Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Trabzon'daki balıkçı barınakları lüks konuta dönüştü: Milyonluk bedellerle satılıyor

Türkiye'nin önemli balıkçılık merkezlerinden Trabzon'da, teknelerin onarım ve barınma ihtiyaçları için tahsis edilen balıkçı barınakları, asıl amacının dışına çıkarak lüks yaşam alanlarına dönüştü.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 24.11.2025 - 10:40

NSosyal Logo
Trabzon'daki balıkçı barınakları lüks konuta dönüştü: Milyonluk bedellerle satılıyor
  • Tapusuz balıkçı barınakları, lüks konutlar gibi pazarlanarak 5 ila 7 milyon TL gibi fahiş fiyatlarla satılmaya başlandı.
  • Amacı dışında kullanılan yapılar, iş insanları ve kamu görevlileri tarafından hafta sonu evi veya özel mülk gibi kullanılıyor.
  • Uzmanlar, yapıların kanunen devlete ait olduğunu ve bu kontrolsüzlüğün yaylalardaki kaçak yapılaşmaya benzediği konusunda uyarıyor.
  • Dönüşümün merkezi olan Faroz ve 100. Yıl barınaklarında kaçak eklemelerle lüksleştirilen yapılar, "konaklama tesisi" olarak kullanılıyor.

Türkiye'nin önemli balıkçılık merkezlerinden Trabzon'da, teknelerin onarım ve barınma ihtiyaçları için tahsis edilen balıkçı barınakları, asıl amacının dışına çıkarak lüks yaşam alanlarına dönüştü. Resmi kaydı ve tapusu bulunmayan, yalnızca kullanım hakkı verilen bu yapılar, son yıllarda iş insanları ve kamu görevlileri dahil birçok kişi tarafından 5 ila 7 milyon TL arasında fahiş fiyatlarla el değiştiriyor.

Amacın dışına çıkan lüks yaşam alanları

Trabzon'da balıkçılar için ayrılan çekek yerleri ve balıkçı barınakları, son yıllarda bambaşka bir kimlik kazandı. Bu yapılar, resmi kayıtlarda sadece balıkçıların barınma ve ekipmanlarını koruma alanı olarak tanımlanmasına rağmen, fiilen lüks konutlara dönüştürülüyor. Bu dönüşüm, özellikle Faroz ve 100. Yıl balıkçı barınakları çevresinde yoğunlaşmış durumda.

Bu limanlardaki yapılar; özel peyzaj düzenlemeleri, teras uygulamaları, dış cephe kaplamaları ve hatta kaçak ek imalatlar ile donatılarak adeta özel mülklere çevriliyor. Hiçbir tapu kaydı bulunmamasına rağmen, bu lüks yaşam alanları 5 ila 7 milyon TL gibi fahiş fiyatlarla alıcı buluyor ve iş adamları, kamu görevlileri ile profesyonel futbolcular gibi farklı kesimler tarafından kullanılıyor.

Kıyıdaki barınakların hepsi kanuna göre devletin

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, durumun çarpıcılığını gözler önüne serdi. Erüz, deniz kenti olmasına rağmen plajı olmayan Trabzon'da denize ulaşma talebinin yarattığı baskıya dikkat çekti. "Deniz kenti Trabzon ancak plajı olmayan bir kent. İnsanlar artık denize ulaşmayı teknelerle yapıyor. Dolayısıyla denize çok fazla talep var" diyen Erüz, bu talebin neredeyse bütün balıkçı barınaklarının dolmasına neden olduğunu belirtti.

Barınakların alım satımlarında fahiş fiyatların konuşulduğunu söyleyen Erüz, bu durumun engellenmesi gerektiğini vurguladı. Erüz, balıkçı barınaklarının statüsünü net bir şekilde açıklayarak, "Kıyılardaki barınakların hepsi kanuna göre devletin uhdesinde olan yerler. Burada şahıs mülkiyetinden bahsetmek söz konusu değildir. Tamamı kamuya aittir. Sadece üzerindeki kullanım hakkı kişiye aittir" dedi.

Balıkçı limanları yaylalar gibi olmasın uyarısı

Erüz, fahiş fiyatların yasal olarak bir anlamı olmadığını, çünkü devletin istediği anda bu yapıları yıkıp değiştirebileceğini dile getirdi ve bunun yapılması gerektiğini söyledi. Bölgeye yakışmayan bir tesisleşmeye doğru gidildiğini belirten Erüz, tehlikenin boyutunu şöyle açıkladı: "Yaylalardaki kaçak yapılaşma gibi limanlarımız da olmaması gereken bir yapılaşmaya doğru gidiyor. Bunun kontrol altına alınması gerekiyor."

Prof. Dr. Erüz, balıkçı barınaklarının uluslararası standartlarda olması gerektiğini belirterek, bu yerlerin sadece balıkçıların günlük taze balığa erişebildiği özel noktalar olduğunu hatırlattı. Erüz, limanların kural altında olan sistemlerde olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Barınaklar konaklama tesisleri ve yaşanılan yerler değildir

Balıkçı barınaklarının asıl amacını bir kez daha tanımlayan Erüz, yapılaşmanın temel sorununu kontrolsüzlüğe bağladı. Erüz, "Barınaklar sadece balıkçıların balıkçılık faaliyetleri sırasında ağlarını depolamaları için ve geçici barınıp tekrar denize geri dönmesi için yapılması gereken yerlerdir" dedi.

Çekek yerlerinin de sadece gemilerin kıyıya çekilmesi için gerekli yerler olduğunu, arkalarında tesisleşme olmaması gerektiğini belirten Erüz, "Balıkçı barınakları konaklama tesisleri ve yaşanılan yerler değildir" ifadelerini kullandı. Erüz, kontrolsüzlüğün getirdiği sonuç olarak insanların kendi istedikleri şekilde donatmaya başladığını, bunun ne balıkçıların ne de limandakilerin sorunu olduğunu belirtti. Sorunun kontrolsüzlük ve kuralsızlık olduğunu vurgulayan Erüz, sözlerini şöyle tamamladı: "Devletin sınırını koyması gerekiyor. Burası barınak mı, çekek yeri mi yoksa yaşam mahalli mi adını koyması gerekir."

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner