Asia Times: Davos, Grönland, Trump ve yeni dünya gerçekliği
Eriyen buzlarla ortaya çıkan nadir toprak elementi yatakları, 31 milyar varil petrol, Pituffik uzay üssü, Altın Kubbe. Trump'ın politikaları Batı ittifakını parçalayacak mı?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 27.01.2026 - 00:06
Kanada merkezli önemli yayın organlarından Asia Times'da, ABD Başkanı Trump'ın ısrarlı ve tehditkar Grönland stratejisinin olası küresel etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD Başkanı Trump'ın Grönland hakkındaki taleplerinin, son günlerde dünya gündemine damga vurduğuna dikkat çekilen analizde, sürecin NATO'yu ve atlantik ittifakını parçalayabilecek bir potansiyele ulaştığı tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; gelinen noktada, Amerika'nın Avrupalı müttefiklerinin bir dizi seçenekle karşı karşıya olduğu belirtilerek bu seçeneklere dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte Asia Times'da yayınlanan analiz:
Donald Trump'ın Grönland'ın stratejik konumu hakkındaki endişesi ve talepleri, son günlerde dünya gündemine damgasını vurdu.
Ancak ABD başkanının bu konuya yaklaşımı mantıklı görünmüyor ve süreç, NATO'yu ve atlantik ittifakını parçalayabilecek bir potansiyele sahip.
Zira; geçtiğimiz hafta Davos'ta bir hafta boyunca gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu'na katılanların en büyük sorusu da, Trump'ın Grönland'ı ne pahasına olursa olsun ABD'nin mülkiyetine geçirme hırsına nasıl tepki vereceği ile ilgiliydi.
Trump; 21 Ocak'taki konuşmasında ABD'nin Grönland'ı zorla ele geçirmeyeceğini dile getirse de, ardından NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile “çerçeve anlaşması” olarak adlandırdığı bir anlaşma yaptığını açıklayarak, aslında heveslerinden vazgeçmediğini ortaya koydu.
Gelinen noktada; Amerika'nın müttefikleri bir dizi seçenekle karşı karşıya.
Trump'ın görev süresinin bitmesine kalan 1.093 günü, ciddi bir şeyin olmaması umuduyla bekleyebilirler ya da Trump'ın taleplerini kabul ederek teslim olabilirler.
Ya da üçüncü bir alternatif olarak, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un dile getirdiği karşı ekonomik tedbirleri devreye sokabilirler.
Son olarak ise, Grönland'a yönelik ABD saldırganlığına aktif olarak direnmeye çalışabilirler ki, küresel arenada hiç kimse, bunu yapamayacaklarını biliyor.
Stratejik açıdan önem
ABD başkanının Davos'taki konuşması, Grönland'a olan ilgisini stratejik açıdan ortaya koydu.
Pituffik uzay üssü (eski adıyla Thule hava üssü), Rus ve Çin'in havacılık ve denizcilik faaliyetlerini izlemek için ideal bir konumda bulunmasının yanı sıra, füze koruması için erken uyarı üssü olarak da hizmet veriyor.
Rus ordusunun faaliyetleri ve kutup bölgesine yönelik iddiaları ile Çin'in “Kutup İpek Yolu” stratejisinde Kuzey Kutbu'na atıfta bulunması göz önüne alındığında, bu durum giderek daha fazla önem kazanıyor.
Ekonomik açıdan ise, Grönland'ın eriyen buzları, dünyanın en büyük sekizinci nadir toprak elementi yatağını ve tahmini 31 milyar varil petrolü ortaya çıkardı.
Bunlar, Çin'e olan bağımlılığını azaltmak ve kendi maden ve enerji hakimiyetini uygulamak isteyen ABD için önemli. Ancak Davos'taki konuşmasında Trump, hem Grönland'ın maden zenginliklerini imrenmediğini iddia ederken, hem de ABD'nin enerji ihtiyaçlarına dair de taleplerini dile getirmekten çekinmedi.
Buzların erimesi, benzer şekilde Kuzey Kutbu'nda deniz ulaşım rotalarını da açtı. Bu durum, Grönland'ı hem küresel ticareti etkilemek hem de askeri gücü yansıtmak için stratejik bir konum haline getirdi.
Amerikan dünyası mı?
Geçen yaklaşık yüzyıl boyunca Avrupa, ekonomik ve askeri açıdan ABD ile neredeyse ayrılmaz bir şekilde iç içe geçti.
Bir ayrılık, askeri ve istihbarat kapasitelerinin tehlikeye girmesine ve modern bilgi işlem ve finans kaynaklarına erişimin ciddi şekilde kısıtlanmasına yol açarak ağır sonuçlar doğuracaktır.
Gelinen noktada tüm bu gelişmelerin ardından, ABD'nin Avrupa'nın müttefiki değil, düşmanı olabileceği yönünde bir farkındalık oluşmaya başladı.
Örnek olarak; Belçika Başbakanı Bart De Wever, Davos'taki konuşması sırasında, Trump'ın “bir dizi kırmızı çizgiyi aştığını” ve Avrupa'nın artık öz saygısını kaybetmekle karşı karşıya olduğunu belirtti. Benze ve hatta daha sert bir konuşmayı ise Kanada lideri Mark Carney yaptı.
Carney, “dünya düzeninde bir kırılma, hoş bir kurgunun sonu ve sert bir gerçekliğin başlangıcı”ndan bahsetti ve kurallara dayalı düzenin “yok olmaya başladığını” ve dünyanın dayandığı çok taraflı kurumların büyük güçlerin hakimiyeti nedeniyle ciddi bir tehdit altında olduğunu belirtti.
Bu bağlamda, Amerika'nın NATO ortakları Trump'ı yatıştırmak mı yoksa direnmek mi gerektiğine karar vermek zorunda oldukları bir durumla karşı karşıya.
Ve görünen o ki; Grönland'ın geleceği ile ilgili alacakları karar, bu sürecin ilk yansıması olacak.
Kaynak:
Asia TimesİLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Economist: Liberal uluslararası düzen parçalanıyor mu?
USS Gerald R. Ford’da kronik kanalizasyon arızası kriz yarattı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan toplumsal birlik çağrısı
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Ukrayna'ya destek vurgusu
Middle East Monitor: İsrail Türkiye'yi neden tehlike olarak görüyor?
DİĞER HABERLER
Middle East Monitor: İsrail Türkiye'yi neden tehlike olarak görüyor?
Foreign Affairs: Trump ABD'nin gücünü nasıl otokrasiye dönüştürüyor?
Arab News: Türkiye'nin Afrika politikasında sert ve yumuşak güç
Middle East Eye: ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı ve transferler
The New Arab: Oslo'dan günümüze İsrail Batı Şeria'daki ilhakı
The Wall Street Journal: Rejimin çökmesi İran'da nasıl bir tablo ortaya çıkarır?
Newsweek: ABD, İran'da nasıl bir askeri senaryo hazırladı?
TIME: Trump'ın “Gazze Barış Kurulu” ve küresel düzene etkisi
Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor


