gdh'de ara...

Şubat ayı ve baş döndüren diplomasi trafiği: Kilit ülke Türkiye

1. resim

Türkiye, son dönemde hem bölge meselelerinde hem de dünya meselelerinde yükselen ve önemli bir aktör olarak öne çıkıyor.

Dünya'nın gündemine oturan Rusya-Ukrayna geriliminden, İsrail ile Doğu Akdeniz krizi başta olmak üzere birçok başlıkta yapılacak görüşmelere, Körfez ülkelerine yapılacak olan ziyaretten Libya ve Lübnan başlıklarına kadar Şubat ayı içerisinde Türkiye'nin gerçekleştireceği kritik görüşmeler birçok yeni gelişmeyi de beraberinde getirecek.

Rusya-Ukrayna krizinde kilit ülke: Türkiye

Ukrayna-Rusya krizi bir kez daha dünya gündeminde ilk sıralara yerleşti. Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlıları ve Ukrayna birlikleri arasındaki ateşkes ihlallerinin artması, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti.

Donbas bölgesinde (Donetsk ve Luhansk) Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile Ukrayna ordusu arasında çatışmalar 2014'ten bu yana devam ediyor. Fakat özellikle son 1 yıl içerisinde bölgedeki tansiyon daha da yükseldi ve Rusya 100 bine yakın askeri birliğini Ukrayna sınırına konuşlandırdı. Gerek ABD gerekse NATO ve Rusya arasında gerçekleşen görüşmeler ise anlaşmazlıklarla sonuçlandı.

Türkiye; Ukrayna ve Rusya ile olan iyi ilişkileri ve artık doğu ile batı arasında bir krize evrilmeye başlayan bu sorunda öncelikle denge unsuru olma misyonunu üstleniyor. Türkiye gerilimi yumuşatabilecek kilit ülke olarak görülüyor.

Geçtiğimiz günlerde ise Kremlin tarafından yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Şubat ayında Türkiye’yi ziyaret edeceği belirtildi. Ukrayna tarafı ise görüşmeden duyacağı memnuniyeti dile getirdi ve Türkiye'nin arabuluculuğunu olumlu olarak niteledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladamir Putin'in Pekin Olimpiyatları'nın ardından Türkiye'yi ziyaret etmesi beklenirken Türkiye bir sonraki MİNSK toplantısının da Türkiye'de yapılması ve sorunun çözülmesi için diplomatik hamlelerine devam ediyor.

Doğu Akdeniz'de kilit ülke: Türkiye

Özellikle 2009'da bölgede keşfedilen gaz sahalarının ardından dikkatlerin çevrildiği Doğu Akdeniz, kıyıdaş ülkelerinin deniz sınırlarının belirlenememesi nedeniyle gerilimin merkezine dönüştü. Ancak mesele özellikle burada bulunan rezervlerin Yunanistan ve İsrail ile birlikte hareket eden ülkelerin desteği ile Avrupa'ya taşınmasına yönelik oluşturulan konsersiyum faaliyetlerinden sonra uluslararası bir krize dönüştü.

Yunanistan, GKRY, İsrail, ABD, Mısır, Fransa ve dolaylı olarak Körfez ülkelerinin taraf olduğu EASTMED projesi hayata geçirilmeye çalışıldı. Fakat Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Libya hamleleri EASTMED projesinin rafa kalkmasına neden oldu.

Gelinen noktada ise Türkiye Libya'da gerçekleştirilmeye çalışılan seçimler de dahil olmak üzere bölgede kritik ülke olarak kabul ediliyor ve bu minvalde gerçekleştireceği görüşmeler merakla bekleniyor.

Türkiye'nin öncelikle bu başlık altında Şubat ayında Libya'da Dışişleri Bakanlığı düzeyinde kritik gürüşmeler yapması bekleniyor. Ayrıca Türkiye seçim sürecinin hızlandırılması ile ilgili uluslararası toplum ve BM nezdindeki diplomatik çalışmalarına da kararlılıkla devam ediyor.

Doğu Akdeniz için kritik olan başka bir başlıkta Şubat ayı içerisinde başka bir merhaleye evrilebilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özellikle Arnavutluk ziyareti dönüşünde İsrail hakkında yapmış olduğu açıklamalardan ve aynı minvalde açıklamalar yapan İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Hertzog'un tutumundan sonra gözler, olası bir Türkiye-İsrail görüşmesine çevrildi. Özellikle İsrail medyasına yansıyan bilgiler kısa süre içerisinde ve muhtemelen Şubat ayı içerisinde bu görüşmenin gerçekleşeceğini gösteriyor.

Diğer yandan son dönemde yine krizlerle gündeme gelen Lübnan'ın Başbakanı Necip Mikati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak.

Körfez'de Türkiye hareketliliği

Uluslarası medyada son dönemde sıkça yer alan konulardan birisi Türkiye ve Körfez ülkelerinin ilişkileri. Neredeyse analizlerin tamamında, Körfez ülkelerinin bölge istikrarı için Türkiye ile iş birliği alanlarını geliştirmeyi istedikleri belirtiliyor. Bu kapsamda da yine Şubat ayı içerisinde gerçekleşecek olan karşılıklı ziyaretler büyük önem taşıyor.

Bu görüşmelerin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BAE'ye yapacağı iade-i ziyaret geliyor. Erdoğan'ın Abu Dabi Veliaht Prensi El Nahyan ile yapacağı görüşme bu trafikteki önemli temaslardan birisi olarak göze çarpıyor. Bu görüşmeden Türkiye ile Suudi Arabistan arasında da bir görüşme sonucunun çıkıp çıkmayacağı ise yine uluslararası gündemi meşgul eden başlıklardan birisi.

Bu arada Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun Bahreyn temasları ise bu diplomasi trafiğinin bir diğer önemli ayağını oluşturuyor. Çavuşoğlu'nun Bahreyn ziyareti sırasında iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin yanı sıra ekonomik iş birliği imkanları da değerlendirildi.

Gelen olumlu açıklamaların ardından Bahreyn Kralı'nın da Türkiye'ye Şubat ayı içerisinde bir ziyaret yapması bekleniyor.

Bölgesinde ve dünyada yükselen güç : Türkiye

Türkiye, son dönemde hem bölge meselelerinde hem de dünya meselelerinde yükselen ve önemli bir aktör olarak öne çıkıyor.

Yaklaşık yarım asırdır çözülemeyen Karabağ meselesini çözüme kavuşturmasının ardından; Afrika, Libya, Suriye, Doğu Akdeniz, Afganistan ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi adımlarla etki alanını genişleten Türkiye'yi Şubat ayında birçok başlıkta yoğun bir diplomasi trafiği bekliyor.

Ayrı ayrı değinmeye çalıştığımız tüm başlıklarda kilit rol üstlenen Türkiye'nin, giderek etki alanını daha fazla genişlettiği ve yükselen bir güç olarak; oluşan yeni dünya konjonktüründe yerini aldığı görülüyor.