Berlin2de düzenlenen Gazze protestosu - Al Jazeera
- Yedioth Ahronoth'a göre İsrail, hükümet üyelerinden şirketlere kadar uzanan yaptırımlar ve boykotlarla "dünyanın en çok boykot edilen ülkesi" konumuna geldi.
- Gazze'ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023'ten sonra Avrupa ülkeleri ve BDS hareketinin öncülüğündeki baskılar hız kazandı; diplomatik, ekonomik ve kültürel alanlarda eş zamanlı yaptırımlar devreye alındı.
- Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç; aşırı sağcı İsrailli bakanlar, yerleşimciler ve bağlantılı kuruluşlara giriş yasakları, mali kısıtlamalar ve yatırım engelleri uyguladı.
- Avrupa Birliği içerisinde İsrailli bakanlara yönelik yeni yaptırımlar tartışılırken, İsrail basını hükümetin artan uluslararası tecride karşı etkili bir strateji geliştiremediğini belirtiyor.
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ülkenin son dönemde uluslararası alanda artan yaptırım ve boykotlarla karşı karşıya kaldığını yazdı.
Gazeteye göre, Avrupa ülkeleri ile Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) hareketinin yürüttüğü kampanyalar, İsrail'in uluslararası meşruiyetini sorgulayan yeni bir dönemin kapısını araladı.
Haberde, hükümet yetkilileri, yasa dışı yerleşim faaliyetlerinde bulunan İsrailliler ve bu yapılarla bağlantılı kuruluşların eş zamanlı olarak hedef alındığı ifade edildi.
Gazete, bu süreci "uluslararası yaptırım tsunamisi" olarak nitelendirdi.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
Gazze savaşı sonrası baskılar hızlandı
İsrail'e yönelik boykot girişimlerinin geçmişi uzun yıllara dayansa da, Ekim 2023'te Gazze'ye yönelik saldırıların başlamasının ardından süreç önemli ölçüde hız kazandı.
Uluslararası kamuoyunda artan tepkiler, özellikle Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti ve Filistin topraklarının gasp edilmesine ilişkin görüntülerle daha da büyüdü.
Yedioth Ahronoth'a göre artık mesele yalnızca İsrail'i müzakere masasına oturtmak değil, ülkenin küresel sistem içerisindeki konumunu yeniden tartışmaya açmak.
Avrupa'dan koordineli yaptırımlar
Fransa, İngiltere, Kanada, Avustralya, İtalya, Yeni Zelanda ve Norveç'in koordineli biçimde çeşitli yaptırımlar uyguladığı belirtildi.
Bu kapsamda Fransa, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'e giriş yasağı getirdi.
İngiltere, Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin finansman ağlarını hedef alan yaptırım planı açıkladı.
Kanada, bazı İsraillilere ve kuruluşlara mali kısıtlamalar ile giriş yasakları uyguladı.
Avustralya ve Yeni Zelanda da çeşitli İsrailli isimleri yaptırım listelerine ekledi.
Norveç Varlık Fonu'nun bazı İsrailli şirketlerden yatırımlarını çekmesi dikkat çekti.
AB içerisinde de Ben-Gvir ve Smotrich gibi isimlere yönelik bireysel yaptırımların genişletilmesi konusunda görüşmelerin sürdüğü kaydedildi.
Boykot kültür ve spora da yayıldı
Gazeteye göre boykot girişimleri yalnızca siyasi alanla sınırlı kalmadı.
İsrail vatandaşlarının bazı ülkelerde dışlanması, sanatçıların İsrail'deki etkinlikleri iptal etmesi ve yazarların eserlerinin İbraniceye çevrilmesine izin vermemesi gibi adımların sayısı arttı.
Ayrıca İsrail'in Eurovision ve FIFA gibi uluslararası organizasyonlardan çıkarılmasına yönelik kampanyaların da güç kazandığı belirtildi.
BDS hareketinin küresel ölçekte yürüttüğü faaliyetlerin, İsrail'in uluslararası imajına ciddi zarar verdiği ifade edildi.
Yerleşimci şiddeti yaptırımları körükledi
Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırılar ve mülk tahribatlarına ilişkin raporlar ile sosyal medyada yayılan görüntüler, uluslararası tepkileri artıran başlıca unsurlar arasında gösterildi.
İsrailli yerleşimcilerin saldırıları sırasında güvenlik güçlerinin yeterli müdahalede bulunmadığı yönündeki iddialar da yaptırım çağrılarını güçlendirdi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin hazırladığı kara listenin, işgal altındaki bölgelerde faaliyet gösteren şirketleri hedef alması da ekonomik baskının boyutunu ortaya koydu.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
İsrail etkili karşılık veremiyor
Yedioth Ahronoth, mevcut durumun önceki dönemlerden farklı olduğuna dikkat çekti.
Gazeteye göre daha önceki uluslararası girişimler İsrail'i iki devletli çözüm müzakerelerine zorlamayı hedeflerken, bugün ortaya çıkan tablo İsrail'in küresel meşruiyetini doğrudan tartışmaya açıyor.
Haberde, İsrail hükümetinin büyüyen boykot ve yaptırım dalgasına karşı şu ana kadar etkili bir yanıt üretmekte zorlandığı değerlendirmesi yapıldı.



