KAAN
TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, yerli havacılık motorlarından GÖKBEY helikopter motoruna, süper alaşım teknolojilerinden mühendislik yazılımlarına kadar birçok konuda dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
KKAAN motoruna ilişkin dikkat çeken açıklama
Konferansta Türkiye'nin havacılık motorları alanında ulaştığı teknolojik seviyeye de değinen Akşit, yüksek irtifalarda görev yapabilecek motorların geliştirilmesinin en zorlu mühendislik alanlarından biri olduğunu vurguladı.
Motor performansının yüksek irtifalarda doğal olarak düştüğünü belirten Akşit, TEI'nin geliştirdiği yeni nesil motor teknolojilerinin bu sorunu önemli ölçüde aşabildiğini ifade etti:
Yüksek irtifaya çıkıldığı zaman motorların gücü düşüyor. Yeni geliştirdiğimiz KAAN motoru ise F-16 motoruna göre yüksek irtifada yüzde 80 daha fazla güç üretiyor. Neredeyse 2 katı.
Akşit ayrıca, TEI'nin son yıllarda yerli mühendislik yazılımları, süper alaşım teknolojileri ve kritik motor bileşenleri alanında önemli kabiliyetler kazandığını belirterek, Türkiye'nin savaş uçağı motor teknolojilerinde bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
GÖKBEY motorunda seri üretim aşaması
Konuşmasında Türkiye'nin havacılık motorları alanında son yıllarda önemli kabiliyetler kazandığını vurgulayan Akşit, yerli genel maksat helikopteri GÖKBEY için geliştirilen motorun seri üretim sürecine hazırlandığını açıkladı.
Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, "Motorumuz daha önce başarıyla uçmuştu. Bu yılki teslimatların ardından önümüzdeki yıl tamamen envantere girmiş olacak. GÖKBEY'in motorunu 2026 yılında seri üretime sunacağız." ifadelerini kullandı.
Akşit ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki Kara Şahin helikopterlerinin motorlarının da 2022 yılından itibaren Eskişehir'deki tesislerde lisans altında üretildiğini belirtti.
ANKA, AKSUNGUR ve TB3'ün motorları yerli üretim
TEI'nin insansız hava araçları için geliştirdiği motor projelerine de değinen Akşit, PD170 ve PD200 motorlarının seri üretime geçtiğini söyledi.
"Havacılık serüvenimize ilk olarak 115 beygirlik benzinli bir motorla başladık. Ardından PD155 geldi ve nihayetinde 170 ile 225 beygirlik motorlarımızı geliştirdik. Bugün PD170 ve PD200 gibi motorlarımız seri üretimden çıkarak başarıyla envantere girmiştir." diyen Akşit, ANKA, AKSUNGUR ve TB3 platformlarının motorlarının artık tamamen yerli olarak üretildiğini ifade etti.
Akşit, söz konusu motorların performans açısından dünya çapında rekabetçi seviyeye ulaştığını belirterek, "Bu motorlar şu an kendi sınıflarında dünyanın en iyisidir. Sınıfında uçakları en yüksek irtifaya çıkaran ve yakıtı en az tüketen motorlar bizim imzamızı taşımaktadır." dedi.
75'in üzerinde özgün mühendislik yazılımı geliştirildi
Uçak motoru geliştirmenin yalnızca tasarım değil, aynı zamanda ileri mühendislik altyapısı gerektirdiğini vurgulayan Akşit, dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
"Tüm bu zorlukları aşmak üstün bir mühendislik kabiliyeti gerektirir. Biz bu doğrultuda kendi yerli ve milli mühendislik kodlarımızı yazdık; bugüne kadar tamamen bize ait olan 75'in üzerinde özgün mühendislik yazılımı geliştirdik." ifadelerini kullandı.
Türbin kanatları için yerli süper alaşım üretildi
Motor teknolojilerinde kritik öneme sahip malzeme alanında da önemli başarılar elde edildiğini belirten Akşit, Türkiye'de çıkarılan madenlerden elde edilen kobalt ve nikel kullanılarak uçak motorları için süper alaşımlar geliştirildiğini söyledi.
Akşit, "Türkiye'deki yerli maden cevherlerinden saf kobalt ve nikel üreterek çok özel bir süper alaşım elde ettik. Bu alaşımı tesislerimizde dökerek uçak motorunun en kritik parçası olan türbin kanatçıklarını üretmeyi başardık." dedi.
TEI bünyesinde havacılık sektörüne yönelik yaklaşık 25 farklı nitelikli alaşım geliştirildiğini belirten Akşit, bu malzemelerin uluslararası standartlarda sertifikalandırıldığını ifade etti.
Envanterde aktif olarak uçan dört motorumuz bulunuyor
TEI'nin geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akşit, şirketin kuruluşundan bugüne önemli bir dönüşüm yaşadığını belirtti.
"Şu an envanterde aktif olarak uçan dört farklı motor modelimiz var. GÖKBEY'in motoru da yakında sürece dahil olduğunda bu sayı beşe yükselecek. Seri üretimde olan ve gökyüzünde binlerce saat uçuş gerçekleştiren motorlarımız birer hayal değil, somut birer başarı hikayesidir." diye konuştu.
1985 yılında F-16 motorlarının montajı amacıyla kurulan TEI'nin bugün kendi motorlarını tasarlayan ve geliştiren bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Akşit, "Montajla başladığımız bu serüvende bugün artık kendi motorlarını tasarlayan, teknolojisini üreten ve dünyaya ihraç eden bir havacılık markası haline geldik." ifadelerini kullandı.


