Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
Güney Kafkasya’nın yeni jeopoliği, Türkiye’nin dengeleyici rolü ve İran savaşı. İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine etkileri ne olacak?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 16.03.2026 - 04:32
Suudi Arabistan merkezli yayın organlarından Arab News'de, artık 2 haftasını geride bırakan ve bölgesel etkileri iderek artan İran Savaşı'nın Türkiye ve Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Otuz yılı aşkın sürenin ardından Güney Kafkasya'nın son dönemde görece bir istikrar dönemine girdiği tespiti yapılan analizde, ancak gelinen noktada; zaten Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle zorlu bir güvenlik ortamında bulunan Güney Kafkasya'nın şimdi de İran merkezli çatışmanın Körfez’in ötesine yayılma ihtimali nedeniyle yeniden kritik bir döneme girdiği belirtildi.
Analizde ayrıca; savaşın Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkilerine dair öngörülere ve değerlendirmelere yer verildi.
İşte Arab News'de yayınlanan analiz:
Otuz yılı aşkın süredir Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sert rekabetin ve Rusya ile Batı arasındaki jeopolitik mücadelenin şekillendirdiği Güney Kafkasya, son dönemde görece bir istikrar dönemine girmişti.
Geçtiğimiz yıl ağustos ayında Bakü ile Erivan’ın savaşın sayfasını kapatıp diplomasi ve ekonomik iş birliğine yönelme kararı alması, bölge için yeni bir dönemin kapısını aralamıştı. Ancak bugün bu kırılgan denge, ABD–İsrail ile İran arasında tırmanan savaşın bölgeye yaklaşmasıyla yeni bir riskle karşı karşıya bulunuyor.
Zaten Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle zorlu bir güvenlik ortamında bulunan Güney Kafkasya ülkeleri için İran merkezli çatışmanın Körfez’in ötesine yayılma ihtimali ciddi endişelere yol açıyor.
Nahçıvan olayı ve tırmanma riski
5 Mart’ta Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nde, bir havaalanı yakınında insansız hava araçlarının düşmesi ve bir okul çevresinde patlamaların meydana gelmesi bölgedeki gerilimi hızla artırdı. İran sınırına komşu olan bölgede yaşanan bu olayın ardından Azerbaycan yönetimi, söz konusu drone’ların İran’dan geldiğini ileri sürdü. Tahran ise iddiaları kesin bir dille reddetti.
Bakü yönetimi olayın ardından İran’daki diplomatik personelini geri çektiğini duyurdu ve silahlı kuvvetlerini en yüksek hazırlık seviyesine geçirdi. Bu gelişme, sınırlı bir olayın daha geniş çaplı bir bölgesel krize dönüşebileceği yönündeki kaygıları beraberinde getirdi.
İran yönetimi ise hızlı biçimde krizi kontrol altına almaya çalıştı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek İran’ın olayla hiçbir ilgisi olmadığını ve konunun soruşturulduğunu ifade etti. Bu görüşmenin ardından Azerbaycan tarafı, İran’a insani yardım gönderme planlarını açıkladı.
Türkiye’nin dengeleyici rolü
Nahçıvan’daki olayın ardından Azerbaycan yönetimi, drone saldırısı günü uygulamaya koyduğu yük geçişlerine yönelik kısıtlamaları kaldırdı ve Bakü’den İran’a gıda, ilaç, su ve diğer temel ihtiyaç malzemelerini taşıyan tırlar gönderildi. Bu gerilimin düşürülmesinde Türk diplomasisinin de dolaylı bir rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.
Ankara, İran’ın Güney Kafkasya’da yeni bir cephe açmasının olası olmadığını düşünse de savaşın bölgeye sıçrama riskinin farkında. Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çatışmanın Güney Kafkasya dahil farklı bölgelere yayılma ihtimali bulunduğunu belirterek Türkiye’nin bu senaryoyu önlemek için gerekli tüm adımları atacağını vurguladı.
Ermenistan’ın zor denklemi
İran ile sınırı bulunan ve Tahran ile önemli enerji ve ticaret bağlarına sahip olan Ermenistan da olası bir uzun savaşın doğrudan etkileriyle karşı karşıya kalabilir. Güney sınırına düşebilecek füze veya drone parçaları gibi riskler Erivan’ı zor bir diplomatik denklemin içine sürüklüyor.
Bu nedenle Ermenistan da Azerbaycan gibi artan baskılar arasında hassas bir diplomatik dengeyi korumaya çalışmak zorunda kalacak.
Nahçıvan olayının ardından Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medyada paylaştığı bir mesajda destek veren ülkeler arasında Ermenistan bayrağının da yer alması dikkat çekti. Aynı gün Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Azerbaycanlı mevkidaşıyla bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Ermeni tarafının açıklamasında iki bakanın gerilimin tırmanmasını önlemenin ve bölgesel istikrarı korumanın önemine vurgu yaptığı belirtildi.
