Adıyaman'da yarım asırlık zanaat: Semerci Mehmet Usta
Adıyaman’da yaşayan 70 yaşındaki Mehmet Ulucan, dedesi ve babasından miras aldığı semercilik mesleğini 50 yılı aşkın süredir azimle sürdürüyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 24.02.2026 - 13:22
- Mehmet Ulucan, ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi olarak bu ata yadigarı mesleği omuzlarında taşıyor.
- Yük ve binek hayvanları için semer, palan (eyer) ve heybe üreten usta, hiçbir aşamada makine kullanmıyor. Her dikiş, her düğüm tamamen el emeği ve göz nuru.
- Eskiden dükkan önünde kuyruk olan köylülerin yerini şimdilerde sadece engebeli arazide çalışan çobanlar ve traktörün giremediği yerlerde üretim yapan üreticiler almış durumda.
- Şimdilerde en çok dağda hayvan otlatan çobanlar; azıklarını, yiyecek ve içeceklerini güvenle taşımak için Ulucan'ın dayanıklı heybe ve palanlarını tercih ediyor.
Üç kuşaklık mirasın son bekçisi
Mehmet Ulucan’ın hikayesi, çocukluk yıllarında babasının yanında çırak olarak başlamış. Üçüncü kuşak olarak devraldığı bu mesleği yarım asırdır kesintisiz sürdüren usta, her sabah gün doğarken dükkanını açıyor.
Yük ve binek hayvanları için hayati öneme sahip olan semer, palan ve heybe gibi ekipmanları geleneksel yöntemlerle üreten Ulucan, makineleşmenin hakim olduğu günümüzde tamamen el işçiliğine sadık kalıyor.
"Köylünün eli ayağıydı, şimdi teknolojinin gölgesinde"
Geçmişte semerciliğin bir ulaşım ve lojistik sektörü kadar değerli olduğunu belirten Ulucan, mesleğin geçirdiği değişimi toplumsal bir perspektifle değerlendiriyor.
Eskiden köylülerin dağdaki işlerini yürütmek, yük taşımak ve geçimlerini sağlamak için tek çaresinin hayvan gücü ve dolayısıyla bu ekipmanlar olduğunu ifade eden usta, traktörlerin ve modern makinelerin yaygınlaşmasıyla zanaatına olan ihtiyacın her geçen gün azaldığına dikkat çekiyor.
Çobanların ve dağ köylülerinin vazgeçilmezi
Her ne kadar teknoloji ilerlese de Mehmet Usta’nın işleri tamamen durmuş değil. Özellikle sarp dağ yamaçlarında sürülerini otlatan çobanlar; azıklarını, yiyeceklerini ve eşyalarını taşımak için hala Mehmet Usta’nın elinden çıkan dayanıklı heybelere ve hayvanın canını yakmayan özel yapım palanlara güveniyor.
Traktörün ulaşamadığı, doğanın engebeli olduğu bölgelerde Mehmet Ulucan’ın el emeği ürünleri hala hayati bir işlev görüyor.
Bir devrin kapanma endişesi
Adıyaman’daki bu tarihi dükkan, sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda yaşayan bir müze niteliği taşıyor. Ancak Mehmet Usta’nın en büyük üzüntüsü, kendisinden sonra bu zanaatı devralacak bir çırağın yetişmemesi.
"Elimizden geldiğince yaşatıyoruz" dediği mesleği, kendisiyle birlikte tarihin tozlu raflarına kalkma tehlikesiyle karşı karşıya olan usta, son ana kadar çekicini sallamaya kararlı.
Kaynak:
GDH Haber
etiketler
İLGİLİ HABERLER
Bursa’nın yaşayan hazinesi: "Üç etek" geleneğini oyuncak bebeklerle yaşatıyor
Kolombiya'da Türkiye rüzgarı: Bogota'da "Türk Haftası" etkinliği düzenlendi
Semercilik kelimesinin anlamı nedir? Semercilik kelimesinin özellikleri nelerdir?
Çocuk Sinema Şenliği başlıyor: 23-26 Nisan’da biletler 120 TL
Türk sinemasına dev yatırım: Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmine rekor destek
Ürdün’de 23 Nisan coşkusu: Osmanlı mirası Hicaz Demir Yolu’nda tarihi kutlama
DİĞER HABERLER
Bursa’nın yaşayan hazinesi: "Üç etek" geleneğini oyuncak bebeklerle yaşatıyor
Çocuk Sinema Şenliği başlıyor: 23-26 Nisan’da biletler 120 TL
Ürdün’de 23 Nisan coşkusu: Osmanlı mirası Hicaz Demir Yolu’nda tarihi kutlama
Kolombiya'da Türkiye rüzgarı: Bogota'da "Türk Haftası" etkinliği düzenlendi
Toliara’da ritmin zaferi: Tsapiky festivali Madagaskar’ı ayağa kaldırdı
Türk sinemasına dev yatırım: Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmine rekor destek
Türkiye ve Hindistan arasında sinema işbirliği için yeni yol haritası
"Yeşilçam Ustalarına Saygı" serisinin ilk konuğu Halit Akçatepe oldu
Çölün ortasında gül mucizesi: Kayrevan’da Şam gülü hasadı başladı
Londra’da Paskalya neşesi: Greenwich sokaklarında "sandalye kaldırma" ritüeli

