Asya-Pasifik’te güvenlik arayışı: Ülkeler savunma ağlarını genişletiyor

Çin’in hızla artan askeri gücü ve ABD’nin bölgedeki uzun vadeli bağlılığına ilişkin soru işaretleri, Hint-Pasifik ülkelerini yeni savunma ortaklıkları kurmaya yöneltti.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 01.06.2026 - 09:55

NSosyal Logo
Asya-Pasifik’te güvenlik arayışı: Ülkeler savunma ağlarını genişletiyor
  • Hint-Pasifik ülkeleri Çin’in yükselen askeri etkisine karşı savunma iş birliklerini artırıyor.
  • ABD, müttefiklerinden daha fazla savunma harcaması ve sorumluluk üstlenmelerini talep ediyor.
  • Japonya, Filipinler, Kanada ve Yeni Zelanda bölgesel güvenlik ağlarını genişletiyor.

Çin ile ABD arasındaki stratejik rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde Hint-Pasifik ülkeleri savunma kapasitelerini artırırken, birbirleriyle daha yakın askeri ilişkiler kurarak bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor. Singapur’da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu, bu dönüşümün en net şekilde ortaya konduğu platformlardan biri oldu.

ABD’den müttefiklere savunma harcaması çağrısı

Asya’nın en önemli güvenlik forumlarından biri olarak kabul edilen Shangri-La Diyaloğu’nda konuşan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Çin’in askeri kapasitesindeki hızlı büyümenin “haklı bir alarm” yarattığını söyledi. Hegseth, bölgedeki müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları ve güvenlik yükünü daha fazla paylaşmaları gerektiğini vurguladı.

ABD’nin bölgedeki ortaklarından savunma bütçelerini gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 3,5’ine çıkarmalarını beklediğini belirten Hegseth, Washington’un kendi ordusuna 1,5 trilyon dolarlık yatırım planladığını ifade etti. “ABD’nin zengin ülkelerin savunmasını sübvanse ettiği dönem sona erdi” diyen Hegseth, müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

Ancak forumda birçok yetkili, Washington’un dikkatinin İran başta olmak üzere Orta Doğu’daki krizlere kayabileceği yönündeki endişelerini de dile getirdi. Hegseth ise ABD’nin aynı anda hem Orta Doğu’da hem de Asya-Pasifik’te etkin rol oynayabileceğini söyledi.

Filipinler ve Japonya bölgesel ağın merkezinde

Reuters’a konuşan Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro, bölgedeki savunma bakanlarının kendi askeri kapasitelerini hızla geliştirme konusunda görüş birliği içinde olduklarını belirtti. Teodoro, Filipinler’in Japonya, Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda ile savunma ilişkilerini güçlendirdiğini söyledi.

Teodoro’ya göre bu iş birlikleri ABD’nin geleneksel güvenlik rolünü zayıflatmak yerine destekliyor. Filipinli bakan, “Ortak tehdit algısı nedeniyle daha fazla aktörün caydırıcılık sürecine katılması ABD’nin taahhüdünü daha da sağlamlaştırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Japonya ise bölgesel savunma ağının merkez ülkelerinden biri olmayı hedefliyor. Japon Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi, Tokyo’nun daha yakın bölgesel iş birliği için bir “bağlantı noktası” görevi üstlenmek istediğini söyledi.

Japonya silah ihracatında yeni dönem başlattı

Tokyo yönetimi Nisan ayında onlarca yılın en kapsamlı savunma ihracatı reformunu hayata geçirerek savaş gemileri, füzeler ve diğer savunma sistemlerinin ihracatının önünü açtı. Böylece Japonya, yalnızca kendi savunmasını güçlendiren bir aktör olmaktan çıkıp bölgesel güvenlik kapasitesinin artırılmasında aktif rol üstlenmeyi amaçlıyor.

Koizumi, Shangri-La Diyaloğu’nda yaptığı konuşmada Japonya’nın “yeni militarizm” suçlamalarını reddetti ve Çin’in şeffaf olmayan şekilde hızla silahlandığını savundu. Japon bakan, ülkesinin uluslararası hukuk ve açık uluslararası düzen ilkelerine bağlı kaldığını vurguladı.

Kanada ve Yeni Zelanda’dan daha fazla askeri katılım

Kanada Genelkurmay Başkanı General Jennie Carignan, ülkesinin Hint-Pasifik bölgesindeki askeri varlığını artırdığını açıkladı. Kanada kuvvetlerinin Japonya ve Filipinler ile siber güvenlik ve deniz tatbikatlarında iş birliği yaptığı, Endonezya ordusuna da eğitim desteği sağladığı belirtildi.

Yeni Zelanda Savunma Bakanı Judith Collins hükümetinin donanma kapasitesini modernize etmeyi değerlendirdiğini açıklarken, Wellington yönetimi de Beş Güç Savunma Düzenlemesi (FPDA) kapsamındaki iş birliklerini daha yoğun seviyeye taşımaya hazırlanıyor.

Çin kaynaklı güvenlik kaygıları derinleşiyor

Bölgedeki güvenlik endişelerinin merkezinde Çin’in artan askeri faaliyetleri bulunuyor. Pekin yönetimi son yıllarda savunma bütçesini artırırken özellikle Güney Çin Denizi ve Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerini yoğunlaştırdı.

Çin ordusu son olarak tartışmalı Scarborough Sığı çevresinde devriyeler düzenledi. Bu gelişme, Filipinler’in Çin’i “ciddi tehdit” olarak tanımlamasının hemen ardından yaşandı. Pekin, Güney Çin Denizi’nin büyük bölümünde hak iddia etmeyi sürdürürken bölge ülkeleri bu yaklaşımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor.

Bölge ülkeleri ABD’den başka alternatifler arıyor

Shangri-La Diyaloğu’na katılan birçok Asyalı yetkili, ABD’nin Hint-Pasifik’e olan bağlılığının sürdüğüne inandıklarını ifade etti. Japon Savunma Bakanı Koizumi, Washington’un bölgedeki taahhüdünün “sarsılmaz” olduğunu söyledi.

Buna rağmen Singapur Savunma Bakanı Chan Chun Sing, mevcut ortamda benzer görüşlere sahip ülkelerin daha esnek ortaklıklar geliştirmesi gerektiğini belirtti. Chan, “istekli ve yetenekli ülkelerden oluşan koalisyonların” yeni güvenlik sorunlarına çözüm üretmede kritik rol oynayacağını ifade etti.

Uzmanlara göre ortaya çıkan tablo, ABD’nin bölgedeki lider rolünü koruduğu ancak Hint-Pasifik ülkelerinin olası belirsizliklere karşı kendi çok taraflı savunma ağlarını oluşturmaya başladığı yeni bir güvenlik dönemine işaret ediyor.

Kaynak:

Reuters

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner