gdh'de ara...

LDI: Türkiye'nin stratejisi, Asya ve Avrasya'dan Afrika'ya kadar büyük etki yaratıyor

1. resim

Son on yılda Afrika'nın bereketli toprakları, dünyanın her yerinden dev yatırımcılar için en çekici yer haline geldi. Uluslararası toplumdaki kilit oyuncular ve Orta Doğu'nun bölgesel güçleri arasındaki, devasa Afrika pazarının kapsadığı birçok fırsat üzerindeki rekabet günden güne kızışıyor. Ancak yatırımcıların istedikleri ile Afrikalıların istedikleri arasındaki uçurum her geçen gün daha da büyüyor.

Her yabancı yatırımcı, meşru bir şekilde Afrika'daki yatırımlarından maksimum kazancı elde etmek için çalışırken sadece birkaçı Afrika'ya maksimum fayda sağlamaya özen gösteriyor.

TÜRKİYE'NİN AFRİKA'DAKİ KÜÇÜMSENEMEYECEK GÜCÜ

Türkiye, Afrika'da Çin, ABD ve Fransa'dan sonra dördüncü büyük yatırımcıdır. Türkiye'nin Sahra Altı Afrika ülkelerindeki yatırım gücü ile Avrupalı yatırımcıların (Fransa ve Almanya) gücü arasındaki fark son on yılda hızla kapandı.

Ancak, Türkiye'nin Afrika üzerindeki ekonomik ve siyasi etkisi, herhangi bir bölgesel veya uluslararası güçten çok daha fazla. Bunun nedeni sadece Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002'de iktidara geldiğinden beri Afrika'yı dış politikasının merkezine koyması değil; ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin askeri diplomasi araçlarını kullanmadaki mükemmelliği de bu durumun sebeplerinden birisi.

Türkiye'den Afrika'ya yapılan ihracatın çoğu tekstil, mobilya, elektronik, çelik ve çimentodur. Türkiye bu dönemde Afrika'da inşaat sektörüne 6,5 milyar ABD doları doğrudan yatırım yaptı.

Ayrıca, Türkiye'nin Kuzey Afrika bölgesi üzerindeki ekonomik, siyasi ve hatta güvenlik etkisi de herhangi bir Avrupa ülkesinden daha hızlı büyüyor.

Türkiye; çoğu Kuzey Afrika ülkesiyle Avrupalı ülkeler arasındaki ticaret hacmine kıyasla daha yüksek bir ticaret hacmine sahiptir. Hatta buna Mısır da dahildir. Mısır ve Türk siyasi liderleri arasındaki gerginliğe rağmen, Mısır, 2013'ten bu yana düzenli olarak Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkeler arasında ilk üç sırada yer alıyor.

Son iki yılda Avrupa Konseyi, özellikle Kuzey Afrika bölgesinde, Afrika'da artan Türk etkisini dengelemesi gerektiğini anlamaya başladı.

Türkiye'nin Afrika'daki ülkelerle ortaklık modeli kırılması zor bir ekonomik ve güvenlik bağı oluşturmak için akıllıca tasarlanmış bir stratejidir. Bunun yanısıra Türk Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından bölge ülkelerine sunulan Türk askeri gücü, her zaman Türkiye'nin bu stratejisinin bir parçası olarak hareket ediyor.

Bu model, 2000'lerin başından itibaren Türkiye'nin Asya ve Avrasya ülkeleriyle ilişki kurmasını sağlamayı çoktan başardı. Son on yıl da ise Türkiye önemli Afrika ülkelerini, özellikle Türkiye için stratejik öneme sahip coğrafi noktalarda bulunanlar üzerinde bu modelini etkin bir şekilde kullandı.

AFRİKA'DA TÜRK ASKERİ GÜCÜ

Türkiye'nin yerli savunma sanayisi, 2021 yılı sonunda %80'lik bir kendi kendine yeterlilik oranına yaklaşarak güçlenirken; Türkiye, Afrika'daki silah ve mühimmat pazarını altın bir fırsat olarak kullandı. Bugün Türkiye zaten Fas, Cezayir, Tunus, Sudan, Etiyopya, Somali, Kenya'ya Türk yapımı silah ihraç ediyor ve liste her geçen gün uzuyor. Afrika ülkeleri, aynı ekipmanı ABD, Rusya veya Çin'den satın almaya kıyasla Türkiye'den nispeten düşük maliyetle temin edebiliyor.

Ekim ayında Afrika'da gerçekleştirdiği son diplomasi gezisinin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan basına “Afrika'da nereye gitsem herkes İHA'ları soruyor” ifadelerini kullandı. Türkiye'nin drone programının ölçeği, onu dünyanın en büyük dört üreticisi arasına yerleştirdi.

- Aralık 2020'de Türkiye ve Tunus, gelişmiş insansız hava araçlarının satışı da dahil olmak üzere 150 milyon ABD Doları tutarında beş silahlanma sözleşmesi imzaladı.

- Temmuz ayında Fas, Türk elektronik harp sistemini (Koral-EW) satın almak için Türk ASELSAN firması ile 50 milyon ABD Doları tutarında bir silahlanma sözleşmesi imzaladı.

- Ocak ayında Kenya, Türkiye'den 118 zırhlı araç tedarik etmek için 73 milyon ABD Doları yatırım yaptı. Buna ek olarak, Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, silahlı insansız hava araçları satışına ilişkin potansiyel anlaşmaları görüşmek üzere Ekim ayında birkaç Afrikalı liderle bir araya geldi.

- Angola ve Nijerya, Ankara ile insansız hava aracı müzakerelerini gerçek bir anlaşmaya dönüştürmesi beklenen en önemli ülkeler.

- Togo, Burkina Faso ve Liberya gibi diğer ülkeler de güvenlik ve terörle mücadele konularında Türkiye ile anlaşmalar imzalamış durumda.

Bildirildiğine göre Türkiye; Fas ve Etiyopya ile de silahlı insansız hava araçları için anlaşmalar yaptı. Bu tür anlaşmalarla ilgili resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen, Türk insansız hava araçları Etiyopya hükümeti ile Tigray eyaleti arasında sürmekte olan iç savaşta çoktan ortaya çıktı.

Bununla birlikte, Afrika'daki Türk askeri varlığı son iki yılda çarpıcı biçimde arttı. Aralık 2019'dan bu yana Türkiye, savaşın parçaladığı Libya'da iç savaşa katılmak için binlerce asker, askeri teknik uzman istihdam ederek Akdeniz ve Kuzey Afrika bölgesindeki kritik bir noktada sarsılmaz bir askeri varlık kurdu. Ayrıca Türkiye, 2017 yılında Ömer El Beşir rejimi arasında imzalanan kültürel kalkınma anlaşmasının bir parçası olarak Kızıldeniz'deki Sudan'ın Sevakin Adası'nda yeni bir askeri üs kurmaya çalışıyor.


Liberal Democracy Institute'de yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.