Çelik Kubbe - TRT
Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz’e verdiği özel röportajda Görgün, sistemin sadece belirli bölgeleri değil, tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde tasarlandığını vurguladı.
“Çelik Kubbe deyince herkes İsrail’deki bir savunma sistemini düşünüyor ama bu sadece bir nokta savunması. Biz ise ülke savunmasına kadar giden bir sistem bütünlüğü inşa ediyoruz.”
Bu yapı, noktasal değil, ulusal ölçekte tehditlere karşı koyabilecek şekilde şekilleniyor. Uzun menzilden alçak irtifaya kadar farklı katmanlarda görev yapan sistemler entegre ediliyor.
Tüm tehditleri kapsıyor
SİPER gibi sistemlerin bu mimaride aktif rol üstlendiğini belirten Görgün, tehdit yelpazesinin tamamını kapsayan bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti:
“Katmanlı savunma, uzun menzilden alçak irtifaya kadar tüm tehditleri kapsamalı. Bunun için SİPER gibi sistemlerimiz görevde olacak.”
Bu hedefin arkasında güçlü bir yerli üretim ağı olduğunu belirten Görgün, sistemin tek bir firmanın ürünü değil, devasa bir milli sanayi ekosisteminin ürünü olduğunun altını çizdi:
“Bu işin içerisinde 750’ye yakın şirket var. Minimum 750 şirketin katkısı var. Bu şirketlerden biri bir işi zamanında ve kaliteli yapmazsa, o sistem çalışmaz.”
Savunma Sanayii Başkanı, bu karmaşık yapının başarıyla işlemesi için tedarik zincirinin her halkasının yüksek koordinasyon, kalite ve zamanlama disipliniyle çalışmasının zorunlu olduğunu söyledi.






