3°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Gizlilik politikamızı okuyun.

Ana SayfaCanlı GelişmelerHava DurumuGazete ManşetleriİnfografikPodcastGaleriGündemDünyaYerel Haberler
EkonomiSavunmaTeknolojiSporKültür & SanatTarihSağlıkYaşamEğitimYakın Plan
YazarlarCuma HutbeleriDeprem HaritasıBiyografiUzayPozitifTeknofestHaftalıkTelevizyonSeçim
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber GönderGizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
3°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

  • GDH
  • Yakın Plan
  • Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?

Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?

Pax America'nın sonunun geldiğini artık kabul eden Avrupa hangi testlerden geçti? Bloğun kendi başında ayakta durabilme iradesi ve gücü var mı?

Son Güncelleme: 02.01.2026 - 02:00

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?

Brüksel merkezli önemli yayın organlarından Politico'da, yeniden şekillenen dünya düzeninde Avrupa kıtasının rolünün ve önündeki sürecin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

75 yılı aşkın bir süre boyunca ABD'nin tartışmasız olarak küresel liderliğinin şemsiyesi altında yaşayan Avrupa'nın artık Pax America'nın sonunun geldiğini kabul etmek zorunda kaldığı belirtilen analizde, özellikle güvenlik başlığında yalnız kalmasının ardından yeni bir döneme girdiği tespiti yapıldı.

Analizde ayrıca; Washington'un artık Moskova'yı askeri bir tehdit olarak görmediği bir gerçeklikte, Avrupa kıtasının hayatta kalıp kalamayacağına dair değerlendirmelere yer verildi.

İşte Politico'da yayınlanan analiz:

ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana, Avrupa beş aşamalı bir ayakta kalma sürecinden geçti. Avrupa'nın transatlantik ilişkilerinin artık zayıfladığını kabul etmesi ise tam bir yıl sürdü.

2026 için ise soru şu; bloğun bu kabullenmeyi gerçek eyleme dönüştürme iradesi ve gücü var mı?

Küresel arenada, özellikle de Avrupa'da Trump'ın yeniden seçilmesi, Pax America'nın sonu anlamına geliyor.

75 yılı aşkın bir süre boyunca ABD'nin tartışmasız olarak küresel düzenin lideri olduğu ve Washington'daki başkanlar ve yönetimlerin Avrupa ile ilişkileri Amerika'nın küresel angajmanının merkezine koyduğu bir dönem artol sona erdi.

Trump'ın bu dönemi sona erdireceği ve bunun yerine dar, bölgesel odaklı bir “Önce Amerika” politikası benimseyeceği açıktı. Yine de, Avrupa'da bunun gerçekten böyle olacağına inanan çok az kişi vardı.

Aralık 2024'de, bir düzine NATO büyükelçisinin katıldığı bir öğle yemeğinde, büyükelçiler birbiri ardına, Avrupa'nın savunma harcamalarını biraz artırmasıyla her şeyin yoluna gireceği konusunda hemfikirdi. Ancak geride kalan bir yıl bunun yeterli olmadığını kanıtladı.

Nitekim kısa bir süre sonra, Trump'ın yeniden seçilmesinin getirdiği köklü dönüşümü kabul etmeyi reddeden Avrupa, Şubat ayında yaşanan bir dizi olayla sınandı.

ABD'nin yeni Savunma Bakanı Pete Hegseth, ilk NATO toplantısında meslektaşlarına Avrupa'nın “kıtadaki konvansiyonel güvenliği üstlenmesi” gerektiğini söyledi.

Ardından Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ve Rusya'nın Ukrayna'nın veya Avrupa'nın katılımı olmadan Ukrayna'daki savaşın sona ermesi için müzakere edeceği konusunda anlaştı.

Sonra Münih Güvenlik Konferansı'nda BD Başkan Yardımcısı JD Vance bir konuşma yaptı ve Avrupa'ya yönelik en büyük tehdidin Rusya veya Çin değil, “içeriden gelen tehdit, Avrupa'nın en temel değerlerinden uzaklaşması” olduğunu söyledi.

Hemen ardından ise, Aralık ayının sonunda Trump ve Vance, Oval Ofis'te canlı yayında Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yüzleşti ve Trump, “Elinde kart yok” diye bağırarak, Ukrayna'yı başlatmadığı bir savaşı sona erdiremediği için azarlamaya kadar ileri gitti.

Böylece Avrupa, kaçmak istediği gerçeklerle yüzleşti ve inkar süreci öfkeye dönüştü.

Zira Trump durmadı.

Nisan ayında Trump, müttefik ülkeleri de müttefik olmayan ülkeler kadar sert bir şekilde vuran gümrük vergilerini açıkladığında, İngiltere ve AB, başlangıçta yüzde 25 veya daha fazla olan oranları düşürecek anlaşmalar yapmak için hızlı bir şekilde harekete geçti.

Haziran ayına gelindiğinde, NATO liderleri Trump'ın ısrar ettiği şekilde savunma harcamalarını GSYİH'nin yüzde 5'ine çıkarmayı bile kabul ettiler.

