Cuma hutbesi 10 Ekim 2025 | Diyanet ile Cuma hutbesi konusu nedir?

Diyanet tarafından her hafta kaleme alınan Cuma Hutbesi 10 Ekim tarihli olarak okumaya sunuldu. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler Cuma hutbesi konusu nedir? sorusuna yanıt arıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 10.10.2025 - 12:09

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
Cuma hutbesi 10 Ekim 2025 | Diyanet ile Cuma hutbesi konusu nedir?

Cuma hutbesi 10 Ekim 2025 tarihli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesi üzerinden yayınlandı. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler konusunu öğrenmek isteyerek Cuma hutbesi konusu nedir? sorusuna cevap arıyor.

CUMA HUTBESİ 10 EKİM 2025

Diyanet ile 10 Ekim Cuma Hutbesi konusu ve tüm detaylar şöyle;

CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

CENÂB-I HAKK’IN NAZARGÂHI: KALP

Muhterem Müslümanlar!

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir gün ashabına

helaller ve haramlarla alakalı birtakım şeyleri

anlattıktan sonra şu uyarıda bulundu: “Dikkat edin!

Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi olursa

bedenin tamamı iyi olur. O bozulursa bütün vücut

bozulur. Dikkat edin! İşte o et parçası, kalptir.”(1)

Aziz Müminler!

Kalp; Cenâb-ı Hakk’ın nazargâhıdır. İman ve

takvanın, irfan ve hikmetin mekânıdır. Nezaket ve

zarafetin membaı, ilâhî aşkın ve muhabbetin mihenk

noktasıdır. Kalp; sevgi ve nefretin, cesaret ve

korkaklığın, iyilik ve kötülüğün, hâsılı bütün

duyguların merkezidir.

Kıymetli Müslümanlar!

İnsan, Allah ve Resûlüne gönülden inanıp

Cenâb-ı Hakk’ın zikrini kalbine yerleştirdiği zaman

gerçek huzuru elde eder. Nitekim hutbemize

başlarken okuduğumuz ayet-i kerimede Yüce

Rabbimiz, “Doğru yolda olanlar, iman edip Allah’ı

zikrederek kalplerini huzura erdirenlerdir. Biliniz

ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur

bulur”(2) buyurmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’i okuyan, dinleyen, öğrenen, öğreten, onun rahmet yüklü

mesajlarını hayatının her anına ve her alanına aktaran

kişinin kalbi, ilahi tecelliye mazhar olur. Kul, kalbini

fani olandan kurtarıp baki olana bağladığında,

İslam’ın hakikatleriyle cilalayıp tövbe ve istiğfar ile

günahlardan arındırdığında dünya ve ahiret

mutluluğuna ulaşır. Cenâb-ı Mevlâ, “Mahşer günü,

insana ne mal ne de evlât fayda verir. Ancak

Allah’a kalb-i selîm ile gelenler o günde fayda

bulur”(3) buyurarak bu hususa dikkatlerimizi çekmektedir.

Değerli Müminler!

İnsan, şeytanın ve nefsinin aldatmalarına

kapılır; şirk ve küfrün, riya ve gösterişin, hırs ve

tamahın, öfke ve şiddetin esiri olursa kalbi katılaşır.

Sevgisinde soğukluk, sözlerinde sertlik,

davranışlarında acımasızlık ortaya çıkar. Kişi;

yönünü şaşırır, istikametten ayrılır, ibadetlerden

uzaklaşır, helal-haram hassasiyetini kaybeder ve

günahlara dalarsa kalbi kararır. Kulağı gerçeği

işitmez, dili doğruyu söylemez, gözü hakikati görmez

olur. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bu husustaki

uyarısı gayet açıktır: “Kul bir günah işlediği zaman

kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip

tövbe ve istiğfar ederse kalbi parlar. Günaha

devam ederse siyah nokta artar ve sonunda tüm

kalbini kaplar.”(4)

Aziz Müslümanlar!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), kalbinin

katılığından şikâyet eden bir sahâbîye, onun

yumuşaması için ihtiyaç sahiplerine ikramı ve

yetimin başını okşamayı tavsiye etmiştir.(5) Evet,

yaptığımız her iyilikte kalbimize yansıyan bir

güzellik vardır. Eşimize ve çocuklarımıza güler yüz

göstermek, anne ve babamıza hürmet etmek,

komşumuzun hakkına riayet etmek, yaşlılara ilgi

göstermek, hastaları ziyaret etmek, yetim ve öksüze

kol kanat germek kalbimizi yumuşatır, ruhumuza

esenlik verir.

Bize düşen; Hakk’ın aynası olan

kalbimizi iyiliklerle donatmanın gayretinde olmaktır.

Kimsenin kalbini kırmamak, gönlünü incitmemektir.

Kalbimizi kirleten gafletten, paslandıran

kötülüklerden ve karartan günahlardan uzak

durmaktır. Namazla, zikirle, Kur’an’la, hayır ve

hasenatla onu diri tutmaktır. Unutmayalım ki,

kalbimizi İslam’ın nuruyla aydınlattığımız takdirde

Allah’ın razı olduğu bir kul oluruz.

Hutbemizi Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla

bitirmek istiyorum: “Ey kalpleri hâlden hâle

çeviren Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.”(6)

(1) Buhârî, Îmân, 39.

(2) Ra’d, 13/28.

(3) Şuarâ, 26/88,89.

(4) Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 83.

(5) İbn Hanbel, II, 387.

(6) Tirmizî, Deavât, 89.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner