ABD Başkanı Donald Trump - NYT
- New York Times muhabirlerinin yakında çıkacak yeni kitabı, Beyaz Saray'daki gizli Epstein paniğini gözler önüne serdi.
- Trump'ın yardımcılarının olağanüstü kriz toplantıları yaptığı ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in her şeyi yayınlamayı önerdiği belirtildi.
- Başkan Trump'ın konunun üstünü örtmek istediği ve hakkında çıkacak haberleri engellemek için gazete yöneticilerini arayıp tehdit ettiği iddia edildi.
- Gizli bir rapora göre Epstein skandalı, Amerikalı seçmenler için suç ve ordunun da üstünde ülkedeki en mühim 6. siyasi mesele.
ABD siyasetini sarsan Jeffrey Epstein skandalının, Beyaz Saray'ın kapalı kapıları ardında ne kadar büyük bir paniğe yol açtığı ortaya çıktı.
The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan'ın 23 Haziran'da yayımlanacak "Regime Change" adlı kitabı, Trump yönetiminin ikinci döneminde bu krizi nasıl yönetmeye çalıştığını gün yüzüne çıkarıyor.
Kriz Odası'nda gizli toplantılar
Kitaptan yayımlanan alıntılara göre, Trump'ın üst düzey yardımcıları Epstein dosyalarının sızmasından öylesine korktu ki, hasar kontrolü toplantıları için Beyaz Saray'ın gizli Kriz Odası'na sığındı.
Geçen yaz düzenlenen bu gerilimli toplantılara Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Kalem Müdürü Susie Wiles gibi kilit isimler de katılarak büyüyen skandalın nasıl yönetileceğini tartıştı.
Başkan yardımcısı her şeyi yayınlamak istedi
İddiaya göre Başkan Yardımcısı Vance, Trump'ı ima eden kesitler de dahil olmak üzere tüm Epstein dosyalarının bir an önce açıklanmasını önerdi ve bunun için defalarca baskı yaptı.
Vance, dosyaların kamuoyuna sunulmasının Beyaz Saray'a seçmenin gözünde şeffaflık konusunda itibar kazandıracağını savundu.
Vance, bir adım ileri giderek ünlü sunucu Tucker Carlson'ın hapishanedeki Epstein suç ortağı Ghislaine Maxwell ile röportaj yapmasını ve Maxwell'in "Trump'ın Epstein ile hiçbir yasa dışı faaliyete karışmadığını" söylemesini planladı.
Vance'e göre Epstein krizi 2024'te Trump-Vance adaylığını destekleyen genç seçmenleri yabancılaştırıyordu. Vance'in önerileri Trump ekibi tarafından dikkate alınmadı ve Trump'ın kendisinin de "Epstein meselesinin tamamen örtbas edilmesini istediği" belirtildi.
Trump "örtbas edilsin" istedi
Kitaptaki ifşalara göre, yardımcılarının aksine Başkan Trump konunun tamamen kapatılmasını istiyordu ve Epstein'den bahseden herkese sert tepki gösteriyordu.
Dönemin FBI Başkan Yardımcısı Dan Bongino personele, yaşanan fiyaskoyu Reagan dönemi hükümetinin İran ve kontralara silah kaçakçılığı skandalına atıfta bulunarak "Bu, Başkan Trump'ın İran-Kontra skandalı olacak" sözleriyle değerlendirdi.
Başkan kurumları yıkabilir, federal hükümeti düşmanlarına karşı yönlendirebilir ve dünyanın en zengin adamlarını övgülerle Oval Ofis'e getirebilirdi. Ama anlaşıldığı üzere, Jeffrey Epstein'ı ortadan kaldıramadı.
Adalet Bakanlığı'nın zirvesindeki ilişkilerin "işlevsizliğin ötesine" geçtiğini belirten yazarlar, yaşanan krizi şu sözlerle özetliyor: "Başkan kurumları ortadan kaldırabilir, federal hükümeti düşmanlarına karşı kullanabilir, dünyanın en zengin insanlarını yalakacı yapabilirdi. Ancak anlaşıldı ki Jeffrey Epstein'i yok edemedi."
WSJ haberini engelleme girişimi
Bir diğer çarpıcı iddiaya göre Trump, Epstein ile ilişkisini ve ona gönderdiği müstehcen bir mektubu haberleştirmeye hazırlanan The Wall Street Journal'ı bizzat engellemeye çalıştı.
Gazetenin sahibi Rupert Murdoch, News Corp. CEO'su Robert Thomson ve Genel Yayın Yönetmeni Emma Tucker'ı bizzat arayan Trump, dava açma tehdidinde bulundu. Trump'ın, İngiliz asıllı Tucker'a bağırarak onun "Amerika'dan nefret ettiğini" söylediği iddia edildi.
WSJ haberi yayınlama planından vazgeçmedi.
Seçmenler için hala önemli
Skandalı yönetmek için harcanan bir yıllık çabanın ardından, Mart 2026'da hazırlanan gizli bir anket raporu krizin vahametini gözler önüne serdi.
Trump'ın anketörü Tony Fabrizio tarafından hazırlanan rapora göre, Epstein dosyaları seçmenler nezdinde suç ve ordudan bile daha önemli hale gelerek en mühim 6. siyasi mesele sırasına yerleşti.
Anketör, Epstein skandalının bir yıl sonra bile seçmenler üzerinde "gerçek bir negatif etki" oluşturduğu konusunda Beyaz Saray'ı uyardı.