Avrupa'nın Ukrayna, ticaret ve savunma konularındaki müzakereleri, Trump'a uzun zamandır arzuladığı zaferleri kazandırdı. Ancak kısa sürede, zaferler ne kadar büyük olursa olsun, övgüler ne kadar yağcı olursa olsun, ABD başkanının bunları cebine atıp transatlantik ilişkilere pek aldırış etmeden yoluna devam edeceği anlaşıldı.

Nitekim Trump, Ağustos ayında Ukrayna'nın kaderini Putin ile doğrudan müzakere etmeye başlamıştı bile. Hatta Trump, Alaska'da kırmızı halı serili bir zirveye ev sahipliği yaptı.

Rus lider ateşkes kabul etmezse “ciddi sonuçlar” olacağını vaat ederek toplantıya gitmiş olmasına rağmen, savaşın ancak tam olarak üzerinde anlaşmaya varılmış bir barış anlaşmasıyla sona erebileceği yönündeki Putin'in pozisyonunu benimseyerek ayrıldı.

Birkaç gün sonra, en az sekiz Avrupalı lider, Trump'ı fikrini değiştirmeye ve Rusya'yı uzun süredir önerdiği ateşkesi kabul etmeye ikna etmek için Washington'a uçtu. Bu bir ölçüde işe yaradı, ancak liderlerin çoğu Washington'dan derin bir hayal kırıklığıyla ayrıldı. Ne olursa olsun, güvenlikleri için hayati öneme sahip bir konu olan Ukrayna konusunda Trump aynı görüşte değildi.

Sonunda, Aralık ayı başında yayınlanan yeni ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi, Avrupa'nın en sadık Atlantikçiler için bile fazla geldi. Strateji, kıtayı “medeniyetin yok olması”na neden olduğu iddiasıyla azarlamakla kalmıyor, aynı zamanda Trump ve yönetiminin Rusya'ya Avrupa'dan çok farklı bir bakış açısıyla yaklaştığını da açıkça vurguluyor.

Moskova'nın askeri bir tehdit olarak bahsedilmesi artık yok.

Bunun yerine, ABD Rusya ile “stratejik istikrar”a geri dönmeyi hedefliyor ve hatta güvenlik konusunda Rusya ile Avrupa arasında arabulucu olmayı teklif ediyor.

Bir müttefik böyle şeyler söylemez veya böyle davranmaz.

Tüm bu gelişmelerin ve uzun bir yılın ardından Avrupa, uzun süredir tanıdığı ve güvendiği transatlantik ilişkinin artık sona erdiğini kabul etmeye başladı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Aralık ayı ortalarında yaptığı şu konuşma itiraf niteliğindeydi.

“Pax Americana sona erdi Amerikalılar artık kendi çıkarlarını çok agresif bir şekilde takip ediyorlar. Ve bu tek bir anlama gelebilir. Biz de artık kendi çıkarlarımızı takip etmeliyiz.”

Kaynak:

Politico

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol

etiketler

ABDRusyaAvrupaNATOUkraynaPax-americana

İLGİLİ HABERLER

Trump doktorları dinlemiyor: Kanım ince ve güzel aksın diye aspirine yükleniyorum!

Trump doktorları dinlemiyor: Kanım ince ve güzel aksın diye aspirine yükleniyorum!

ABD ordusu uluslararası sularda 5 tekneyi hedef aldı: 8 ölü

ABD ordusu uluslararası sularda 5 tekneyi hedef aldı: 8 ölü

The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?

The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?

ABD'li öğretmen Glenda Akin 84 yıl aynı okulda çalışarak rekor kırdı

ABD'li öğretmen Glenda Akin 84 yıl aynı okulda çalışarak rekor kırdı

Newsweek: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 yılında bitecek mi?

Newsweek: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 yılında bitecek mi?

Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?

Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI

Yazar
Murat Yılmaz
[email protected]

CHP’nin Komisyon Raporu ve CHP’nin Sırça Köşkü

DİĞER HABERLER

Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?

Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?

The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?

The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?

Newsweek: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 yılında bitecek mi?

Newsweek: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 yılında bitecek mi?

The National Interest: 2026 yılı bir İsrail-İran savaşına mı sahne olacak?

The National Interest: 2026 yılı bir İsrail-İran savaşına mı sahne olacak?

The National Security Hour: "Tek kutuplu” düzen nasıl sona erdi?

The National Security Hour: "Tek kutuplu” düzen nasıl sona erdi?

Arab News: Gazze'nin geleceği için vazgeçilmez aktör Türkiye

Arab News: Gazze'nin geleceği için vazgeçilmez aktör Türkiye

Foreign Affairs: Trump'ın otoriter stratejisi 2026'da dünya için neler getirecek?

Foreign Affairs: Trump'ın otoriter stratejisi 2026'da dünya için neler getirecek?

The Washington Post: İsrail'in Dürziler ve SDG üzerinden Suriye planı

The Washington Post: İsrail'in Dürziler ve SDG üzerinden Suriye planı

Sky News Arabia: 2026'da Suriye'nin geleceği nasıl şekillenecek?

Sky News Arabia: 2026'da Suriye'nin geleceği nasıl şekillenecek?

The New York Times: Epstein belgelerindeki Trump ve 'Lolita Ekspres 8 uçağı'

The New York Times: Epstein belgelerindeki Trump ve 'Lolita Ekspres 8 uçağı'

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner