Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Türkiye savunma sanayiinde yeni dönem seri üretim, yüksek teknoloji ve küresel güç

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, katıldığı programda Türkiye’nin savunma sanayiindeki mevcut durumunu, gelecek vizyonunu ve yürütülen projeleri kapsamlı şekilde değerlendirdi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 20.04.2026 - 16:07

NSosyal Logo
Türkiye savunma sanayiinde yeni dönem seri üretim, yüksek teknoloji ve küresel güç

KAAN

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, sektörün yalnızca askeri bir alan olmadığını vurgulayarak, Türkiye’nin savunma sanayiinde Ar-Ge aşamasını büyük ölçüde tamamlayarak seri üretim ve kapasite artırımı dönemine geçtiğini açıkladı.

Savunma sanayii çok boyutlu stratejik güç

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik ihtiyacına hizmet etmediğini belirterek, bu alanın aynı zamanda stratejik, teknolojik ve ekonomik bir güç unsuru olduğunu ifade etti.

Karataş, “Savunma sanayii güçlü olan ülkeler masada daha etkili olur. Bu alan sadece askeri değil; teknolojik gelişim, sanayileşme ve ekonomik büyüme açısından da kritik bir rol oynar” dedi.

Sektörün aynı zamanda geniş bir endüstriyel ekosistem oluşturduğunu belirten Karataş, Türkiye’de yaklaşık 3.500 firmanın doğrudan, 8.000’e yakın firmanın ise dolaylı olarak savunma sanayiine katkı sağladığını söyledi.

Yerlilik oranı yüzde 80’in üzerine çıktı

Son 20 yıldaki dönüşüme dikkat çeken Karataş, Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli bir eşiği aştığını vurguladı.

“Yüzde 20 seviyelerinden yüzde 80’in üzerine çıkan bir yerlilik oranımız var. Bu, yalnızca bir istatistik değil; güçlü bir savunma sanayii ekosisteminin göstergesidir” ifadelerini kullanan Karataş, bu gelişimin teknolojik bağımsızlık açısından kritik olduğunu belirtti.

1400 proje ve 100 milyar doların üzerinde hacim

Savunma sanayiinde yürütülen projelere ilişkin bilgi veren Karataş, Türkiye genelinde yaklaşık 1.400 projenin eş zamanlı olarak sürdürüldüğünü açıkladı.

Karataş, “Bu projelerin toplam büyüklüğü 100 milyar doların üzerinde. Her projede onlarca, hatta yüzlerce firma ve binlerce mühendis görev alıyor” dedi.

Ayrıca sektörün ihracat performansına da değinen Karataş, Türkiye’nin savunma sanayiinde 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini belirtti.

90 bin kişilik genç ve dinamik insan kaynağı

Savunma sanayiinde insan kaynağının da hızla büyüdüğünü ifade eden Karataş, sektörde yaklaşık 90 bin kişinin görev yaptığını söyledi.

Türkiye’nin bu alanda genç bir iş gücüne sahip olduğunu vurgulayan Karataş, “Dünyada savunma sanayiinde yaş ortalaması 50-55 civarındayken Türkiye’de bu ortalama 34 seviyesinde” dedi.

Seri üretim ve kapasite artışı dönemi

Türk savunma sanayiinin geldiği aşamayı “paradigma değişimi” olarak tanımlayan Karataş, sektörün artık yeni bir faza geçtiğini belirtti.

Karataş, “Artık Ar-Ge ve tasarım aşamasından seri üretime geçiyoruz. Bu, büyüme ve sanayileşme açısından kritik bir dönem” ifadelerini kullandı.

Bu kapsamda yeni üretim tesisleri, test altyapıları ve laboratuvar yatırımlarıyla kapasitenin hızla artırıldığını vurguladı.

KAAN başta olmak üzere yeni nesil platformlar geliyor

Karataş, Türkiye’nin geliştirdiği ileri teknoloji platformların artık envantere girmeye başladığını belirtti.

ANKA-3, KIZILELMA, HÜRJET ve KAAN gibi projelerin bu sürecin merkezinde yer aldığını ifade eden Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, KAAN’a ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

Allah nasip ederse 2028 sonrası biz KAAN uçağımızı yavaş yavaş kendi ordumuza teslim etmeye başlayacağız.

Karataş, bir savaş uçağının seri üretime geçebilmesi için yüzlerce testten geçmesi gerektiğini belirterek, sürecin yüksek hassasiyetle yürütüldüğünü vurguladı.

5. nesil savaş uçağı kabiliyeti

KAAN’ın teknik seviyesine de değinen Karataş, platformun Türkiye’yi sınırlı sayıda ülkenin bulunduğu bir lige taşıdığını ifade etti.

“KAAN, 5. nesil bir savaş uçağı. Bu seviyede platform geliştirebilen ülke sayısı oldukça az” diyen Karataş, projede Türk mühendis ve teknisyenlerin yoğun şekilde görev aldığını söyledi.

Yüksek teknoloji sistemler sistemi yaklaşımı

Modern savunma platformlarının “sistemler sistemi” mantığıyla çalıştığını belirten Karataş, bir platformun yalnızca fiziksel bir araç olmadığını vurguladı.

Karataş, “Bir uçağı akıllı yapan içindeki sistemlerdir. Radar, elektronik harp, haberleşme ve diğer sistemlerin birlikte çalışması gerekir” dedi.

Bu yapının yüksek mühendislik kabiliyeti gerektirdiğini belirten Karataş, savunma sanayiinin ileri teknoloji üretiminin merkezinde yer aldığını ifade etti.

Yapay zeka ve otonom sistemler öncelikli alan

Geleceğin teknolojilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karataş, yapay zekanın savunma sanayiinde belirleyici rol oynayacağını vurguladı.

Karataş, “Yapay zeka, otonom sistemler ve kuantum teknolojileri savunma sanayiinin geleceğini şekillendirecek” dedi.

Bu alanlara yönelik teknoloji yol haritalarının oluşturulduğunu ve Ar-Ge çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Caydırıcılık ve stratejik denge vurgusu

Savunma sanayiinin temel amacına ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulunan Karataş, savaşın bir hedef olmadığını ifade etti.

“Her savaşın iki sonucu vardır: Az kaybedenler ve çok kaybedenler. Savaşın kazananı yoktur” diyen Karataş, güçlü savunma sanayiinin caydırıcılık sağladığını belirtti.

“Bizim amacımız savaşmak değil, hazır olmak” ifadelerini kullandı.

Türkiye küresel ölçekte etkinlik artırıyor

Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı seviyenin uluslararası etkisine de değinen Karataş, Türk savunma ürünlerinin geniş bir coğrafyada kullanıldığını belirtti.

“Bugün 185 ülkede 230’dan fazla savunma sanayii ürünümüz kullanılıyor” diyen Karataş, bu durumun Türkiye’nin küresel etkinliğini artırdığını ifade etti.

Kaynak:

Vav TV

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner