Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Yahudi lobisinden Trump'a sert İran tepkisi

İsrail yanlısı lobi grubu AIPAC, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata sert tepki gösterdi. Grup, Trump yönetiminin İran'a erken taviz verdiğini ve İsrail'in güvenliğini riske attığını savundu.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 19.06.2026 - 15:52

NSosyal Logo
Yahudi lobisinden Trump'a sert İran tepkisi

AIPAC afişi - Getty Images

  • AIPAC, Trump yönetiminin İran'a ekonomik tavizler verdiğini öne sürdü.
  • Dondurulmuş 100 milyar dolarlık fonun serbest bırakılması eleştirildi.
  • İran'ın nükleer ve füze programlarının tamamen sonlandırılması çağrısı yapıldı.
  • Mutabakatın İsrail'in bölgesel güvenliğini tehlikeye attığı iddia edildi.

İsrail yanlısı Amerikan lobi grubu Amerikan-İsrail Siyasi Eylem Komitesi (AIPAC), ABD ile İran arasında varılan mutabakata yönelik sert eleştirilerde bulundu.

AIPAC tarafından yapılan yazılı açıklamada, Beyaz Saray'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması karşılığında Tahran yönetimine peşin ekonomik tavizler verdiği öne sürüldü. Açıklamada, dondurulmuş 100 milyar dolarlık fonun serbest bırakılması ve uranyum zenginleştirme tesislerinin kapatılmasının şart koşulmaması eleştirildi.

Grup, ABD yönetiminin bu adımlarla elindeki önemli baskı unsurlarını erkenden kaybettiğini, Kongre'nin anayasal denetim mekanizmalarının devre dışı bırakıldığını ve İran'a milyarlarca dolarlık kaynak sağlandığını savundu.

Nükleer ve füze programının sonlandırılması çağrısı

Açıklamada, İran'ın nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip balistik füze programı ile insansız hava aracı programlarının kalıcı olarak sona erdirilmesi gerektiği belirtildi.

AIPAC, nihai anlaşmanın daha sert şartlar içermesi gerektiğini savunarak, bu süreçte ABD Kongresi'nin kritik rol üstlenmesini istedi.

Öte yandan açıklamada, mevcut mutabakatın İran'daki tüm zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını zorunlu kılmadığı, uranyum zenginleştirme altyapısının tasfiyesine ilişkin bir hüküm içermediği ve İran'ın anlaşmaya uyumunu denetleyecek kapsamlı bir denetim mekanizmasının bulunmadığı ileri sürüldü.

"Mutabakat İsrail'e kazandırmıyor"

AIPAC, mutabakatın ABD ve İsrail'in İran karşısındaki kazanımlarını tehlikeye attığını öne sürdü.

Açıklamada, söz konusu anlaşmanın İsrail'in Hizbullah'ı silahsızlandırma çabalarını zorlaştıracağı, ABD desteğiyle haziran ayında sağlanan İsrail-Lübnan ateşkesini de sekteye uğratabileceği iddia edildi.

Bunun yanı sıra ABD'nin bölgesel ortaklarıyla birlikte İran'ın yeniden inşası için en az 300 milyar dolarlık bir finansman planı geliştirmek zorunda kalabileceği savunuldu. Bu kaynağın önemli bölümünün İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun kontrolüne geçeceği ve bunun Tahran açısından büyük bir kazanım anlamına geleceği ileri sürüldü.

AIPAC ayrıca, mutabakatın 14. maddesinin nihai anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilmesini öngördüğünü belirterek, ABD Kongresi'nin uluslararası anlaşmaları onaylama konusundaki anayasal yetkisinin göz ardı edildiğini savundu.

AIPAC, 16 Haziran'da yaptığı açıklamada da Trump yönetiminden İran ile yürütülecek nihai anlaşma görüşmelerinde İsrail'in saldırı hakkının güvence altına alınmasını talep etmişti.

İran-ABD mutabakatı neleri içeriyor?

İran ve ABD, Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 14 Haziran'da savaşın sona erdirilmesi ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı.

"İslamabad Mutabakatı" adı verilen belge, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.

Mutabakatta Lübnan dahil bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeler yer alıyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner