Center for Strategic and International Studies: Trump'ın Grönland ısrarının arka planında ne var?
Satın alınacak bir toprak mı yoksa küresel rekabeti şekillendirecek bir direniş alanı mı? Trump'ın Grönland ısrarının arka planında ne var?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 10.01.2026 - 03:12
Brüksel merkezli düşünce kuruluşlarından Center for Strategic and International Studies'da, Trump'ın Grönland baskısı ve ısrarının perde arkasındaki gelişmelere dair değerlendirmelerin yapıldığı bir analiz yayınlandı.
Trump yönetiminin Venezuela, Ukrayna, Suudi Arabistan, aponya ve Avustralya hamlelerinin ardından nadir toprak elementleri konusunda gözünü Grönland'a dikkat çektiği belirtilen analizde, Trump'ın özellikle ikinci dönemi ile birlikte Çin'e karşı üstünlük kurma mücadelesinin bu politikasını şekillendirdiği tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; Grönland'ın sahip olduğu yeraltı kaynakları ve Çin ile Rusya'ya karşı stratejisinde Grönland'ı nasıl kullanmak istediğine dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte Center for Strategic and International Studies'de yayınlanan analiz:
ABD’nin Venezuela’da Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonundan hemen sonra ABD Başkanı Donald Trump bu kez dikkatini kuzeye yani Grönland’a çevirdi.
Trump yaptığı açıklamada;
“Ulusal güvenlik açısından Grönland’a ihtiyacımız var”
ifadelerini kullanarak başta Danimarka olmak üzere Avrupa'nın dikkatlerini üzerine çekti.
Bu söylem, Trump’ın 2025 başında yeniden seçilmesinin ardından gündeme getirdiği Grönland’ı satın alma tartışmalarının devamı niteliğinde ve görünen o ki; Trump için Grönland meselesi artık sadece provokatif bir çıkış değil, kaynak güvenliğinin doğrudan ulusal güvenlik başlığı altında ele alındığı yeni Amerikan stratejisinin somut bir parçası.
Nadir toprak elementleri ve Çin-Rusya
Grönland, genel olarak demir cevheri, altın, uranyum, bakır, çinko ve petrol gibi çok sayıda doğal kaynağa sahip olsa da Washington’un esas odağını nadir toprak elementleri oluşturuyor.
Bu mineraller savunma sanayiinden elektrikli araçlara, yarı iletkenlerden ileri teknoloji sistemlerine kadar geniş bir alanda kritik öneme sahip.
2025 yılı boyunca Çin’in ağır nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kısıtlamaları, ABD ve Batı’nın otomotiv ve savunma sanayii tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açtı ve bu durum, ABD’nin Çin’e bağımlı yapısının stratejik bir kırılganlık olduğunu açık biçimde ortaya koydu.
Trump yönetimi bu kırılganlığı azaltmak için kamu-özel sektör ortaklıkları ve yeni dış ortaklıklar yoluyla Çin dışı tedarik ağları kırmayı hedefliyor.
Ukrayna savaşından elde edilmek edilen kazançlar, Venezuela, Suudi Arabistan, Japonya ve Avustralya ile geliştirilen ikili anlaşmaların dışında Trump, şimdi de Grönland ile ABD'nin bu konudaki geleceğini garanti almak istiyor.
Zira; Grönland bu tabloda dikkat çekici bir konumda bulunuyor.
Dünya nadir toprak rezervlerinde sekizinci sırada yer alan ada, yaklaşık 1,5 milyon tonluk rezerve sahip ve sert Arktik iklim koşulları, altyapı yetersizliği ve çevresel kaygılar, bu potansiyelin hayata geçirilmesini engelliyor.
Trump’ın dönüşü ve MAGA yaklaşımı
ABD, Trump’ın ilk başkanlık döneminde 2019 yılında Grönland ile nadir topraklar ve kritik mineraller alanında bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Ancak bu anlaşma Biden yönetimi döneminde yenilenemedi.
Trump’ın yeniden seçilmesiyle birlikte Washington, Grönland’a yönelik ilgisini daha somut araçlarla yeniden inşa etmeye yöneldi.
Öte yandan Grönland ve Arktik bölgesi, yalnızca ABD’nin değil Çin’in de stratejik radarında yer alıyor.
Pekin, 2018 yılında ilan ettiği “Kutup İpek Yolu” stratejisiyle kendisini “Arktik’e yakın bir devlet” olarak tanımladı ve bölgedeki etkisini artırmaya çalıştı. Çin bugüne kadar bilimsel araştırmalar, altyapı projeleri ve maden yatırımları yoluyla Grönland’da varlık göstermeye çalışsa da ABD ve Danimarka’nın güvenlik kaygıları nedeniyle bu girişimlerin büyük bölümü engellendi.
Buna rağmen Çinli şirketlerin bölgee Kvanefjeld madeninde yüzde 12,5 hisseye sahip olması, Pekin’in bölgedeki etkisinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Grönland yönetiminin denge arayışı
Grönland yönetimi, Batılı ortakları tercih ettiğini açıkça ifade etse de yeterli yatırım gelmemesi halinde Çin dahil alternatif ortaklara yönelmek zorunda kalabileceklerini dile getiriyor.
Bu durum, ABD açısından Grönland meselesini yalnızca ekonomik değil jeopolitik bir rekabet alanına dönüştürüyor.
Grönland’daki madencilik faaliyetlerinin önündeki en büyük engellerden biri yerel toplumsal muhalefet. Özellikle Kvanefjeld sahasında yüksek uranyum içeriği nedeniyle çevre ve halk sağlığı endişeleri güçlü bir siyasi karşılık buldu.
Grönland'daki 2021 seçimleri, madencilik karşıtı hareketlerin belirleyici olduğu bir dönüm noktası oldu ve uranyum içeren madenlerin işletilmesi yeniden yasaklandı.
Bu karar, projeyi fiilen durdururken şirketlerin milyarlarca dolarlık tazminat taleplerine yol açtı.
Grönland’daki asıl yapısal sorun ise altyapı eksikliği. Ada, coğrafi büyüklüğüne rağmen son derece sınırlı kara yollarına, düşük kapasiteli limanlara ve yetersiz enerji üretimine sahip.
Maden sahalarına yakın bölgelerde modern havaalanları bulunmuyor ve bu koşullar altında büyük ölçekli nadir toprak madenciliği, ciddi altyapı yatırımları olmadan mümkün görünmüyor.
Bu nedenle Trump, ABD’nin Grönland’a yönelik yaklaşımında tek taraflı ve zorlayıcı bir çizgiye yönelik bir strateji izliyor ve bu konuda ısrarcı görünüyor.
Sonuç olarak Grönland, Trump için bu çıkarlar doğrultusunda, satın alınacak bir toprak ya da askeri baskıyla yönlendirilecek bir alan olarak değerlendiriliyor.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Trump Çin ve Rusya'nın Grönland'ı işgal edeceğini iddia etti
Papa Leo askeri güç kullanımını eleştirdi
ABD'den Grönland halkına bonus para hamlesi
National Security Journal: İran'ı neler bekliyor?
DİĞER HABERLER
National Security Journal: İran'ı neler bekliyor?
The European Council on Foreign Relations: Trump'ın saldırganlığı ve Avrupa için üç sonuç
Newsweek: Küresel düzende dekolonizasyondan sömürüye dönüş
BRAC Institute: Trump'ın sıradaki kumarı İran mı?
TIME: 2026 küresel düzen için kırılma yılı mı olacak?
Cato Institute: ABD yeni bir Irak ve Afganistan mı yaratacak?
Asia Times: Trump'ın bir sonraki hedefi Küba mı olacak?
Arab News: İsrail'in Somaliland hamlesi neden başarısızlığa mahkum?
Politico: Venezuela'nın küresel etkileri ne olacak?
UnHerd: İran'da protestolar ve ABD'nin olası müdahalesi

