Newsweek: “Trump Doktrini” küresel düzeni nasıl etkileyecek?
İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan küresel düzen artık ABD'ye karşı kullanılan bir silah haline geldi! “Trump Doktrini” sadece ABD'nin değil küresel düzenin de geleceğini belirleyebilir!
0:00
--:--
Son Güncelleme: 30.01.2025 - 23:04

ABD'nin önde gelen yayın organlarından Newsweek'de Trump'ın yeni döneminde ABD'nin olası dış politika adımlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Trump'ın Beyaz Saray'a Amerika'nın “demokrasiyi yayma” fikrinden uzaklaşarak “ülkenin ulusal çıkarlarına yeniden odaklanma” vaadiyle geri döndüğüne dikkat çekilen analizde, yeni ABD yönetiminin bu strateji doğrultusunda sadece ABD'nin değil küresel düzenin de geleceğini belirleyeceği bir döneme imza atabileceği belirtildi.
Analizde ayrıca; Trump'ın NATO'nun beşinci maddesi başta olmak üzere çok sayıda küresel anlaşmaya yönelik ciddi değişiklikler talep edebileceği belirtildi.
İşte Newsweek'de yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray'a Amerika'nın dış politikasında reform yapma, “demokrasiyi yayma” fikrinden uzaklaşarak ülkenin ulusal çıkarlarına yeniden odaklanma vaadiyle döndü.

Ancak bu vaadin yerine getirilmesinin önündeki en büyük engel “uluslararası dünya düzenini” oluşturan antlaşmalar, uluslararası anlaşmalar ve kurumlar bütünü olarak görünüyor.
Yeni Dışişleri Bakanı Marco Rubio, onay oturumunda bu Gordion düğümünü büyük bir tehdit olarak vurguladı ve Amerika'nın “ulusal çıkarlara hizmet eden bir dış politika” yerine “liberal dünya düzenine hizmet eden bir dış politika” izlediğini söyledi.

Marco Rubio;
“İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel düzen sadece eskimekle kalmadı, artık bize karşı kullanılan bir silah haline geldi”
ifadelerini kullandı.
Görünen o ki Trump yönetimindeki ABD, çıkarlarına hizmet etmeyen anlaşmalardan yavaş yavaş ayrılarak dış politikasını geleceğe hazırlanacak şekilde yeniden yönlendirebilecek bir strateji izleyecek.
Ancak bu süreç şüphesiz olarak bir hantal ve biraz da dağınık olacak.
Diğer yandan Amerika, Gordion düğümünü çözmek yerine yeni bir başkanlık doktrini ile bu düğümü kesip atabilir.
Zira bu tür doktrinler Başkan James Monroe'nun Avrupalı güçlerin Amerika kıtasından uzak durması gerektiğini ilan eden Monroe Doktrini'ni açıklamasından bu yana Amerikan siyasetinin temel unsurlarından biri oldu. Ancak son zamanlarda ise nadiren görülmeye başlandı.

Bu yüzyılda bir doktrin yayınlayan tek başkan George W. Bush oldu. Bush'un “Karar Noktaları” adlı anı kitabında tanımladığı gibi “Bush Doktrini” önleyici savaş ve demokrasinin desteklenmesini benimsiyordu.
Bugün ise Amerikalılara göre Başkan Trump yeni ve birleştirici bir başkanlık doktrini açıklayarak bu eğilimi tersine çevirme şansına sahip.
Trump doktrini nasıl olabilir?
“Amerika Birleşik Devletleri ulusal çıkarlarını nerede ve ne zaman isterse agresif bir şekilde savunacak ve mevcut anlaşmaları söz konusu ulusal çıkarlar ışığında yorumlayacaktır.”

Şüphesiz olarak böyle bir doktrin, daha önceki iki doktrinden, yani Monroe'nun ve Başkan Richard Nixon'ın doktrinlerinden ilham alacaktır.
Bunlardan ilki, böyle bir doktrinin uluslararası düzeni bozacağı iddiasıdır. Bu argümana göre, eğer bir ülke halihazırda üzerinde mutabık kalınmış anlaşmaları istediği gibi yorumlayabilirse, o zaman liberal uluslararası düzen içindeki her türlü uyum kaybolacak ve liberal uluslararası düzenin kendisi de yok olacaktır.
Ancak doktrinin amacı da budur. Başkan Trump'ın görevde sadece dört yılı olacak ve sadece bu dört yıl içinde her şeyi tamamen yeniden yönlendirmesi mümkün değil.Ancak bu dört yıl, nihayetinde hem ABD özelinde hem de küresel olarak önümüzdeki 40 yılı belirleyebilir.

Bu doktrinin en açık örneklerinden biri NATO'nun üye devletlerin diğerlerinin yardımına koşmasını gerektiren 5 Maddesidir. Ancak NATO ilk kurulduğunda ve Sovyetler Birliği komünist bir dünya düzeni yaratmak istediğinde 5. Madde mantıklı olsa da, bugün gelinen noktada bu madde ABD için ne kadar makul?
İşte burada yeni bir doktrin devreye girecektir.
5. maddenin asıl metni silahlı bir karşılık verilmesini gerektirmemektedir ve Trump bunu değiştirebilir.
Trump 5. maddeyi “silahlı güç kullanımı” ifadesine odaklanarak yeniden yorumlayabilir ve bu maddeyi mütefiklere lojistik destek ve düşmanlara yaptırımlar özeline indirgiyebilir.
Böyle bir yaklaşım, ABD'ye daha fazla stratejik seçenek bırakacak ve kendi gelişimine odaklanmasını sağlayacaktır.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
Real Clear World: Trump'ın dış politikasında “Kaos Mantığı”
The Quincy Institute: Trump savaşları bitirebilecek mi?
Brussels Signal: Avrupa yeni Trump döneminde mavi hapı mı kırmızı hapı mı tercih edecek?
MEE: ABD, askeri gemi için Türkiye ile görüşüyor
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?
DİĞER HABERLER
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?
Middle East Monitor: 21. yüzyılın "Küba Krizi" nasıl sonuçlanacak?
Arab News: Türkiye Balkanlar’daki etkisini artırıyor
Newsweek: ABD, müttefiklerini Çin'e mi kaptırıyor?
The National Interest: ABD'nin İran saldırısının etkileri ne olacak?
The New Arab: Gazze'de barış süreci ne durumda?
The Telegraph: Avrupa projesi nasıl öldü?
Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği
The Quincy Institute: Arap devletleri İran saldırısına neden karşı çıkıyor?


