıyla ilgili de güncel bilgiler paylaştı. Kuyruksuz yapısıyla dikkat çeken platformda iki prototip üzerinden yürütülen çalışmalardan elde edilen verilerle tasarımın güncellendiğini belirtti.
“ANKA-3’ün kritik tasarım aşamasını yaklaşık iki ay önce tamamladık ve tasarımı dondurduk. Şu anda üretime başladık. Bu yıl iki yeni prototip üretilecek; aynı zamanda seri üretim hazırlıkları da bu tasarıma bağlı olarak başladı” dedi.
Demiroğlu, Türk Hava Kuvvetleri için 50’nin üzerinde sipariş beklendiğini, ayrıca farklı ülkelerden ortak üretim ve birlikte geliştirme yönünde ilgi geldiğini, ancak önceliğin Türkiye’nin ihtiyaçları olduğunu vurguladı.
T-925 öne çıktı, ATAK-2 beklemeye alındı
Helikopter projelerine ilişkin değerlendirmesinde Demiroğlu, ATAK-2’nin geçici olarak ikinci plana alındığını, buna karşılık T-925 genel maksat helikopteri projesinin öne çekildiğini açıkladı. Bu kararın, özellikle T-70 helikopterlerinde yaşanan ihracat lisansı sorunları nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaca dayandığını ifade etti.
“Türkiye’de yaklaşık 300 genel maksat helikopteri var ve bunların önemli bir kısmı 2030–2040 arasında ömrünü dolduracak. Bu nedenle T-925’i önceliklendirdik” dedi.
Demiroğlu, T-925’in bu yıl ilk uçuşunu yapmasının hedeflendiğini, helikopterin 19 yolcu ve 2 mürettebat taşıyabildiğini ve 4 ton su atma kapasitesiyle orman yangınlarıyla mücadelede de kullanılacağını belirtti. İlk etapta Orman Genel Müdürlüğü için 8 adet üretileceği ve teslimatların 2028’de başlayacağı açıklandı.
Seri üretimde ölçek büyütme hedefi
Programda TUSAŞ’ın üretim yaklaşımına da değinen Demiroğlu, artık “tekil platform” yerine yüzlü paketler üzerinden planlama yaptıklarını söyledi. Havacılıkta seri üretim kavramının otomotivden farklı olduğuna dikkat çeken Demiroğlu, hedeflerini şu sözlerle özetledi:
Uçakta ayda bir üretim bile seri üretim sayılır. Biz önce ayda ikiye, ardından ayda üç uçağa çıkmayı hedefliyoruz.
Bu süreçte alt yüklenicilerin rolünün artacağını belirten Demiroğlu, bazı montaj ve komponent üretimlerinin Anadolu’ya yayılacağını, HÜRJET kapsamında Kayseri’nin önemli bir merkez olacağını ifade etti.
Uzay ve yeni platformlar: TUSAŞ’tan iki başlıkta sürpriz hazırlık
SAHA Sohbet programında uzay projelerine de değinen Demiroğlu, gözlem uyduları için kritik önemdeki optik bileşenlere yönelik yatırımların sürdüğünü açıkladı. Bu kapsamda, yüksek çözünürlüklü uydu sistemlerinde kullanılan ayna ve mercek teknolojileri için yerli üretim kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
“Şu anda ulaşılabilen en düşük çözünürlük seviyesi 50 santimetre civarında. Biz ise 1–2 yıl içinde 30 santimetre çözünürlüğü Türkiye’de üretir hâle geleceğiz” diyen Demiroğlu, uzayın Türkiye açısından stratejik bir alan olduğunu vurguladı.
Demiroğlu, TUSAŞ’ın uzay alanındaki bu yatırımlarla hem teknolojik bağımsızlığı güçlendirmeyi hem de küresel pazarda rekabet edebilirliği artırmayı amaçladığını ifade etti.
Öte yandan savunma ve havacılık ekosistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demiroğlu, SAHA İstanbul ile yakın iş birliğinin süreceğini belirtti.
“Biz her zaman olduğu gibi SAHA İstanbul’da olacağız. Yeni platformlar konusunda bir iki sürprizimiz var” ifadelerini kullanan Demiroğlu, en az iki farklı alanda hem kullanıcı ihtiyaçları hem de yapılan pazar analizleri doğrultusunda geliştirilen yeni platformlar üzerinde çalışıldığını söyledi.
Kaynak:
SAHA İstanbulİLGİLİ HABERLER
Modern muharebe sahasında AESA radar kabiliyetleri ve ASELSAN çözümleri
TEI’den 74 milyon TL’lik kapasite yatırımı, istihdam 4 bin 500’e çıkacak
ASELSAN’dan sensör, elektronik harp ve hava savunmada kritik eşik
Savunma sanayiinde fiyatlama, tedarik güvenliği ve ihracat vurgusu
2.000 kilometre menzilli füze programı hızlanıyor
Türkiye'nin ilk milli jet uçağı HÜRJET dondurucu sınavdan geçti
DİĞER HABERLER
Trump, Maduro operasyonunda gizli “Discombobulator” silahının kritik rol oynadığını açıkladı
Türkiye'nin ilk milli jet uçağı HÜRJET dondurucu sınavdan geçti
İtalya ordusu ilk SAMP/T NG hava savunma sistemini teslim aldı
Filipinler beş adet Polonya üretimi S-70i Black Hawk helikopterini teslim aldı
ALKA lazer silahı, mini ve FPV dronlara karşı kullanılmaya başlandı
RTX Tomahawk seyir füzeleri için 476,5 milyon dolarlık modernizasyon sözleşmesi aldı
Birleşik Krallık Typhoon filosu için ECRS Mk2 radarlarını sipariş etti
Birleşik Krallık Boxer tabanlı RCH 155 tekerlekli obüsü 2028’de sahaya sürmeyi hedefliyor
ASELSAN'ın 17 ülkeye ihraç ettiği MUHAFIZ'a yeni yetenekler geliyor
İsrail’den Yunanistan’a kapsamlı savunma teklifi


