- CHP'deki iç tartışmaların sokak eylemlerine ve provokasyonlara dönüşmemesi için ana muhalefete "iç arınma" çağrısı yapıldı.
- İsrail'in Siyonist yayılmacı senaryolarına karşı Türkiye'nin köklü devlet geleneğiyle en güçlü engel olduğu vurgulandı.
- ABD Başkanı Trump'ın iddiaları üzerinden Washington yönetimine "Orta Doğu'dan derhal çekil ve savaşı bitir" denildi.
- Yolsuzluk ve rüşvete bulaşan belediye başkanlarının parti ayrımı yapılmaksızın siyasetten tamamen temizlenmesi istendi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Meclis Grup Toplantısı'nda iç ve dış politikaya yönelik çok kritik değerlendirmelerde bulunuldu. Konuşmada, CHP'de yaşanan olağanüstü kurultay ve imza hareketliliği "bölünmüşlük algısı" olarak eleştirilirken; küresel ölçekte ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş sarmalı ile yurt içindeki belediyelerde yaşanan yolsuzluk operasyonlarına karşı "temiz siyaset" vurgusu ön plana çıktı.
Cumhuriyet Halk Partisi sokak çağrılarından vazgeçerek kendi içinde durulmalıdır
Ülkemizin siyasi tansiyonun yüksek seyrettiği bir süreçten geçtiği bu günlerde, manevi iklimiyle huzur vesilesi olması gereken bayram dönemi muhalefet eliyle kutuplaşmaya alet edilmiştir. Yaşanan son gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru hızla ilerlemektedir.
Türkiye'nin milli güvenliği ve terörsüz Türkiye süreci açısından siyasi istikrarın korunması, sokak provokasyonlarının engellenmesi en büyük beklentimizdir. "Olaylar sokağa taşıp fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir."
Mahkeme kararlarına karşı sokağı adres göstermek yerine, hukuki mekanizmaların işletilmesi ve yargı süreçlerinin netleşmesi beklenmelidir. "Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir."
Siyonist yayılmacılık vizyonuna karşı yegane kurumsal güç Türk devletidir
Coğrafyamız, marjinal ideolojik sapkınlıklarla yönetilen İsrail'in bölgeyi etnik ve dini parçalara bölerek Siyonist yayılmacı senaryoları hayata geçirmesi tehdidi altındadır. Bu tehlikeli emperyalist planların ana hedefi, asırlar boyunca İslam'ın bayraktarlığını yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti devletidir.
Tarih boyunca insanlığa huzur ve adalet getiren Türk devlet yapısı, bu coğrafyadaki en sağlam ahlaki ve hukuki temeldir. "Nitekim Kınalızade Ali Çelebi'nin insanı anlatan Daire-i Adliyye'sinde belirttiği gibi, 'Dünyanın ferman nizamı adalettir. Dünya bir bahçe ise duvarı devlettir.'"
Bilge Tonyukuk'un, "Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik. Düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi, biz de hepsini yakacak ateş idik" sözü hafızalardadır. Türkiye'yi hedef alan her türlü kirli tezgah, milletimizin imanla yoğrulmuş iradesi karşısında mutlaka darmadağın olacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri bölgeden çekilmeli ve küresel sistem yenilenmelidir
Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların daha fazla uzamaması, bölge halklarının ve küresel ekonominin felaket senaryolarına mahkum edilmemesi gerekmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, bölgedeki askeri varlığını sonlandırarak barışın önünü açmakla yükümlüdür.
"Trump mademki, 'İran'da vurmadık bir şey kalmadı.' diyor; mademki, 'İran artık toparlanamaz.' diyor; madem, 'Tüm üretim hatlarını, füze rampalarını, askeri tesisleri yok ettim.' diyor; o halde savaşı bitirsin, bölge halkı nefes alsın, küresel ekonomi kriz sarmalına girmeden toparlansın, insanlık daha fazla endişe etmesin."
Küresel kurumların yetersizliği karşısında başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm sistemin daha adil şartlarda yeniden inşa edilmesi konuşulmalıdır. Öncelikle de İsrail'in barbar rejiminin değiştirilmesi ve Netanyahu başta olmak üzere tüm suçluların cezalandırılması adalet gereğidir.
Yolsuzluğa ve yozlaşmaya bulaşan yerel yöneticiler hukuk önünde hesap vermelidir
Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasi hayatında ilkeli, seviyeli, dürüst ve temiz bir yönetim anlayışının yerleşmesine çok büyük bir önem atfetmektedir. Kamu menfaatlerini gözetecek temiz bir toplum yapısının inşası için ahlaki kuralların eğitimin her kademesinde yerleşmesi temel amacımızdır.
Vatandaşın oyuyla seçilip kamu kaynaklarını şahsi menfaatleri için usulsüzce kullanan belediye başkanlarının durumu tam bir düşkünlük halidir. "Bunlar hangi siyasi partiye ait olursa olsun hem topluma hem de içinde bulunduğu camiaya zarar vermektedir. Türk siyasetini kirleten bu kişiler, yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir."
Sorumluluk makamındaki kişilerin çürümenin başaktörü olması kabul edilemez bir durumdur ve bu noktada en büyük arınmayı muhalefet yapmalıdır. Siyasetin finansmanından parti ilkelerine kadar tüm rejim gözden geçirilmeli, sistemin ruhuna uygun yasal şeffaflık düzenlemeleri hızla hayata geçirilmelidir.

