The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?
ABD, Küba'yı fiilen çöküşe sürükleyecek bir yol haritası hazırlıyor! Trump, Venezüela'daki askeri operasyonunun Küba'ya uyarlanmış bir versiyonunu mu tasarlıyor?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 04.02.2026 - 00:29
ABD merkezli düşünce kuruluşlarından The American Conservative'da, ABD Başkanı Trump'ın Venezüela'nın ardından Küba'ya karşı giderek artan tehditkar açıklamalarının ve olası hamlelerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD Başkanı Trump'ın, Venezuela’da Maduro’ya karşı elde ettiği “başarı” ile yetinmeyecek gibi göründüğü tespiti yapılan analizde, Trump'ın Küba’ya karşı tehditlerini artırdığına ve doğrudan ya da dolaylı şekilde yeni planlar yaptığı belirtildi.
Analizde ayrıca; Caracas’ta görülen askeri operasyonunun Havana’ya uyarlanmış bir versiyonunun gündeme gelebilme ihtimaline dair değerlendirmelere ve öngörülere yer verildi.
İşte The American Conservative'de yayınlanan analiz:
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da Nicolas Maduro’ya karşı elde ettiği başarının ardından, Latin Amerika’daki Amerikan hakimiyetinin tadını çıkarmakla yetinmeyecek gibi görünüyor.
Zira; Caracas’a düzenlenen yıldırım operasyonuyla Maduro’nun ele geçirilmesinden kısa süre sonra Trump, bu kez hedefi Küba olan sarsıcı bir çıkış yaptı.
Havana’ya yönelik sert mesajlar veren Trump, Küba’nın uzun yıllar Venezuela’dan büyük miktarda petrol ve mali destek aldığını, karşılığında ise Venezuela’daki son iki “diktatöre”, “güvenlik hizmetleri” sağladığını iddia etti.
Trump’a göre bu dönem artık sona erdi.ABD saldırılarında Kübalı güvenlik unsurlarının büyük bölümünün öldürüldüğünü iddia eden Trump, Venezuela’nın artık ABD’nin askeri koruması altında olduğunu ilan ederek Küba’ya yönelik petrol ve para akışının tamamen sıfırlandığını duyurdu.
Ardından ise verdiği mesaj açıktı.
“Anlaşma yapmak konusunda geç kalmayın.”
Bu söylemin kısa sürede somut bir adıma dönüştüğü görüldü. Trump, ABD Ticaret Bakanına, Küba’ya doğrudan ya da dolaylı şekilde petrol satan tüm ülkelere gümrük tarifeleri uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı.
Kararnamenin amacı, Covid-19 salgınından bu yana derin bir ekonomik bunalım yaşayan ve ayakta kalmak için Venezuela ile Meksika'dan gelen petrol ithalatına bağımlı olan Küba ekonomisini tam anlamıyla boğmak.
Çünkü Maduro’nun saf dışı bırakılmasıyla birlikte, Trump'a göre Washington’un Küba’yı çevreleme planındaki en büyük engellerden biri de ortadan kalkmış oldu.
Maduro yönetimi, Kübalı doktorlar, istihbaratçılar ve korumalar karşılığında, 2023’te günde yaklaşık 25 bin varil, 2024 ve 2025’te ise 10 bin varil petrolü Küba’ya göndermişti. Üstelik Havana, enerji krizine rağmen bu petrolün önemli bir bölümünü nakit ihtiyacını karşılamak için üçüncü ülkelere yeniden satıyordu.
Bugün ise bu petrol akışı Washington’a yönelmiş durumda. Delcy Rodriguez liderliğindeki yeni Venezuela yönetimi, Caracas açıklarında konuşlanan Amerikan donanmasının gölgesi altında, Küba’ya yardım edebilecek bir konumdan oldukça uzak.
Hatta mevcut koşullarda Küba’ya yapılabilecek en fazla “yardım”, Maduro’nun Kübalı korumalarının cenazelerinin iadesiyle sınırlı görünüyor.
Meksika’nın geri çekilişi ve Küba
Küba’nın ikinci ana petrol tedarikçisi olan Meksika da bu hafta itibarıyla adaya petrol sevkiyatını durdurdu. Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, kararın ABD baskısıyla alındığını reddetse de, artan uyuşturucu suçları, yaklaşan ABD-Meksika-Kanada Anlaşması müzakereleri ve kırılgan ekonomik tablo, Meksika’nın Trump yönetimiyle karşı karşıya gelmek istemediğini gösteriyor.
Trump’ın ikinci döneminde kartellerle mücadele, göç ve uyuşturucu ticareti gibi başlıklarda Washington’la uyumlu bir çizgi izleyen Sheinbaum, Küba gibi ideolojik bir yük uğruna ABD’yi karşısına almayı göze almadı.
Venezuela ve Meksika’nın devre dışı kalmasıyla Küba, artık Rusya ve Afrika’daki birkaç sınırlı müttefike mahkum durumda. Ancak bu kaynaklar, adanın enerji ihtiyacını karşılamaktan oldukça uzak.
Küba elektrik şebekesi fiilen çöküş sürecine girmiş durumda. Ülke genelinde sürekli ve uzun süreli elektrik kesintileri günlük hayatın parçası haline geldi. Devletin açık piyasadan petrol alabilecek mali gücü bulunmadığı için, altyapının sürdürülebilirliği ciddi bir soru işareti hâline gelmiş durumda.
Trump yönetimi ise, Havana’da rejim değişikliğini hedeflediğini açıkça dile getiriyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio için de Küba’daki komünist yapının sona ermesi uzun süredir ideolojik ve kişisel bir hedef.
Wall Street Journal’a göre Washington, Caracas’ta Delcy Rodriguez’e biçilen role benzer şekilde, Havana’da da iş birliğine açık bir muhatap arayışında.
Ancak sadece petrol ambargosu, Küba’daki komünist rejimin çökmesi için yeterli olmayabilir.
Ülkeler, yoksulluk koşullarına uyum sağlama konusunda tarihsel olarak oldukça dayanıklıdır. Küba, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yaşanan ve “Özel Dönem” olarak bilinen neredeyse çöküş noktasındaki yılları daha önce de atlatmıştı.
Rejim, orduyu, güvenlik güçlerini ve istihbarat aygıtını sıkı kontrol altında tutmaya devam ediyor. Bu durum, kitlesel bir ayaklanma ya da alternatif bir siyasi yapılanma ihtimalini son derece sınırlıyor. Daha olası senaryo ise, ABD’nin yeni bir Kübalı göçmen dalgasıyla karşı karşıya kalması.
Eğer Trump yönetimi gerçekten Küba’da rejim değişikliği istiyorsa, yalnızca petrolü kesmekle yetinmeyeceği açık.
Venezuela operasyonu, Washington’un düşük riskli, kısa süreli ve ezici askeri-teknolojik üstünlüğe dayalı yeni bir rejim dönüştürme modeli geliştirdiğini gösteriyor.
Bu nedenle, yıl bitmeden Caracas’ta görülen yıldırım operasyonunun Havana’ya uyarlanmış bir versiyonunun gündeme gelmesi sürpriz olmayacak.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
MEE: ABD, askeri gemi için Türkiye ile görüşüyor
Trump’ın Grönland çıkışı Inuitlerde eski yaraları yeniden açtı
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
AB Yüksek Temsilcisi Kallas yeni bir Arktik politikasının zamanının geldiğini açıkladı
DİĞER HABERLER
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
Middle East Monitor: 21. yüzyılın "Küba Krizi" nasıl sonuçlanacak?
Arab News: Türkiye Balkanlar’daki etkisini artırıyor
Newsweek: ABD, müttefiklerini Çin'e mi kaptırıyor?
The National Interest: ABD'nin İran saldırısının etkileri ne olacak?
The New Arab: Gazze'de barış süreci ne durumda?
The Telegraph: Avrupa projesi nasıl öldü?
Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği
The Quincy Institute: Arap devletleri İran saldırısına neden karşı çıkıyor?
Middle East Monitor: Yeni Suriye YPG'nin ayrılıkçı hayallerini nasıl sona erdirdi?


