Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Ağzına düşmek ifadesinin sözlükteki anlamı nedir? Ağzına düşmek sözü nerede kullanılır?

Dilimizin derinliklerinden gelen ve anlatımı güçlendiren ağzına düşmek ifadesi, kültürümüzde önemli bir yere sahip. Peki, dilimizin zenginliklerinden biri olan ağzına düşmek ifadesinin sözlükteki anlamı nedir?

Son Güncelleme: 04.04.2026 - 05:00

editor avatar
gdh

Editör

NSosyal Logo
Ağzına düşmek ifadesinin sözlükteki anlamı nedir? Ağzına düşmek sözü nerede kullanılır?

Türkçenin ifade gücünden tam olarak yararlanmak, kelimeleri yerli yerinde ve doğru anlamlarıyla kullanmayı gerektirir. Bir sözcüğün cümle içindeki tek bir duruşu bile, o cümlenin bütün anlamını değiştirebilecek güce sahiptir. Vatandaşlar arasında ağzına düşmek ifadesinin sözlük anlamı ve doğru yazılışı merak konusu.

Ağzına düşmek ifadesinin anlamı nedir?

Türk Dil Kurumu'nun güncel veri tabanı esas alındığında, ağzına düşmeğin tanımlanmış manası aşağıda yer almaktadır.

  • Dile düşmek

Ağzına düşmek nerelerde kullanılır? Ağzına düşmek ile kurulan cümleler

Metin içerisinde bu sözcüğün kullanımına dair verilen spesifik örnek aşağıda görülmektedir.

  • Doğrusu ben ne güzelliğimin ne de ilmimin kimsenin ağzına düşmesine razı değilim.

Ağzına düşmek ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler

Dilimizde bu ağzına düşmek ifadesi ile ilişkilendirilen birden fazla atasözü ve deyim kaydı vardır.

  • Ağız (veya ağzını) açmak
  • Ağız (veya ağzını) büzmek
  • Ağız açtırmamak
  • Ağız aramak (veya yoklamak)
  • Ağız burun birbirine karışmak
  • Ağızda dağılmak
  • Ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın
  • Ağızda sakız gibi çiğnemek
  • Ağız değiştirmek
  • Ağız dil vermemek
  • Ağız eğmemek
  • Ağız etmek
  • Ağız kullanmak
  • Ağız satmak
  • Ağız tamburası çalmak
  • Ağız yapmak
  • Ağız yaymak
  • Ağız yer, yüz utanır
  • Ağza (veya ağızlara) düşmek
  • Ağza alınmaz (veya alınmayacak)
  • Ağza almamak
  • Ağza tat, boğaza feryat
  • Ağzı (veya ağzı dili) kurumak
  • Ağzı burnu yerinde
  • Ağzı çirişçi çanağı
  • Ağzı çirişçi çanağına dönmek
  • Ağzı dili bağlanmak
  • Ağzı dili tutulmak
  • Ağzı dolu dolu konuşmak
  • Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur
  • Ağzı kilitlenmek
  • Ağzı köpürmek
  • Ağzı kulaklarına varmak
  • Ağzı kurusun
  • Ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
  • Ağzına ... koymamak
  • Ağzına almak
  • Ağzına almamak
  • Ağzına atmak
  • Ağzına bakakalmak
  • Ağzına baktırmak
  • Ağzına biber sürerim (veya çalarım)
  • Ağzına bir kemik atmak
  • Ağzına bir lokma koymamak
  • Ağzına bir parmak bal çalmak
  • Ağzına bir zeytin verir, altına (veya ardına) tulum tutar
  • Ağzına burnuna bulaştırmak
  • Ağzına etmek
  • Ağzına geldiği gibi
  • Ağzına geleni söylemek
  • Ağzına gem vurmak
  • Ağzına kilit takmak (veya vurmak)
  • Ağzına kira istemek
  • Ağzına layık
  • Ağzına sağlık
  • Ağzına sakız olmak
  • Ağzına sıçmak
  • Ağzına sürmemek
  • Ağzına takılmak
  • Ağzına taş almak
  • Ağzına tıkmak
  • Ağzına tükürmek
  • Ağzına verilmesini beklemek (veya istemek)
  • Ağzına volta almak
  • Ağzına vur, lokmasını al
  • Ağzına yakışmamak
  • Ağzına yüzüne bulaştırmak
  • Ağzında bakla ıslanmamak
  • Ağzında büyümek
  • Ağzında çalkalanmak
  • Ağzında gevelemek
  • Ağzından
  • Ağzından (söz veya lakırtı) dirhemle çıkmak
  • Ağzından baklayı çıkarmak
  • Ağzından bal damlamak (veya akmak)
  • Ağzından burnundan getirmek
  • Ağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)
  • Ağzından çıkmak
  • Ağzından çıt çıkmamak
  • Ağzından dökülmek
  • Ağzından düşmemek (veya düşürmemek)
  • Ağzından girip burnundan çıkmak
  • Ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme
  • Ağzından inci saçmak
  • Ağzından kaçırmak
  • Ağzından kapmak
  • Ağzından lakırtı (veya laf) almak (veya çekmek)
  • Ağzından lokmasını almak
  • Ağzından söz (veya laf veya lakırtı) eksik etmemek
  • Ağzından yel alsın!
  • Ağzında yaş kalmamak
  • Ağzını açacağına gözünü aç
  • Ağzını açıp gözünü yummak
  • Ağzını aramak (veya yoklamak)
  • Ağzını bağlamak
  • Ağzını bıçak açmamak
  • Ağzını bırakıp kıçıyla (veya bir tarafıyla) gülmek
  • Ağzını bozmak
  • Ağzını burnunu çarşamba pazarına (veya çanağına) çevirmek
  • Ağzını burnunu dağıtmak (veya kırmak veya parçalamak)
  • Ağzını dilini bağlamak
  • Ağzını havaya (veya poyraza) açmak
  • Ağzını hayra aç!
  • Ağzını kapamak
  • Ağzını kapamak (veya kilitlemek)
  • Ağzını kiraya vermek
  • Ağzını koklamak
  • Ağzını kullanmak (veya satmak)
  • Ağzını mühürlemek
  • Ağzının içine bakmak
  • Ağzının içine baktırmak
  • Ağzının içine girmek
  • Ağzının içi yangın yerine dönmek
  • Ağzının kâhyası olmak
  • Ağzının kaşığı (veya kalıbı veya lokması) olmamak
  • Ağzının kokusunu çekmek
  • Ağzının mührü ile
  • Ağzının payını (veya ölçüsünü) almak
  • Ağzının payını (veya ölçüsünü veya kayarını) vermek
  • Ağzının perhizi yok
  • Ağzının suyu akmak
  • Ağzının tadını bilmek
  • Ağzını öpeyim (veya seveyim)
  • Ağzını sıkı (veya pek) tutmak
  • Ağzını tıkamak
  • Ağzını toplamak
  • Ağzını tutmak
  • Ağzı olan konuşuyor
  • Ağzı oynamak
  • Ağzı sulanmak
  • Ağzı süt kokmak
  • Ağzı teneke kaplı
  • Ağzı torba değil ki büzesin
  • Ağzı var dili yok
  • Ağzı varmamak
  • Ağzı yanmak
  • Ağzıyla içmesini bilmek
  • Ağzıyla kuş tutsa...

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner