ABD Başkanı Donald Trump - Reuters
- Trump, mart ayından bu yana İran ile anlaşmanın yakın olduğunu en az 37 kez söyledi.
- ABD Başkanı, birçok kez anlaşmanın günler veya haftalar içinde tamamlanacağını öne sürdü.
- İran tarafı bazı dönemlerde müzakerelerin varlığını dahi reddetti.
- Taraflar arasında bugüne kadar herhangi bir nihai anlaşma açıklanmadı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yürütülen müzakerelerin başarıyla sonuçlanacağına yönelik açıklamaları aylardır sürüyor.
CNN'in derlemesine göre Trump, mart ayından bu yana İran ile bir anlaşmanın "çok yakın" olduğunu iki ay içinde en az 37 kez dile getirdi. Trump, 7 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tarafların "anlaşmaya çok yaklaştığını" belirterek sürecin iki hafta içinde tamamlanacağını öne sürmüştü.
Ancak aradan geçen iki ayı aşkın sürede taraflar arasında herhangi bir anlaşmaya varılamadı.
Mart ayında başladı
Trump'ın bu yöndeki ilk açıklamalarından biri 23 Mart'ta geldi. Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, İran ile yürütüldüğünü söylediği görüşmelerde "neredeyse tüm temel konularda uzlaşma sağlandığını" ifade etti.
Ancak İran yönetimi o dönemde müzakerelerin varlığını dahi reddetti.
Bir gün sonra Trump, İran'ın anlaşma yapmak konusunda istekli olduğunu savunarak, "Sanırım bunu sona erdireceğiz" dedi. 25 Mart'ta İran'ın "çok kötü şekilde anlaşma yapmak istediğini", 26 Mart'ta ise Tahran yönetiminin "anlaşma için yalvardığını" öne sürdü.
Nisan ayında iyimserlik arttı
Trump'ın açıklamaları nisan ayında daha da iddialı hale geldi.
6 Nisan'da tarafların anlaşmaya çok yaklaştığını ancak süreçte aksama yaşandığını söyledi. Ertesi gün ilan edilen ateşkesin, taraflara nihai anlaşmayı şekillendirmek için iki haftalık bir fırsat sunduğu belirtildi.
15 Nisan'da Fox Business'a konuşan Trump, "Sona çok yaklaşıldığını düşünüyorum" dedi. Bir gün sonra ise gazetecilere, "İran'la anlaşma süreci çok olumlu görünüyor ve bu iyi bir anlaşma olacak" ifadelerini kullandı.
17 Nisan'da yaptığı üç ayrı açıklamada Trump, İran'ın "her şeyi kabul ettiğini", anlaşmanın "bir ya da iki gün içinde" sağlanabileceğini ve taraflar arasında "önemli bir görüş ayrılığı kalmadığını" öne sürdü.
20 Nisan'da Truth Social hesabındaki paylaşımında ise sürecin "nispeten hızlı şekilde tamamlanacağını" savundu.
Mayıs ayında da aynı söylem sürdü
Beklenen sonuç alınamasa da Trump iyimser açıklamalarına devam etti.
30 Nisan'da İran'ın hâlâ "anlaşma yapmak için can attığını" söyleyen Trump, mayıs ayında kısa süreliğine daha temkinli bir dil kullandı.
18 Mayıs'ta Orta Doğu ülkelerinin talebi üzerine askeri operasyonları birkaç gün ertelediğini açıklayan Trump, gerekçe olarak tarafların anlaşmaya "çok yaklaştığını" gösterdi.
Trump, önceki tahminlerinin gerçekleşmediğini de kabul ederek, "Anlaşmaya çok yaklaştığımızı düşündüğümüz dönemler oldu ama sonuç alamadık. Ancak bu kez durum biraz farklı" dedi.
19 Mayıs'ta savaşın "çok hızlı sona ereceğini" söyleyen Trump, 23 Mayıs'ta ise anlaşmanın büyük ölçüde müzakere edildiğini ve yalnızca son detayların kaldığını savundu.
Son açıklama ve sahadaki durum
Trump, pazar günü yaptığı açıklamada İran ile "nihai anlaşmaya çok yakın olduklarını" söyledi. Ancak İran ile İsrail arasındaki son gerilimin süreci riske attığını belirtti.
Axios'a konuşan Trump, "İran ile nihai bir anlaşmaya çok yakınız. Bunun iyi bir anlaşma olacağını düşünüyorum. Şu anda yaşananların süreci raydan çıkarmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca İran'ın müzakerelerde "her şeyi vermeye hazır olduğunu" iddia etti. Buna rağmen taraflar arasında herhangi bir nihai anlaşma açıklanmış değil.
Bölgede gerilim ise sürüyor. ABD ordusuna ait bir AH-64 Apache taarruz helikopterinin Hürmüz Boğazı yakınlarında düştüğü bildirildi. ABD’de düşen helikoptere yanıt olarak İran’a saldırılar düzenledi. İran ise bölgedeki Amerikan üslerine misilleme saldırıları düzenledi.
İsrail ile İran arasında son dönemde yaşanan karşılıklı saldırıların ardından meydana gelen olay, bölgede tansiyonun tamamen düşmediğine işaret etti.
İran tarafı ise olası bir askeri çatışmaya hazır olduklarını belirtirken, Lübnan'da sükunetin olası bir anlaşmanın önemli parçalarından biri olduğunu savunmaya devam ediyor.



