Her kelimenin bir etimolojik geçmişi ve dil bilgisi kuralları çerçevesinde belirlenmiş belirli bir kullanım alanı vardır. Özellikle sosyal medya ortamlarında yayılan yanlış tanımlar, kelimelerin asıl anlamlarının unutulmasına yol açabiliyor. Peki, yüzünü güldürmek ifadesi hangi durumlarda kullanılır ve TDK sözlüğüne göre tanımı nasıldır?
Yüzünü güldürmek ne demek? TDK sözlük anlamı
Türk Dil Kurumu'nun güncel veri tabanı esas alındığında, yüzünü güldürmeğin tanımlanmış manası aşağıda yer almaktadır.
- Birini mutlu etmek, birine iyilik etmek
Yüzünü güldürmek ifadesinin doğru kullanım şekilleri
Yüzünü güldürmek ifadesinin cümle içinde nasıl geçtiğini gösteren mevcut kullanım örneği aşağıda belirtilmiştir.
- Bu zaferle Mustafa Kemal, ordumuzun yüzünü ağartmış, milletimizin yüzünü güldürmüştür.
Yüzünü güldürmek ile ilgili atasözleri ve deyimler
Yüzünü güldürmek ifadesi, çeşitli deyim ve atasözlerinde yer alarak anlatımı güçlendirir. İlgili kullanımlar maddeler halindedir.
- Yüz bulmak
- Yüz bulunca astar istemek
- Yüz çevirmek
- Yüze çıkmak
- Yüze duramamak
- Yüze gelmek
- Yüze gülmek
- Yüz etmek
- Yüze vurmak
- Yüz geri etmek
- Yüz göstermek
- Yüz kızartmak
- Yüz kızdırmak
- Yüz surat davul derisi (veya mahkeme duvarı)
- Yüz sürmek
- Yüz takınmak
- Yüz tutmak
- Yüz tutmak
- Yüzü açılmak
- Yüzü asılmak
- Yüzü düşmek
- Yüzü görmemek
- Yüzü gözü açılmak
- Yüzü gülmek
- Yüzü kâğıt gibi olmak
- Yüzü kalmamak
- Yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak)
- Yüzü kasap süngeriyle silinmiş
- Yüzü kızarmak
- Yüzü kireç gibi olmak (veya ağarmak)
- Yüzü kireç kesilmek
- Yüzünden akmak
- Yüzünden düşen bin parça olmak
- Yüzünden kan damlamak
- Yüzünden okumak
- Yüzünden okunmak
- Yüzüne bağırmak
- Yüzüne bakamaz olmak
- Yüzüne bakılacak gibi olmak
- Yüzüne bakılır olmak
- Yüzüne bakılmaz olmak
- Yüzüne bakmamak
- Yüzüne bakmaya kıyamamak
- Yüzüne bir daha bakmamak
- Yüzüne duramamak
- Yüzüne gözüne bulaştırmak
- Yüzüne gülmek
- Yüzüne hasret kalmak
- Yüzüne kan gelmek
- Yüzüne karşı
- Yüzüne su çarpmak
- Yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır
- Yüzüne vurmak (veya çarpmak)
- Yüzüne yazmak
- Yüzünü ağartmak
- Yüzünü buruşturmak (veya ekşitmek)
- Yüzünü duvara yapıştırmak
- Yüzünü gören cennetlik
- Yüzünü görmemek
- Yüzünü gözünü açmak
- Yüzünü kara çıkarmak
- Yüzünü karartmak
- Yüzünü kızartmak
- Yüzünü kızartmak (veya kızdırmak)
- Yüzünün derisi kalın
- Yüzünün derisi yere geçmek
- Yüzünü şeytan görsün
- Yüzünü unutmak
- Yüzünü yere getirmek (veya geçirmek)
- Yüzünüze güller
- Yüzü olmamak
- Yüzü sararmak
- Yüzü seçilmemek
- Yüzü sıcak olmak
- Yüzü soğuk olmak
- Yüzü suyu hürmetine
- Yüzü suyuna
- Yüzü tutmamak
- Yüzü yazılı kalmak
- Yüzü yere gelmek (veya geçmek)
- Yüz verince astar istemek
- Yüz vermemek
- Yüz yapmak
- Yüz yazmak
- Yüz yüzden utanır




