Responsible Statecraft: İran Savaşı Batı ve Körfez'i nasıl yakınlaştırıyor?
Savunma krizi, ekonomik çıkarlar, asimetrki tehditler ve bölgesel istikrar sınavı. İran'daki savaş Batı ve Körfez ülkelerini nasıl yakınlaştırıyor?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09.03.2026 - 05:20
ABD merkezli yayın organlarından Responsible Statecraft'da, artık 10. gününe ulaşan İran Savaşı'nın bölgesel etkilerinin ve özellikle Batı ve Körfez arasındaki ilişkilere etkisinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Körfez ülkelerinin, İsrail, ABD ve İran arasındaki çatışmayı engellemek amacıyla yürüttüğü yoğun diplomatik çabaların, geride kalan süre boyunca başarısız olduğuna dikkat çekilen analizde, özellikle İran'ın Körfez'de bulunan ABD askeri varlıklarına gerçekleştirdiği saldırılarının ise, bu ülkelerle Batı'yı giderek daha fazla yakınlaştırdığı belirtildi.
Analizde ayrıca; sürecin hem Batı hem de Körfez ülkeleri açısından, savunma, ekonomik çıkarlar, asimetrki tehditler ve bölgesel istikrar gibi başlıklarda neler ifade ettiğine dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte Responsible Statecraft'da yayınlanan analiz:
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin, İsrail, ABD ve İran arasındaki çatışmayı engellemek amacıyla yürüttüğü yoğun diplomatik çabalara rağmen, İran’ın bu devletlerin topraklarında bulunan Amerikan varlıklarına yönelik sergilediği saldırgan tutuma karşı uluslararası alanda birleşik bir duruş sergilenmesinin arkasında çok net nedenler bulunmaktadır.
Örneğin Umman, İran’ın nükleer programı üzerindeki kördüğümü çözmek için başat ara bulucu rolünü üstlenmişti. Dolayısıyla bu durum, geniş çaplı çatışmada tarafsız kalan ve ABD'nin kendi topraklarından İran'a saldırı düzenleme taleplerini geri çeviren ülkelere karşı yapılmış, affedilemez bir saldırganlık vakasıdır.
Diplomasi ve saldırganlık arasındaki ikilem
Körfez ülkeleri, İsrail-ABD ve İran arasındaki gerilimi dindirmek adına aktif diplomasi yürütürken, İran’ın bu çabalara saldırganlıkla karşılık vermesi dikkat çekicidir.
Özellikle Umman gibi ülkelerin nükleer müzakerelerde başat arabulucu rolü üstlenmesi ve KİK üyelerinin kendi topraklarından İran’a saldırı düzenlenmesi taleplerini reddetmesine rağmen hedef alınması, İran'ın saldırganlığını uluslararası hukuk nezdinde "mazur görülemez" kılmaktadır.
Veriler, İran’ın ana düşmanı olarak nitelediği İsrail’den ziyade, Körfez ülkelerine 2.000 kat daha fazla saldırı düzenlediğini ortaya koymaktadır.
Tarafsızlık ve asimetrik tehditler
KİK ülkelerinin sergilediği bu tarafsız tutuma rağmen İran, birincil düşmanı olarak ilan ettiği İsrail'e kıyasla Körfez ülkelerine 2.000 kat daha fazla saldırı düzenlemiştir.
Bu veriler, bölgedeki tehdidin boyutunu ve İran’ın stratejik önceliklerini çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu noktada sağlanan uzlaşı, Körfez bölgesinin güvenlik ve istikrarının küresel ekonominin temel taşları olduğu ve Avrupa ile küresel güvenliğe ayrılmaz bir biçimde bağlı olduğu ortak inancıyla açıklanmaktadır.
Avrupa çıkarları ve ekonomik yansımalar
Avrupa'nın çıkarları, küresel barış, güvenlik ve ekonomik refahı tehdit etmeye başlayan bu çatışmadan ciddi şekilde etkilenmiştir.
Enerji arzı kesintiye uğramış ve Katar'ın güvenlik gerekçeleriyle LNG ihracatını durdurmasıyla Avrupa'da gaz fiyatları hızla yükselmiştir. Aynı şekilde, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol tankeri hareketliliğinin kısıtlanması nedeniyle petrol fiyatları da artış göstermiştir. Çatışma ne kadar uzun sürerse, enerji arzı o kadar daralacak ve fiyatlar o kadar yükselecektir.
