Kaliforniya yangını / 2025 - Flickr
- 2025'te dünya genelinde yanan alan 335 milyon hektar ile 2002'den bu yana en düşük ikinci seviyede kaldı.
- ABD, Kanada, Güney Kore, İspanya, Portekiz ve Birleşik Krallık'ta yaşanan mega yangınlar büyük yıkıma neden oldu.
- Araştırmacılar, iklim değişikliğinin aşırı sıcaklık, kuraklık ve güçlü rüzgar koşullarını artırarak yangın riskini büyüttüğünü belirtti.
- Kanada'daki orman yangınları son üç yıldır rekor düzeyde karbon salımına yol açarken, yangın kaynaklı ekonomik kayıplar sigorta sektörünü de derinden etkiledi.
Bilim insanlarının yayımladığı yeni araştırmaya göre, 2025 yılında dünya genelinde yangınlardan etkilenen toplam alan 335 milyon hektar olarak kaydedildi. Bu rakam, 2002 yılından bu yana ölçülen en düşük ikinci seviye oldu.
Araştırmacılar, küresel ölçekteki düşüşün temel nedenlerinden birinin Afrika'da tarım alanlarının genişlemesi olduğunu belirtti. Tarım arazilerinin savan ekosistemlerini bölmesi, büyük çaplı yangınların yayılmasını zorlaştırdı.
Ancak uzmanlar, küresel toplamın düşmesinin yangınların etkisinin azaldığı anlamına gelmediğini vurguluyor.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
ABD ve Avrupa'da yıkıcı yangın sezonu
Araştırmaya göre 2025 yılı özellikle gelişmiş ülkelerde son derece yıkıcı yangınlara sahne oldu.
ABD'nin Kaliforniya eyaletinde meydana gelen Palisades ve Eaton yangınları, ülke tarihinin en yıkıcı yangınları arasında gösterildi. Yangınlar çok sayıda evin, iş yerinin ve altyapı tesisinin zarar görmesine neden oldu.
Birleşik Krallık'ta ise İskoçya'da çıkan ve 100 bin hektardan fazla alanı etkileyen "mega yangın", ülke tarihindeki en büyük yangın felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
İspanya ve Portekiz'de toplamda yarım milyon hektardan fazla alan yanarken, Güney Kore de tarihinin en ölümcül ve en büyük yangın sezonunu yaşadı.
İklim değişikliği yangınları daha tehlikeli hale getiriyor
Araştırmanın başyazarı ve iklim bilimci Matthew Jones, küresel ölçekte daha az alan yanmasına rağmen yangınların insan hayatı üzerindeki etkilerinin giderek ağırlaştığını söyledi.
Jones, "Küresel olarak sakin görünen bir yangın yılı bile son derece yıkıcı olabilir. Toplam yanan alan ile gerçek dünyadaki etkiler arasında giderek büyüyen bir kopukluk görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bilim insanlarına göre iklim değişikliği; kuraklık, aşırı sıcaklık ve güçlü rüzgar koşullarını artırarak yangınların daha hızlı yayılmasına neden oluyor. Özellikle yerleşim alanları ile doğal alanların kesiştiği bölgelerde risk daha da yükseliyor.
Kanada'da karbon salımı alarm veriyor
Küresel ölçekte yangın kaynaklı karbon emisyonları düşüş gösterse de Kanada'da durum farklı seyrediyor.
Araştırmaya göre Kanada'da orman yangınlarından kaynaklanan karbon salımı üst üste üçüncü yıl da rekor seviyelerde gerçekleşti.
2023 yılından bu yana Kuzey Amerika'nın boreal ormanlarından atmosfere yaklaşık 4 milyar ton karbondioksit salındı. Bu miktar, önceki 15 yıllık dönemin toplam emisyonunu geride bıraktı.
Uzmanlar, bu durumun iklim değişikliğini daha da hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Yangın dumanı binlerce ölüme yol açıyor
Araştırmacılar, yangınların yalnızca doğrudan etkilerinin değil, duman kaynaklı sağlık sorunlarının da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.
2023 yılında Kanada'daki yangınlardan yayılan dumanın neden olduğu hava kirliliğinin yaklaşık 82 bin kişinin ölümüne katkıda bulunduğu tahmin ediliyor.
Yangınlardan çıkan zehirli partiküllerin yalnızca Kanada ve ABD'yi değil, Avrupa ve Afrika'nın bazı bölgelerini de etkilediği belirtiliyor.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Sigorta sektöründe büyük kayıplar
Araştırmaya göre 2025 yılında meydana gelen hava olaylarına bağlı sigortalı zararların yüzde 38'inden fazlası yangınlardan kaynaklandı.
Uzmanlar, özellikle gelişmiş ülkelerde yerleşim alanlarına ulaşan büyük yangınların ekonomik maliyetinin her geçen yıl arttığını vurguluyor.
Araştırmacılar, yangınlarla mücadelede yalnızca yangın sayısını azaltmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda toplumların ve doğal alanların aşırı hava olaylarına karşı daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini ifade ediyor.