Türkiye-Ermenistan yakınlaşması ve yeni diplomatik zemin
Nahçıvan olayından bir gün sonra Mirzoyan’ın Türk Dışişleri Bakanı ile de telefon görüşmesi yapması, bölgedeki yeni diplomatik dinamikler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Geçtiğimiz yıl Azerbaycan ile Ermenistan arasında imzalanan barış çerçevesi anlaşmasının en güçlü destekçilerinden biri Türkiye olmuştu. Ankara, bu sürecin Ermenistan ile normalleşme girişimlerine de ivme kazandırabileceğini düşünüyor.
Bu çerçevede iki ülke arasında dikkat çekici sembolik adımlar da atılıyor. Örneğin Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Erivan arasında başlattığı doğrudan uçuşlar, iki ülke arasında henüz resmi diplomatik ilişkiler kurulmamış olsa da normalleşme sürecinin ilerlediğini gösteren önemli bir işaret olarak görülüyor.
Üçlü diplomatik koordinasyon ihtimali
Mevcut gelişmeler, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında daha yakın bir diplomatik koordinasyonun ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Ankara açısından temel öncelik, Azerbaycan ile Ermenistan arasında başlayan barış sürecinin ve Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin bölgesel savaş nedeniyle kesintiye uğramaması.
Tarihsel olarak Azerbaycan’ın İsrail ile, Ermenistan’ın ise İran ile daha yakın ilişkiler kurduğu bilinse de son dönemdeki açıklamalar, her iki ülkenin de devam eden savaşın dışında kalma konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu gösteriyor.
Güney Kafkasya’da yeni bir jeopolitik fırsat
İran merkezli savaşın paradoksal biçimde Azerbaycan ile Ermenistan arasında yeni bir yakınlaşma zemini oluşturabileceği de ihtimal dahilinde. On yıllarca süren toprak anlaşmazlıklarının ardından iki ülkenin geçtiğimiz yıl düşmanlıkları sonlandırma ve karşılıklı toprak bütünlüğüne saygı gösterme konusunda mutabakata varması, Güney Kafkasya’daki kronik tıkanıklığı kırmıştı.
Bu gelişme, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın birlikte yer alabileceği daha geniş bir bölgesel iş birliği çerçevesi için yeni bir fırsat yarattı. Dolayısıyla üç ülke de bu diplomatik kazanımların bölgesel savaşın etkileriyle zarar görmesini istemiyor.
Tarafsızlık stratejisi
Bugün Güney Kafkasya’da ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Tarihlerinde ilk kez Türkiye ile Ermenistan ve Ermenistan ile Azerbaycan birbirlerini doğrudan düşman olarak görmeyen bir diplomatik dil kullanıyor. Üç ülke de askeri gerilim yerine diplomasiyi önceleyen bir yaklaşım benimsiyor.
Her ne kadar süreç hala kırılgan olsa da bu yaklaşım, diplomatik söylemlerde açık biçimde görülüyor. Örneğin üç başkent de İran’daki gelişmelerle ilgili taziye mesajları yayımlayarak ve sınır bölgelerinde gerilimin düşürülmesi çağrısı yaparak savaşta taraf olmadıklarını göstermeye çalıştı.
Buna rağmen İran savaşının Güney Kafkasya’ya sıçrama ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Bu nedenle Ankara, Bakü ve Erivan’ın önümüzdeki dönemde temkinli bir tarafsızlık politikası izleyerek birbirlerine daha fazla yaklaşmaları ve çatışmanın bölgeye yayılmasını önleyecek diplomatik mekanizmaları güçlendirmeleri gerekecek.
Kaynak:
Arab NewsGDH Digital NSosyal hesabını takip edebilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Hark Adası saldırısı İran'ın petrol ihracatını durduramadı
İngiltere'de aktivistler İran için sokakta
Ailesinin cinsel istismarına uğradığını itiraf eden İsrailli bakanın kızı ölü bulundu
Hark Adası saldırısı İran ekonomisini zorlayabilir
DİĞER HABERLER
The National Interest: Üçüncü Körfez Savaşı'nın sonuçları neleri değiştirecek?
Gulf State Analytics: Hürmüz krizinin küresel etkileri ne olacak?
The Spectator: İran'daki savaş Çin'i gerçekten zayıflatacak mı?
The Wall Street Journal: Hava gücüyle rejim değişikliği mümkün mü?
The National Interest: Mucteba Hamaney neleri değiştirecek?
Responsible Statecraft: İran Savaşı Batı ve Körfez'i nasıl yakınlaştırıyor?
Arab News: Türkiye, ABD ve İran'a hangi sinyalleri gönderdi?
Brussels Signal: Yeni küresel gerçeklikte Avrupa'ya yer yok mu?
Foreign Affairs: Çin, İran'a neden yardım etmiyor?
Arab News: İran savaşı ve Türkiye'nin pragmatik kriz yönetimi


