12°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestHaftalıkTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
12°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

  • GDH
  • Yakın Plan
  • Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?

Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?

Uluslararası hukuk “İsrail istisnacılığı” ile nasıl yapısal olarak askıya alındı? İsrail'in ayrıcalıklı konumu küresel düzeni nasıl yok etti?

0:00

--:--

Son Güncelleme: 13.02.2026 - 08:38

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?

İngiltere merkezli önemli yayın organlarından Middle East Monitor'de, İsrail'in Gazze'de işlediği suçlara rağmen cezasızlık ve istisnacılık ile devam ettiği eylemlerinin küresel düzene etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

İsrail’in kendisini demokrasi olarak tanımlamasına rağmen hala resmi bir anayasaya sahip olmamasından uluslararası hukuku yok sayan adımlarına kadar çok sayıda başlıkta istisnai bir durumda olduğuna dikkat çekilen analizde, Gazze'de işlediği suçlara rağmen cezasızlık ile karşı karşıya kalmasının da küresel düzeni yok eden bir gerçeklik haline geldiği belirtildi.

Analizde ayrıca; İsrail'in bu istisnai ve ayrıcalıklı konumunun küresel sistemin geleceğine olası etkilerine dair öngörülere ve değerlendirmelere yer verildi.

İşte Middle East Monitor'de yayınlanan analiz:

Birçok ülke geçici kriz dönemlerinde “istisna hali”ne başvursa da, İsrail için bu durum geçici değil kalıcı bir yönetim biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

İsrail’e atfedilen hem bu hem de cezasızlık noktasındaki istisnai konum, küresel istikrarsızlığın temel unsurlarından biri haline gelmiştir.

“İstisna hali” kavramı kökenini Roma hukukundaki “justitium” uygulamasından alıyor ve bu mekanizma iç karışıklık dönemlerinde hukukun askıya alınmasına imkan tanıyordu.

Modern dönemde ise bu kavramı sistematik biçimde ele alan isim Alman hukukçu Carl Schmitt oldu.

Schmitt’in meşhur ifadesiyle “egemen, istisnaya karar verendir.”

İsrail istisnacılığı

İsrail’in kendisini demokrasi olarak tanımlamasına rağmen hala resmi bir anayasaya sahip olmaması sıkça tartışılır. Bunun, anayasanın sınırların tanımlanmasını zorunlu kılacağı ve genişlemeci bir yerleşimci-sömürgeci yapı açısından bunun sorunlu olacağı ileri sürülür.

Ancak başka bir açıklama daha var.

İsrail, anayasa yerine “Temel Yasalar” ile yönetilerek, uluslararası hukukun evrensel normlarıyla tam uyumlu, kapsamlı bir hukuk sisteminden bilinçli biçimde kaçınmaktadır.

Bu durum, ülkeyi hukuki bir boşlukta konumlandırmakta; burada “istisna” kural haline gelmektedir. Bu zeminde ırk temelli düzenlemeler, toprak genişlemesi ve hatta soykırım dahi, devletin anlık ajandasına hizmet ettiği sürece meşrulaştırılabilmektedir.

Bu çerçeveyi somut örneklerle sınırlandırmak zordur; zira özellikle Gazze’deki soykırım sürecinde İsrailli yetkililerin açıklamaları, istisnacılığın adeta ders kitabı niteliğinde tezahürleridir.

UNRWA, Gazze ve hukukun askıya alınması

İsrail’in Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren ve milyonlarca Filistinli mültecinin hayatta kalmasını sağlayan UNRWA’ya yönelik sistematik saldırısı bu bağlamda dikkat çekicidir.

İsrail, on yıllardır UNRWA’nın tasfiyesini istemektedir. Çünkü bu kurum, Filistinli mültecilerin haklarının tamamen silinmesini engelleyen tek küresel mekanizmadır.

Bu haklar soyut talepler değil, başta BM’nin 194 sayılı kararı olmak üzere uluslararası hukuka dayanmaktadır. UNRWA işlevsel anlamda siyasi bir örgüt olmasa da varlığı başlı başına politiktir.

Hem belirli bir tarihsel-siyasal sürecin kurumsal mirasını temsil eder hem de Filistinli mülteciyi hukuki ve siyasi bir özne olarak görünür kılar. Kurumun varlığı, mültecinin tarihi Filistin topraklarına dönüş talebini canlı tutar; oysa “istisna hali” bu talebi kalıcı biçimde susturmayı hedeflemektedir.

Ekim 2024’te İsrail’in UNRWA’nın kapatılmasını tek taraflı olarak yasalaştırması, bu istisna iddiasının Birleşmiş Milletler sisteminin tamamına yöneltilmiş bir meydan okuma olduğunu göstermiştir.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 31 Ocak 2024’te “UNRWA’nın misyonunun sona ermesi gerektiğini” ifade ederek bu sürecin sinyalini vermişti. 20 Ocak’ta ise işgal altındaki Kudüs’te bulunan UNRWA merkezinin İsrail ordusu tarafından yıkılması, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in huzurunda gerçekleşti.

Ben-Gvir aynı gün bunu “tarihi bir gün” olarak nitelendirdi ve “terör destekçilerinin” kovulduğunu söyledi. Uluslararası toplumun tepkisi ise çekingen açıklamalar, sessiz endişeler ya da tam bir suskunluk şeklinde tezahür etti.

Bu istisnanın sorgulanmadan kabul edilmesi, uluslararası hukukun kendi temellerinin aşındırılması anlamına gelmektedir.

Geçmişte İsrailli liderler niyetlerini “uluslara ışık olma” söylemiyle perdelemiş, sahadaki şiddet, etnik temizlik ve askeri işgali ahlaki bir retorikle örtmeye çalışmışlardı. Ancak Gazze’deki soykırım bu örtüyü kaldırdı ve ilk kez söylem ile uygulama arasında tam bir örtüşme ortaya çıktı.

Hukuk yalnızca ihlal edilmekle kalmadı, yapısal olarak askıya alındı.

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in 5 Ağustos 2024’te;

“Rehineler geri dönene kadar iki milyon insanı aç bırakmak haklı ve ahlaki olabilir”

sözleri, yerel bir ahlak anlayışının toplu cezalandırmayı meşrulaştırdığını gösterdi.

Buna rağmen dünya, Gazze’nin sistematik yıkımını engelleyecek somut bir adım atmadı.

6 Mayıs 2025’te Smotrich’in Gazze’nin “tamamen yok edileceği” ve nüfusun “dar bir şeritte toplanacağı” yönündeki açıklaması karşısında da uluslararası toplum etkisiz kaldı. Bugün Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 45’lik bir alana sıkıştırıldığı, geri kalan bölgenin ise İsrail askeri kontrolünde boş bırakıldığı bir tablo söz konusudur.

İşte İsrail ile başlayan bu anlayışın evrenselleşmesi, küresel düzeni hukuksuz bir kaosa sürükliyor.

İsrail’in oluşturduğu bu boşluk, yerleşimci-sömürgeci ve soykırımcı bir toplumsal-siyasal yapı içinde kalıcı bir kabusa dönüşmüştür.

Eğer bu “istisna” bölgesel ölçekte normalleşirse, sadece Orta Doğu’da değil tüm dünyada, hiçbir ülke bunun sonuçlarından muaf kalmayacaktır.

Kaynak:

Middle East Monitor
Next

GDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.

Takip Et

etiketler

İsrailİşgalSoykırımOrtadoğuUluslararası Hukuk

İLGİLİ HABERLER

The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?

The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?

The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?

The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?

Ali Laricani İsrail'i süreci sabote etmekle suçladı

Ali Laricani İsrail'i süreci sabote etmekle suçladı

İran'dan ABD'ye müzakereler ile ilgili kritik mesaj

İran'dan ABD'ye müzakereler ile ilgili kritik mesaj

The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

Trump Netanyahu'nun affedilmesi için Herzog'a baskıyı artırıyor

Trump Netanyahu'nun affedilmesi için Herzog'a baskıyı artırıyor

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI

Yazar
Yasin Tekşen
[email protected]

Aşk tesadüfleri sever

DİĞER HABERLER

The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

The New Arab: “ABD-İran dizisinin yeni bölümünde” neler olacak?

The New Arab: “ABD-İran dizisinin yeni bölümünde” neler olacak?

The Guardian: İsrail'in Batı Şeria'da işgal adımları ve tepkiler

The Guardian: İsrail'in Batı Şeria'da işgal adımları ve tepkiler

The European Conservative: Yeni küresel düzende Avrupa hayatta kalabilecek mi?

The European Conservative: Yeni küresel düzende Avrupa hayatta kalabilecek mi?

Middle East Eye: Türkiye ve Suudi Arabistan ortaklığının potansiyeli

Middle East Eye: Türkiye ve Suudi Arabistan ortaklığının potansiyeli

Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında

Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında

National Security Journal: Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?

National Security Journal: Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?

The Wall Street Journal: Yeni dünya düzeni ve orta güçlerin rolü

The Wall Street Journal: Yeni dünya düzeni ve orta güçlerin rolü

Arab News: Ankara ve Riyad hattında yeni dönem ve beklentiler

Arab News: Ankara ve Riyad hattında yeni dönem ve beklentiler

Brussels Signal: Yeni dünya düzeninin önündeki 4 senaryo ne?

Brussels Signal: Yeni dünya düzeninin önündeki 4 senaryo ne?

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner