gdh'de ara...

Ukrayna'da halk duvarına çarpan savaş

1. resim

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin çevresinde kenetlenen halk savaşı, yalnızca bu ülkede değil küresel ölçekte hatta Rusya ve Belarus’ta dahi karşılık bulmakta. Rusya’ya verilen askeri ve ekonomik karşılıkların yanısıra Zeleskyn’nin Rus halkına savaş karşıtı protestolar düzenlenmesi yönünde yaptığı çağrı hedefine ulaştı. Rusya İçişleri Bakanlığı’nın yasaklanmasına rağmen çok sayıda şehirde protesto eylemleri kesintisiz sürüyor. Ukrayna’da direnişin uzaması, Zelesky’i devirme umuduyla yola çıkanların kendi koltuklarını kollamaları gereken bir süreci beraberinde getirecek.

Rusya 24 Şubat sabahı Ukrayna’ya yönelik beklenen işgal hareketini dört istikametten başlattı. Saldırının karakteri, Rusya’nın yalnızca Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmenin ötesinde Ukrayna siyasi liderliğine tamamen diz çöktürmek niyetinde olduğuna işaret ediyordu. ABD istihbarat servislerinin edindiği bilgiler, Rusya’nın ilk 24 saatte Ukrayna genelinde hava üstünlüğünün tesis edilmesi, 36’ıncı saatte Ukrayna ordusunun iletişiminin tamamen kesilmesi, 48’inci saatte Kiev’in kuşatılması ve 72’inci saatte Zelensky’nin devrilmesini hedeflediğini ortaya koyuyordu. Nitekim ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley de bu bilgiler ışığında harekatın başladığı gün Kiev’in 3 gün içerisinde düşmesini bekledikleri öngörüsünü kamuoyu ile paylaşmaktan çekinmedi.

Ancak, 72 saat geride kaldığında Rusya bu hedeflerin hiç birine erişemedi. Ukrayna hava sahasında üstünlüğü tesis etmek ve ordusunun iletişimini felç etmek bir yana, Ukrayna ordusunun TB2 SİHA’larını kullanacak komuta kontrol ve iletişim sistemlerini dahi engellemeyi başaramadı.

Gelişmeler, Rusya’nın 2014 yılında karşısında Kırım’ı ilhak ettiği dönemdeki gibi bir Ukrayna siyasi liderliği, ordusu ve halkı bulacağı yanılgısına düştüğünü gösteriyor. Bu defa Ukrayna halkı, siyasetçileri ve ordusu 8 yıl öncesine göre çok daha organize bir profil çizerek mevzilerini ve evlerini terk etmedi. Ukrayna yönetiminin adeta Çinli bilge Sun Tzu’nun “Savaş Sanatı” adlı eserinde tarif ettiği şekilde, düşmanına kendisini en güçlü olduğu alanlarda güçsüz gibi göstererek tuzağa düşürmeyi başardığını söylemek mümkün. Rusya’nın içerisine düştüğü durumda ABD ve İngiltere özel kuvvetlerinin yıllardır Ukrayna ordusuna verdikleri gayri nizami harp eğitiminin, Javelin anti-tank füzeleri gibi sofistike silahların da önemli rolü var. Ayrıca, Ukrayna sınırından giren Rus konvoylarının yerinin tespiti ve Kiev’e sızmaya çalışan Rus özel kuvvetlerinin etkisiz hale getirilmesinde de ABD ve İngiltere’nin temin ettiği gerçek zamanlı “kaliteli” istihbaratın önemli rol oynadığı anlaşılıyor

Ukrayna’nın 72 saati aşan direnişi yalnızca Rusya’yı allak bullak etmekle kalmadı. Uzun süredir Rusya’ya karşı yatıştırma siyaseti izleyen, Rus doğalgazına bağımlı Almanya, Fransa ve İtalya’yı da kökten bir politika değişikliğine zorladı. Rusya’nın askeri hedeflerine öngördüğü sürede ulaşamaması Çin Halk Cumhuriyeti’nin de Moskova’ya baskı uygulamasına yol açtı. Savaşın ilk gününde Rusya’nın girişimini “işgal” olarak nitelemekten kaçınan Pekin yönetimi şu anda, “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”nin huzurlu ilerleyişini tehlikeye atan uzun bir savaş ihtimaline karşı, Kremlin’i müzakere masasına yönlendirmeye çalışıyor.

