The National Security Hour: "Tek kutuplu” düzen nasıl sona erdi?
Batı, 2. Dünya Savaşı sonrası düzendeki nüfuz alanlarını nasıl kaybetti? Küresel arena, “tek kutuplu” düzen sonrası nasıl şekillenecek?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 30.12.2025 - 01:36
ABD merkezli düşünce kuruluşlarından The National Security Hour'da, küresel düzende yaşanan gelişmelerin ve değişimlerin olası sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve günümüze kadar devam eden küresel düzenin yaşanan son gelişmelerden sonra yeni bri gerçekliğe evrildiği belirtilen analizde; ABD'nin yeniden dirilen Rusya ve yükselen Çin arasında bir dengeyi yakalama noktasında ciddi bir sorun ile karşı karşıya olduğu belirtildi.
Analizde ayrıca; dünyanın artık tamamen “etki alanlarına” dönüştüğünü hala anlamayan ABD'nin önümüzdeki dönemde kaybeden taraf haline gelebileceği tespiti yapıldı.
İşte The National Security Hour'da yayınlanan analiz:
İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından, Amerika Birleşik Devletleri ve galip gelen müttefikler, başka bir dünya savaşının patlak verme olasılığını azaltmak için tasarlanmış yeni bir dünya sistemi kurdular.
1991'de Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle, Amerikalılar 1945'ten sonra kurdukları sistemin yeni yüzyılda da hakim olmasını sağlamakla kalmamış ve aynı zamanda da, bu sistemin uzak gelecekte de tartışmasız Amerikan hakimiyeti tarafından desteklenmesini sağlamış gibi görünüyordu.
Ancak gelinen noktada bu durum tamamen farklı bir hal aldı.
“Yeni Dünya Düzeni” Amerika'nın umduğu gibi değil
Bugün Amerika Birleşik Devletleri, durgun bir ekonomi, ciddi şekilde bölünmüş iç politika, istikrarsız bir dış politika ve 1991'deki Körfez Savaşı'ndan bu yana gerçek anlamda bir savaş yaşamamış bir orduya sahip.
Artık birbiriyle dengede olan birçok gücün olduğu bir dünya, durgun Amerika Birleşik Devletleri, yeniden dirilen Rusya Federasyonu ve yükselen Çin Halk Cumhuriyeti arasında bir dengeyi yakalamaya çalışıyor.
Türkiye veya Japonya gibi diğer yükselen güçlerin ise, hakim küresel güçler haline gelip gelemeyeceğini önümüzdeki dönem belirleyecek.
Şu anda bilinen tek şey, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Rusya'nın; küresel erişime, devasa ve ölümcül ordulara, egemen güçlerin sahip olduğu ekonomik güce ve dünyayı kapsayan bir küresel güç olmayı destekleyecek toplumsal ve siyasi yapılara sahip olan dünya sistemindeki tek üç ulus devlet olduğudur.
“Üç kutuplu çağ” ve istikrar kaygısı
Gelinen noktada dünya sistemi, Amerika Birleşik Devletleri'nin hakim olduğu tek kutuplu bir sistemden, üç kutuplu sisteme dönüştü.
Özelikle, ABD'ye karşı, Rusya ve Çin'in artan tehdidi birleştiğinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin karşı karşıya olduğu riskler hiç olmadığı kadar büyük hale geldi.
Ve bu gerçeği kabul etmemek, ABD'nin önümüzdeki dönemde kaybeden taraf olacağı anlamına gelebilir.
Şu anda Rusya ve Çin, kendi bölgelerinde nüfuz alanlarını güvence altına almak için kararlı adımlar atıyor. Rusya, Ukrayna dışındai kendi toprakları ile Rusya'ya açıkça düşman olan Avrupalı komşularının toprakları arasında tampon bölgeler oluşturmak için yoğun bir şekilde çalışıyor.
Avrasya'nın diğer ucunda ise Çin, Hint-Pasifik üzerinde hakimiyet kurmaya doğru ilerliyor.
Pekin, Kamçatka Yarımadası'ndan Japonya ve Tayvan'a, Filipinler ve Güney Çin Denizi'ne kadar uzanan bölge olan Birinci Ada Zinciri'nde fiilen hakim oyuncu haline geliyor.
Çin, nihayetinde Alaska'dan Hawaii'ye uzanan ve Yeni Zelanda'da son bulan Üçüncü Ada Zinciri'ne de gücünü yaymayı planlıyor.
Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki; dünyanın artık tamamen etki alanlarına dönüştüğünü anlamayan ABD, önümüzdeki dönemde kaybeden taraf haline gelebilir.
Kaynak:
The National Security HourİLGİLİ HABERLER

The Guardian: İsrail'in oluşturduğu 'ölüm bölgeleri' ve itiraflar!
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Rusya’dan Telegram ve Apple’a para cezası
Macaristan'da muhalif liderden Başbakan Orban'a suçlama
Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
DİĞER HABERLER
Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?
The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?
The Wall Street Journal: Hava gücüyle rejim değişikliği mümkün mü?
The National Interest: Mucteba Hamaney neleri değiştirecek?
Responsible Statecraft: İran Savaşı Batı ve Körfez'i nasıl yakınlaştırıyor?
Arab News: Türkiye, ABD ve İran'a hangi sinyalleri gönderdi?
Brussels Signal: Yeni küresel gerçeklikte Avrupa'ya yer yok mu?
Foreign Affairs: Çin, İran'a neden yardım etmiyor?


