Demokratik Kongo'da bir Ebola Tedavi Merkezi - AFP
- Demokratik Kongo ve Uganda'da aşısı ve tedavisi olmayan yeni bir Ebola türü hızla yayılıyor.
- Bölgedeki silahlı çatışmalar ve yerinden edilen 3,4 milyon insan salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor.
- Lojistik merkez konumundaki lokasyonların isyancıların kontrolünde olması uluslararası yardımı zorlaştırıyor.
- ABD'nin USAID'i kapatıp DSÖ'den çekilmesi, uluslararası toplumun salgına müdahale gücünü zayıflattı.
Uzmanlar, Afrika kıtasında aşı veya tedavisi bulunmayan yeni bir Ebola salgınının, uluslararası toplum gerekli adımları atmazsa felakete dönüşebileceği konusunda uyarıyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da hızla yayılan virüs, tarihin en kötü salgınlarının tüm tehlikeli özelliklerini barındırmasıyla küresel bir paniğe yol açıyor.
Eski ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) yetkilisi ve Refugees International Başkanı Jeremy Konyndyk, bölgedeki vahim tabloyu New York Times gazetesinde gözler önüne sererek acil müdahale çağrısında bulundu.
"Felaketin reçetesi"
Mayıs ayında tespit edilmeden önce aylarca yayıldığı anlaşılan yeni Ebola türü, özellikle Demokratik Kongo'nun doğusundaki çatışma ortamı nedeniyle kontrol altına alınamıyor.
Bölgedeki silahlı çatışmalar son yıllarda giderek kötüleşirken, 3,4 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Salgının merkez üssü olan askeri kontrol altındaki Ituri eyaletinde ise yaklaşık bir milyon yerinden edilmiş sivil bulunuyor. Uzmanlar, bu yoğun nüfus hareketliliğinin virüsün yayılma hızını artırdığına dikkat çekiyor.
Lojistik hatlar isyancıların elinde
Salgınla mücadelede en büyük engellerden biri de güvenlik zafiyeti olarak öne çıkıyor.
İnsani yardım operasyonları için kritik öneme sahip Goma şehri, Ruanda destekli M23 isyancı grubunun kontrolü altında bulunuyor.
Yardım uçuşları için hayati önem taşıyan Goma havaalanının 2025'in ocak ayından bu yana kapalı olması, sağlık ekiplerinin ve tıbbi malzemelerin bölgeye ulaşmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.
"ABD kendi müdahale gücünü yok etti"
Konyndyk, 2014 yılında Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 11 bin kişinin, 2018'de ise Demokratik Kongo'nun doğusunda 2 bin 300 kişinin öldüğü salgınları hatırlattı.
Eski yetkili, o dönemdeki krizlerin ABD öncülüğündeki uluslararası çabalar ve Dünya Sağlık Örgütü'nün koordinasyonuyla durdurulduğunu vurguladı.
Ancak Konyndyk'e göre mevcut durum Washington yönetiminin son adımları nedeniyle çok daha umutsuz bir tablo çiziyor.
Konyndyk, ABD'nin Demokratik Kongo'ya yardımını bu sene 8 kat azaltması, uluslararası müdahalelerde kilit rol oynayan USAID'i kapatması, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nde (CDC) personel kesintisine gitmesi ve DSÖ'den çekilmesini sert sözlerle eleştirdi.
Eski yetkili, ABD'nin bu kritik dönemde küresel krizlere müdahale kapasitesini kendi elleriyle baltaladığını belirtti.