Almanya’yı politika değişikliğine zorlayan, Ukrayna’nın askeri direncini artıran bir başka faktör ise bugünün NATO üyesi geçmişin Varşova Paktı üyesi Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleri ile İskandinav ülkelerinin NATO ve Avrupa Birliği’ni bypass ederek başlattıkları destek girişimleri oldu. NATO’nun Doğu Kanadı Karargahı olan Polonya önderliğinde harekete geçen bu ülkeler, Ukrayna’ya silah, mühimmat, akaryakıt, kan plazması ve gıda sevkiyatı yapmaya başladı. Bu ülkelerin bir çoğu 1920 yılından itibaren Sovyet baskısını üzerlerinde hisseden, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet-Rus tahakkümünü bizzat tecrübe eden halklardan oluşuyor. Ukrayna’nın kaybedilmesinin yeni bir Avrupa savaşına yol açacağının bilincinde olan bu ülkeler Rusya’nın Dinyeper Nehri’ni geçmemesi için tüm desteklerini ortaya koyacaklar. 

Ukrayna savaşı bugün yalnızca Kiev, Harkov, Kherson ve Luhansk cephelerinde yaşanmıyor. Finans cephesi bu savaşın belirleyici muharebesinin yaşanacağı alan olacak. Rusya ekonomisi ve Putin’in siyasi sistemi ile partisini besleyen oligarkları hedefleyen yaptırımlar tarihte eşi görülmemiş bir misilleme örneği. Batı dünyasının karşılığı bununla da kalmadı. Rusya büyük bir hızla spor ve sanat dünyasından izole edilmekte. Dünyaca ünlü futbol kulüpleri ile sporcuların savaş ve Rusya karşıtı mesajları toplumlarda Ukrayna savaşına ilişkin farkındalığı artırdı

Rusya Devlet Başkanı Putin ise ülkesini hedef alan ekonomik yaptırımlara karşı orantısız bir rest çekti. Nükleer caydırıcılıktan sorumlu silahlı güçlerini alarma geçirdi. NATO istihbarat kaynaklarına göre, Rusya’nın çok yakın bir gelecekte Atlantik Okyanusu ya da Kuzey Denizi’nde taktik nükleer silah kullanacağı bir nükleer deneme yapması ihtimal dahilinde. Böyle bir deneme 1963 yılında Küba Füze Krizi’nin ardından Moskova’da SSCB, İngiltere ve ABD arasında atmosferde, denizde ve dış uzayda nükleer deneme yapılmasını yasaklayan anlaşmanın son bulması anlamına gelecek. Dünya, Stalin yönetimindeki SSCB’nin 1949’da ilk nükleer silah denemesini yaptığı dönemin ardından yaşanan nükleer savaş paranoyasına geri dönecek. 

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin çevresinde kenetlenen halk savaşı, yalnızca bu ülkede değil küresel ölçekte hatta Rusya ve Belarus’ta dahi karşılık bulmakta. Rusya’ya verilen askeri ve ekonomik karşılıkların yanısıra Zeleskyn’nin Rus halkına savaş karşıtı protestolar düzenlenmesi yönünde yaptığı çağrı hedefine ulaştı. Rusya İçişleri Bakanlığı’nın yasaklanmasına rağmen çok sayıda şehirde protesto eylemleri kesintisiz sürüyor. Ukrayna’da direnişin uzaması, Zelesky’i devirme umuduyla yola çıkanların kendi koltuklarını kollamaları gereken bir süreci beraberinde getirecek.