Trump’ın talebiyle basındaki İran savaşı sızıntılarına soruşturma

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen savaşın karar alma süreçlerinin basına sızdırılmasına tepki gösterip Adalet Bakanlığı'nı gazetecilere soruşturma başlatması için yönlendirdi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 12.05.2026 - 13:46

editor avatar
Ahmet Koçak

Haber Editörü

NSosyal Logo
Trump’ın talebiyle basındaki İran savaşı sızıntılarına soruşturma

ABD Başkanı Donald Trump - Anadolu Ajansı

  • ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşının arka planına dair basına sızdırılan gizli bilgiler nedeniyle Adalet Bakanlığı'ndan agresif bir soruşturma talep etti.
  • Trump'ın ulusal güvenliği tehdit ettiğini düşündüğü haber kupürlerinin üzerine "Vatana İhanet" notu yapıştırarak Başsavcı Vekiline teslim ettiği ortaya çıktı.
  • The Wall Street Journal ve Axios gibi kuruluşların gazetecilerine 28 Şubat'ta başlayan savaştan hemen önce yaptıkları kritik haberler nedeniyle mahkeme celbi gönderildi.
  • Trump'ı özellikle öfkelendiren sızıntılar arasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın bombalanması için yaptığı baskının tüm detaylarıyla ifşa edilmesi yer alıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, geçtiğimiz ay İran savaşı sonrası basına sızdırılan gizli bilgilerden dolayı Başsavcı Vekili Todd Blanche'e özel olarak şikâyette bulundu.

Konuya aşina yetkililere göre bu durum, Adalet Bakanlığı'nda söz konusu sızıntıları araştırmaya yönelik agresif bir baskıyı tetikledi.

Yetkililer, Başsavcı Vekili Blanche'in özellikle hassas ulusal güvenlik haberleri üzerinde çalışan muhabirlerin iletişim kayıtlarını hedef alan mahkeme celpleri çıkarma sözü verdiğini aktardı.

The Wall Street Journal’ın haberine göre, söz konusu mahkeme celpleri WSJ de dahil olmak üzere büyük medya markalarına iletilmeye başlandı.

"Vatana İhanet" notuyla teslim etti

Üst düzey bir hükümet yetkilisi, yapılan bir toplantıda Trump'ın, ulusal güvenliği tehdit ettiğini düşündüğü bir dizi haber kupürünü üzerine "Vatana İhanet" yazılı yapışkan bir not ekleyerek Blanche'e verdiğini söyledi.

Bu gelişmenin ardından, üst düzey Adalet Bakanlığı yetkililerinin yürütülecek soruşturmaları detaylandırmak üzere Pentagon'daki mevkidaşlarıyla bir araya geldiği bildirildi.

Trump'ın öfkesinin özellikle savaşı başlatma kararına nasıl vardığına ve müzakereler sırasında danışmanlarının kendisine neler söylediğine dair gizli detaylar içeren makalelere odaklandığı belirtiliyor.

Adalet Bakanlığı Sözcüsü ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Her koşulda Adalet Bakanlığı gerçekleri takip eder ve ABD'ye karşı suç işleyenleri tespit etmek için yasaları uygular" ifadelerini kullandı.

Savaştan önceki haberler mercek altında

The Wall Street Journal gazetesi, kendi muhabirlerinin kayıtlarının incelenmesi amacıyla 4 Mart tarihli büyük jüri mahkeme celpleri aldığını açıkladı.

Söz konusu talebin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ve Pentagon'daki diğer yetkililerin, Trump’ı İran'a karşı uzun süreli bir askeri harekâtın riskleri konusunda uyardığını bildiren 23 Şubat tarihli bir haberle bağlantılı olduğu kaydedildi.

Aynı gün Axios ve The Washington Post gibi diğer haber kuruluşları da benzer hikâyeler yayımlamıştı. Nitekim bu sızıntı haberlerden sadece beş gün sonra ABD ve İsrail yönetimi 28 Şubat'ta İran'a karşı askeri operasyon başlatmıştı.

WSJ'yi yayımlayan Dow Jones'un İletişim Direktörü Ashok Sinha, duruma tepki göstererek, "Hükümetin The Wall Street Journal'a ve muhabirlerimize gönderdiği mahkeme celpleri, anayasal güvence altındaki haber alma özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır. Temel haberciliği bastırmaya ve sindirmeye yönelik bu çabaya şiddetle karşı çıkacağız" açıklaması yaptı.

Netanyahu'nun baskısı ifşa olmuştu

Yetkililer, Başkan Trump'ın özellikle 7 Nisan'da The New York Times gazetesinde yayımlanan bir makaleye çok sinirlendiğini ifade etti.

Söz konusu makale, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın bombalanması için Trump'ı nasıl ikna etmeye çalıştığını tüm detaylarıyla ortaya koyuyordu.

İsrail Başbakanı Netanyahu, kısa bir süre önce İran konusunda Trump yönetimiyle "tam koordinasyon" içinde olduklarını ifade etmişti.

Sızdırılan NYT makalesinde ise ABD istihbarat yetkililerinin Netanyahu'nun "rejim değişikliğiyle sonuçlanacak bir savaş" argümanına şüpheyle yaklaştığı anlatılmış ve Beyaz Saray'ın çok gizli Durum Odası'nda yapılan toplantılara dair çarpıcı detaylar verilmişti.

Axios'un sızıntıları krize neden olmuştu

ABD yönetiminin basına yönelik bu sert tutumunun son dönemde savaş müzakerelerine dair artan sızıntılarla paralel ilerlemesi dikkat çekiyor.

Yakın zamanda Axios, ABD ile İran arasında savaşı bitirmek üzere görüşülen gizli 14 maddelik mutabakat taslağını sızdırmış; uranyum zenginleştirme, yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması gibi kritik müzakere başlıklarını kamuoyuna duyurmuştu.

Biden dönemi basın politikası iptal edilmişti

Yıllar boyunca Adalet Bakanlığı, anayasa kapsamındaki basın özgürlüklerini korumak amacıyla federal savcıların gazetecilerin iletişim kayıtlarını elde etme yetkisini ciddi şekilde sınırlandırmıştı.

Ancak Eski Başsavcı Pam Bondi, geçtiğimiz yıl bu durumu değiştirerek, gazetecileri hedef alan mahkeme celbi ve arama izinlerinin kullanımını kısıtlayan Biden dönemi medya politikasını tamamen iptal etmişti.

WSJ’ye konuşan Basın Özgürlüğü İçin Muhabirler Komitesi Başkanı Bruce Brown, süreci eleştirerek, "Tarihsel olarak Adalet Bakanlığı, sızıntı davalarında haber kuruluşlarına mahkeme celbi göndermeyi her zaman son çare olarak kullanmıştır" dedi. Ancak yeni uygulamanın, savcılara haberlerin yayınlanmasından kısa süre sonra basını doğrudan hedef alma yetkisi verdiği görülüyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner