JD Vance - Reuters
- JD Vance, İsrail’in ABD siyasetini etkilemeye çalıştığını söyledi.
- ABD çıkarlarının her zaman İsrail’le örtüşmediğini vurguladı.
- Trump ile Binyamin Netanyahu arasında İran konusunda görüş ayrılığı olduğunu açıkladı.
- İsrail eleştirilerinin otomatik olarak Yahudi karşıtlığı sayılamayacağını belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, yazar ve podcast yayıncısı Allie Beth Stuckey’nin programında, İsrail’in Washington üzerindeki etkisine ilişkin soruya açık bir yanıt verdi.
Vance, “Elbette İsrail, diğer birçok ülke gibi Amerikan siyasetini etkilemeye çalışıyor” diyerek bunun olağan bir diplomatik davranış olduğunu ifade etti.
Ancak ABD liderlerinin karar alırken, izlenen gündemin Amerikan çıkarlarına mı yoksa başka ülkelerin çıkarlarına mı hizmet ettiğini dikkatle değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Trump ve Netanyahu arasında İran anlaşmazlığı
Vance, ABD çıkarlarının her koşulda İsrail’in çıkarlarıyla aynı olmadığını vurguladı. Bu kapsamda, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında İran meselesinde bazı görüş ayrılıkları bulunduğunu aktardı.
İki ülke ilişkisini İngiltere ile Fransa arasındaki stratejik ortaklığa benzeten Vance, yakın müttefik olunmasının tüm konularda tam mutabakat anlamına gelmediğini ifade etti.
“İsrail eleştirisi antisemitizm değildir”
Vance, Netanyahu hükümetinin politikalarını eleştirmenin otomatik biçimde antisemitizm olarak yorumlanmaması gerektiğini de söyledi.
İsrail’in görüşlerinin önemli olduğunu ancak hükümet politikalarına yönelik eleştirilerin Yahudi karşıtlığıyla aynı şey olmadığını belirten Vance, bu ayrımın korunması gerektiğini ifade etti.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
İran mutabakatına destek verdi
Vance, ABD ile Iran arasında varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Anlaşmanın İran’a doğrudan büyük kazanımlar sağlamadığı görüşünü savunan Vance, Tahran’ın yükümlülüklerini yerine getirmeden herhangi bir fayda elde edemeyeceğini söyledi.
Anlaşmanın temel hedefleri arasında Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD kazanımlarının korunması ve Tahran ile daha istikrarlı ilişkiler kurulmasının yer aldığını belirtti.
Vance ayrıca mutabakat sonrası petrol fiyatlarındaki düşüşe dikkat çekerek, anlaşmanın ABD açısından somut ekonomik sonuçlar üretmeye başladığını savundu.