Avrupalı yetkililer ayrıca, KİK ülkelerinin kendi vatandaşlarını bölgeden tahliye etme konusunda sunduğu yardımlar için de minnettarlıklarını dile getirmişlerdir.
Stratejik ortaklık ve dayanışma taahhüdü
2022 yılında ilan edilen KİK-AB Stratejik Ortaklığı, tam da kriz anlarında karşılıklı destek sağlamak amacıyla oluşturulmuştu. Avrupalı devletler bu anlaşmaya sadık kalarak Körfez ülkeleriyle dayanışmalarını yeniden teyit etmektedir.
Toplantı sonrası yayımlanan kapsamlı ortak bildiri, bu karşılıklı desteğin boyutunu açıkça ortaya koymuştur. 27 AB üyesi ülke, perşembe günü yapılan görüşmelerde sırayla söz alarak KİK ortaklarına taziyelerini, anlayışlarını ve desteklerini iletmişlerdir.
Saatler süren görüşmelerin sonunda, yakın gelecek için bir dizi somut adım üzerinde mutabık kalınmıştır.
Güvenlik mimarisinde alınan kararlar
Atılacak adımlar şu temel başlıklar altında toplanmıştır:
- Diplomatik Koordinasyon: İran'ı saldırılarını durdurmaya ikna etmek için diplomatik çabalar koordine edilecektir. AB, BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a baskı yapacak bir karar tasarısının kabul edilmesi için KİK'in çabalarını destekleyecektir.
- Meşru Müdafaa Hakkı: AB, KİK devletlerinin güvenliklerini, istikrarlarını, topraklarını ve vatandaşlarını korumak için "gerekli tüm önlemleri" alma hakkına sahip olduğunu teyit etmiştir. BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkı vurgulanmıştır.
- Deniz Yollarının Korunması: Kritik su yollarını korumak için başlatılan Aspides ve Atalanta operasyonları arasında daha güçlü bir koordinasyon çağrısı yapılmıştır. Hava sahası ve enerji güvenliğinin İran saldırılarına karşı korunması gerektiği belirtilmiştir.
- Diplomasi ve Nükleer Silahsızlanma: Bakanlar, krizin çözümü için diyalog ve diplomasiye olan sarsılmaz bağlılıklarını ifade etmişlerdir. İran'ın nükleer silah edinmesini, balistik füze ve İHA üretimini engellemek için ortak diplomatik çabalar sözü verilmiştir.
Sonuç
5 Mart'taki toplantıda sergilenen destek ve dayanışma, Körfez güvenliğinin uluslararası barış için kritik olduğu gerçeğinin net bir kabulüdür.
Önümüzdeki günlerde her iki blok, İran'ın haksız saldırılarını sona erdirmek için diplomatik çabalarını koordine etmelidir. Dayanışmayı somut eyleme dönüştürecek daha fazla pratik desteğe ihtiyaç vardır.
AB'nin Kızıldeniz ve Babülmendep çevresindeki deniz güvenliği katkıları artırılmalı, üye devletler KİK'in kritik altyapısını korumak için silah ve mühimmat sevkiyatını hızlandırarak somut yardım sağlamalıdır.
Kaynak:
Responsible StatecraftGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Uzmanlar Meclisi'nde Dini Lider seçimi kaosu
Arab News: Türkiye, ABD ve İran'a hangi sinyalleri gönderdi?
Trump: İran’ın haritası muhtemelen aynı kalmayacak
İran'da Dini Lider beli oldu: Uzmanlar Meclisi Mücteba Hamaney'i seçti
DİĞER HABERLER
Arab News: Türkiye, ABD ve İran'a hangi sinyalleri gönderdi?
Brussels Signal: Yeni küresel gerçeklikte Avrupa'ya yer yok mu?
Foreign Affairs: Çin, İran'a neden yardım etmiyor?
Arab News: İran savaşı ve Türkiye'nin pragmatik kriz yönetimi
The National Interest: İran'ın Körfez'e baskı stratejisi başarılı olacak mı?
Versant Media: Trump'ın İran planı başarısız mı olacak?
Politico: İran krizi Avrupa'da bölünmüşlüğü tırmandırıyor!
Asia Times: ABD, İran rejimini değiştirme hedefine ulaşabilecek mi?
ABD'nin Ortadoğu'daki askeri üsleri ve merak edilenler
The New Arab: Trump ve Netanyahu Orta Doğu'yu nasıl ateşe verdi?

