Yunanistan’ın İsrail destekli hava savunma kalkanında C2 egemenlik pazarlığı
Yunanistan’ın uzun süredir planladığı çok katmanlı hava ve füze savunma sistemi projesinde sözleşme müzakerelerinin son aşamaya geldiği bildiriliyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 25.02.2026 - 11:07
Barak MX
Atina ile İsrail arasında yürütülen temaslarda özellikle Komuta ve Kontrol (C2) mimarisinin yerli katkıyla şekillendirilmesi temel başlık olarak öne çıkıyor. Yunan basınına konuşan askeri kaynaklar, “Komuta ve Kontrol sisteminde Yunan imzası olmadan anlaşma ilerlemez” sözleriyle sürecin hassasiyetine dikkat çekti.
Yetkililer, sözleşmenin ana çerçevesinin önümüzdeki ay içinde tamamlanmasının hedeflendiğini, ancak teknoloji transferi ve yazılım erişimi gibi konularda görüşmelerin “zorlu” geçtiğini belirtiyor.
Çok katmanlı savunma mimarisi şekilleniyor
Yunan savunma planlaması, İsrail modeline benzer ancak ulusal ihtiyaçlara göre uyarlanmış çok katmanlı bir hava savunma yapısını öngörüyor. Proje, münferit sistem alımlarından ziyade sensörler, önleyiciler ve komuta merkezlerini tek bir ağda birleştiren bütünleşik bir mimariye dayanıyor.
Planlanan yapı; alçak ve orta irtifa için SPYDER All-in-One, orta ve uzun menzil için Barak MX, balistik tehditlere karşı David’s Sling ve mevcut Patriot sistemleri ile ELM-2084 MMR radarlarını kapsıyor. Sistem, sensörden atıcı unsura ve oradan ulusal harekât merkezine uzanan gerçek zamanlı, ağ merkezli bir işletim anlayışına dayanacak.
SPYDER All-in-One alt katmanda görev alacak
SPYDER All-in-One sisteminin özellikle İskeçe–Evros hattı ve Ege adalarında konuşlandırılması planlanıyor. Python-5 ve Derby füzeleriyle donatılan sistemin, insansız hava araçları, helikopterler ve alçak irtifa tehditlerine karşı hızlı reaksiyon kabiliyeti sunması hedefleniyor.
Yunan kaynaklara göre SPYDER, kademeli olarak TOR-M1 ve OSA sistemlerinin yerini alacak ve NATO ağlarıyla tam uyumlu çalışacak.
Barak MX bölgesel hava savunmasının omurgası olacak
Barak MX sistemi, 150 kilometreye kadar menzil sunan füze ailesiyle orta ve uzun menzil katmanında temel unsuru oluşturacak. 360 derece kapsama ve savaş uçağı, İHA ile seyir füzelerine karşı angajman kabiliyeti sağlayan sistemin, Doğu Akdeniz’de hâlihazırda kullanımda olması Atina açısından ek bir avantaj olarak değerlendiriliyor.
Yunanistan için Barak MX’in, eski HAWK bataryalarının yerini alması ve alt ile üst savunma katmanları arasında bağlantı rolü üstlenmesi planlanıyor.
David’s Sling ve Patriot üst katmanda entegre edilecek
Savunma mimarisinin en üst katmanında David’s Sling sisteminin, Patriot bataryalarıyla birlikte görev yapması öngörülüyor. Stunner önleyicisi ve hit-to-kill prensibiyle çalışan sistem, taktik balistik füzeler ve seyir füzelerine karşı kapasite sunuyor.
Yunan askeri çevreleri, bu entegrasyonun Girit’te konuşlu S-300 sistemlerinin rolünü zaman içinde azaltabileceğini ifade ediyor.
ELM-2084 radarları erken uyarı ağının temelini oluşturacak
ELM-2084 çok görevli AESA radarlarının, yüzlerce hedefi eş zamanlı takip edebilme ve düşük radar kesit alanına sahip unsurları tespit edebilme kabiliyetiyle ağın “dijital gözleri” olacağı belirtiliyor. Evros’tan Girit’e uzanacak radar ağının, Atina FIR sınırlarının ötesine taşan bir erken uyarı kapasitesi yaratması hedefleniyor.
Komuta kontrol mimarisinde teknoloji transferi pazarlığı
Müzakerelerin en zorlu başlığını Komuta ve Kontrol sistemi oluşturuyor. İsrail tarafının Rafael Advanced Defense Systems tarafından geliştirilen MIC4AD mimarisini temel çözüm olarak önerdiği, ancak Atina’nın ulusal yazılım kontrolü ve veri yönetimi konusunda ısrarcı olduğu belirtiliyor.
Yunan kaynaklar, “Bu sadece bir offset meselesi değil, gerçek bir ortak üretim ve teknoloji transferi talebidir” değerlendirmesinde bulunuyor. Atina’nın talepleri arasında yazılım protokollerinde ulusal kontrol, veri güvenliği altyapısında egemenlik ve gelecekte farklı silah sistemlerinin entegrasyonuna açık bir mimari yer alıyor.
Operasyonel etkiler ve takvim
Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte Yunan hava savunmasının NATO ile tam uyumlu, tek ağ üzerinden yönetilen bir yapıya kavuşması amaçlanıyor. Patriot sistemleri ile yeni İsrail menşeli unsurların entegrasyonu; Kara Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri arasında ortak bir operasyonel resim oluşturulmasını hedefliyor.
Rafale, modernize edilmiş F-16V ve gelecekte tedarik edilmesi planlanan F-35 uçaklarının da aynı ağ merkezli yapıda çalışması öngörülüyor.
Atina, sözleşme çerçevesinin Mart ayı sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyor. Nihai siyasi onayın ardından ilk bağlayıcı kararların 2026 içinde alınması ve sistemin tam kapasiteye ulaşmasının yaklaşık on yıllık bir takvime yayılması planlanıyor.
Kaynak:
OnalertİLGİLİ HABERLER
ABD Deniz Piyadeleri’nden 4,9 milyon dolarlık Scorpion Light mobil havan tedariki
The Realist Review: ABD'nin İran saldırısı neden kaçınılmaz?
BRP Rajah Sulayman ve BRP Audrey Bañares Filipinler Donanması’nda göreve başladı
Hudson Institute: Trump'ın “güç yoluyla barış” stratejisi İran'da neden çöktü?
İşgalci İsrail Ordusu Batı Şeria’da baskınlarını artırdı
Netanyahu: İran ve Müslüman Kardeşler'e karşı yeni bir ittifak ekseni kuruyoruz
DİĞER HABERLER
BRP Rajah Sulayman ve BRP Audrey Bañares Filipinler Donanması’nda göreve başladı
ABD Hava Kuvvetleri YFQ-48A Talon Blue’u uçuş testlerine hazırlıyor
Birleşik Krallık, AUKUS kapsamında Avustralya’da ilk nükleer denizaltı bakımını gerçekleştirdi
ABD Donanması Kings Bay’de 136 milyon dolarlık nükleer bakım tesisinde önemli eşiği geçti
İran, Çin’in CM-302 süpersonik gemisavar füzeleri için görüşüyor
Tytan Technologies, Avrupa ve Ukrayna için yapay zekâ tabanlı hava savunma sistemlerini ölçeklendirmek üzere 30 milyon avro yatırım aldı
ABD Deniz Piyadeleri’nden 4,9 milyon dolarlık Scorpion Light mobil havan tedariki
ASELSAN 50. yılını rekor finansal sonuçlarla tamamladı
Türkiye savunma ihracatında ilk 10’u hedefliyor
ASELSAN yarım asırlık haberleşme tecrübesini Çelik Kubbe’ye taşıyor


