- Yaklaşık 3 bin 500 firmanın faaliyet gösterdiği yerli savunma sanayiinde kısa vadeli istihdam hedefi 158 bin kişi olarak belirlendi.
- LGS'de %1'lik dilime giren öğrencileri eğiten ASELSAN, BAYKAR ve TUSAŞ mesleki liseleri geleceğin mühendis kadrolarını çekirdekten yetiştiriyor.
- Sektör, yeni mezun mühendislere sunduğu 80 bin ile 85 bin TL başlangıç maaşı ve yılda 16 maaşa varan imkanlarla en yüksek gelir sağlayan alan oldu.
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonunun en önemli kalesi olan savunma sanayii, istihdam alanında tarihi bir başarı hikayesi yazıyor. Millî Teknoloji Hamlesi ile büyük bir ivme yakalayan sektör, 50 bini mühendis olmak üzere toplamda 100 binin üzerinde nitelikli personelden oluşan dev bir orduya ulaştı.
Türkiye yirmi yılda Avrupa'nın onlarca yıllık birikimini geride bıraktı
Avrupa Havacılık ve Savunma Sanayicileri Derneği (ASD Europe) verilerine göre; Avrupa’da savunma sanayii istihdamı Almanya, Fransa ve İngiltere gibi köklü ülkelerde ortalama 80 bin ile 120 bin kişi arasında seyrediyor. Bu ülkelerdeki toplam istihdam sayıları içinde mühendislerin oranı ise %40 civarında kalıyor.
Türkiye ise Millî Teknoloji Hamlesi ile oluşturduğu eşsiz ivme sayesinde, Avrupalı rakiplerinin on yıllara yayarak kurduğu yetenek havuzunu sadece 20 yıl gibi çok kısa bir sürede inşa etmeyi başardı. Geliştirilen yeni projeler, seri üretime geçen millî sistemler ve her geçen gün artan ihracat kapasitesi sayesinde, sektördeki toplam istihdamın kısa vadede 158 bin kişiye ulaşması hedefleniyor.
Devasa mühendis ordusu tersine beyin göçünün en büyük teminatı oldu
Bu stratejik hedefe ulaşıldığında Türkiye; Avrupa kıtasında savunma ve havacılık alanında en çok nitelikli personel istihdam eden ilk üç ülkeden biri konumuna yükselecek. Yüzyıllık ağır sanayi geçmişine sahip ülkelerin kapasitesini hızla geride bırakan Türkiye, yerli üretimde kendi rekorlarını kırmaya devam ediyor.
Geçmiş yıllarda yurt dışına gitmeyi planlayan parlak beyinler, artık kariyerlerini Türkiye’nin millî projelerinde inşa etmeyi tercih ediyor. Gelişmiş AR-GE imkânları, yüksek teknolojili sistemlerde görev alma gururu ve güçlü maddi olanaklar, genç yetenekleri Türkiye’de tutuyor.
Teknofest kuşağı ve tematik liseler geleceğin kadrolarını hazırlıyor
Uzmanlar, savunma sanayiindeki bu devasa istihdam havuzunun arkasında uzun vadeli bir devlet ve eğitim politikasının yattığına dikkat çekiyor. 2018 yılında başlayan ve dünyanın en büyük teknoloji festivali hâline gelen TEKNOFEST, her yıl milyonlarca gencin proje ürettiği bir yetenek avı platformuna dönüştü.
Eğitim-sanayi köprüsünün en somut adımı ise Liselere Geçiş Sistemi’nde (LGS) Türkiye birincilerini ve %1’lik en üst başarı dilimini kabul eden savunma liseleri oldu. ASELSAN, BAYKAR ve TUSAŞ mesleki liseleri bünyesindeki öğrenciler, lise sıralarındayken savunma devlerinin atölyelerinde aktif staj yapıyor, ileri seviye teknik eğitim alıyor ve üniversite eğitimleri boyunca karşılıksız burslarla desteklenerek doğrudan istihdama yönlendiriliyor.
Anadolu KOBİ'leri teknoloji üssüne dönüşürken en yüksek maaşı savunma sektörü veriyor
Savunma sanayiindeki istihdam başarısı sadece ana yüklenicilerle sınırlı kalmıyor; büyüme Anadolu’daki KOBİ’leri de birer teknoloji üssü hâline getiriyor. Ana üreticilere parça ve yazılım sağlayan binlerce tedarikçi firma, yerel iş gücünü istihdam ederek ekonomik faydayı tabana yayıyor.
Savunma sanayii sunduğu maddi imkânlarla piyasa dengelerini tamamen değiştirirken, yeni mezun mühendislere 80 bin ila 85 bin TL başlangıç maaşı ve yılda 16 maaşa varan ikramiye sistemi sunuluyor. Sektörde kıdemli uzmanların gelirleri 150 bin TL’nin üzerine çıkarken üst düzey mühendislerde rakamlar 200 bin lirayı geçiyor; otomotiv, beyaz eşya ve yazılım gibi diğer sanayi lokomotifleri ise bu baremlerin altında kalarak savunma alanıyla rekabet etmeye çalışıyor.



