Netanyahu İran Savaşı'nın en büyük kaybedeni olarak görülüyor
İsrail ve ABD'nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın, hedeflenen sonuçları doğurmadığı ve Netanyahu’nun siyasi ve stratejik açıdan başarısız olduğu değerlendiriliyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09.04.2026 - 14:02
Binyamin Netanyahu - GDH
- İsrail’in savaş hedeflerine ulaşamadığı ve rejim değişikliği beklentisinin gerçekleşmediği belirtiliyor.
- İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde korunması, Tel Aviv’in hesaplarını boşa çıkardı.
- İsrail iç siyasetinde Netanyahu’ya yönelik eleştiriler sertleşti ve “stratejik başarısızlık” suçlamaları arttı.
- ABD ile yürütülen süreçte İsrail’in karar mekanizmasının dışında kaldığı iddiaları dikkat çekti.
Yıllardır İran’a karşı sert söylemler geliştiren ve uluslararası alanda bu yönde baskı kuran Netanyahu’nun, savaşın kısa sürede sonuçlanacağı yönündeki beklentisinin gerçekleşmediği ifade ediliyor.
ABD istihbaratının, İran’da rejim değişikliği öngörülerini “gerçekçi olmayan” değerlendirmeler olarak nitelendirdiği ve bu öngörülerin sahada karşılık bulmadığı görülüyor.
İsrail’in savaşın birkaç gün ya da hafta içinde sonuçlanacağı yönündeki hesaplarında da ciddi şekilde yanıldığı sahada gözlemleniyor.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
“Ülke tarihinin en büyük siyasi felaketi”
İddialara göre Netanyahu, ateşkese karşı çıkarak ABD Başkanı Donald Trump’ı anlaşma yapmaması yönünde zorladı. Ancak Washington’un son aşamada geri adım attığı ve bazı değerlendirmelere göre İsrail’i süreç dışında bıraktığı öne sürülüyor.
İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid, yaşananları “ülke tarihinin en büyük siyasi felaketlerinden biri” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Netanyahu siyasi ve stratejik olarak başarısız oldu ve kendi koyduğu hedeflerin hiçbirine ulaşamadı”
Sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ise ateşkesi “stratejik bir başarısızlık” olarak tanımladı ve bunun İsrail’in güvenliğini uzun vadede tehlikeye attığını savundu.
İran’da rejim ayakta kaldı
Değerlendirmelerde, İsrail’in İran’da rejim değişikliği sağlayamadığı, zenginleştirilmiş uranyum stoklarına el koyamadığı ve ülkenin askeri kapasitesini ciddi şekilde zayıflatamadığı ifade ediliyor.
Buna karşılık İran’ın, saldırılara rağmen rejimi ayakta tutmayı başardığı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun gücünü koruduğu, hatta bazı alanlarda pekiştirdiği belirtiliyor. İran’ın önümüzdeki süreçte yeniden silahlanma ve misilleme hazırlıklarına yönelebileceği değerlendiriliyor.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Bölgesel ve küresel etkiler
Netanyahu’nun Güney Lübnan’a saldırıları sürdürmedeki ısrarı da eleştirilerin odağında yer alıyor. Bu stratejinin, Hizbullah ile doğrudan çatışma riskini artırdığı ve sahada yeni gerilimler doğurabileceği ifade ediliyor.
Uluslararası alanda ise İsrail’in imajının daha da zedelendiği, özellikle ABD’de uzun yıllardır süren İsrail yanlısı siyasi konsensüsün zayıfladığı belirtiliyor. Hem ilerici çevrelerin hem de MAGA tabanının, İsrail’in savaştaki rolünü eleştirmesi dikkat çekiyor.
İç politikada baskı artıyor
İsrail’de seçim sürecine girilirken Netanyahu’nun savaş sonrası elde ettiği somut bir kazanımın bulunmadığı ve bu durumun iç politikada ciddi baskı yarattığı ifade ediliyor.
İran’ın nükleer programının tamamen durdurulamadığı, aksine müzakerelerin Barack Obama dönemindeki anlaşmaya benzer bir çerçeveye yaklaşabileceği belirtiliyor. Bu durumun, Netanyahu’nun yıllardır karşı çıktığı bir senaryonun yeniden gündeme gelmesi anlamına geldiği yorumları yapılıyor.
GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.
“Zafer söylemi boş çıktı”
İsrailli analist Amos Harel, savaş planlarının baştan itibaren zayıf olduğunu belirterek şu cümleleri kurdu:
“Temelsiz varsayımlar, yüzeysel planlama ve uzman görüşlerinin göz ardı edilmesi bu sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açtı”
Harel ayrıca, Netanyahu’nun Gazze, Lübnan ve İran’daki operasyonlarda “tam zafer” söyleminin tekrarladığını ancak bu vaatlerin karşılık bulmadığını vurgulayarak, bunun İsrail kamuoyunda güven kaybına neden olduğunu ifade etti.
Genel değerlendirmelerde, İsrail’in ABD desteğiyle yürüttüğü bu geniş çaplı operasyonun “kaçırılmış bir fırsat” olduğu ve benzer bir askeri sürecin yeniden tekrarlanmasının düşük ihtimal olduğu görüşü öne çıkıyor.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
ABD'de 7 yıl önce kaybolan kedi sahibine teslim edildi
Trump, ABD birliklerini İtalya ve İspanya'dan çekebilir
ABD'den Venezuela'ya uçuşlar yeniden başladı
Ünlü çikolata markasının ürünlerinde Salmonella riski tespit edildi
ABD’li Visa–Mastercard hakimiyetine AB’den dijital euro hamlesi
Michigan'da şok eden olay: Kampüste uyuşturucu laboratuvarı
DİĞER HABERLER
Yönetmen Pavel Talankin’in ödülü New York–Almanya seferinde kayboldu
ABD'de 7 yıl önce kaybolan kedi sahibine teslim edildi
Michigan'da şok eden olay: Kampüste uyuşturucu laboratuvarı
Ünlü çikolata markasının ürünlerinde Salmonella riski tespit edildi
Mamdani’den Kral Charles’a “Kuh-i Nur” çağrısı: Sömürge mirası iade edilmeli
ABD'den Venezuela'ya uçuşlar yeniden başladı
Trump, ABD birliklerini İtalya ve İspanya'dan çekebilir
ABD’li Visa–Mastercard hakimiyetine AB’den dijital euro hamlesi
İran'dan kritik Babülmendep açıklaması: Boğazın kapatılması için hazırlıklar tamam
Epstein’ın Afrika bağlantıları ortaya çıktı


