Cuma Hutbesi 10 Nisan konusu, bugün okumaya sunulan diyanet hutbesine erişmek ve okumak isteyenlerce Diyanet ile Cuma hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir? sorularına cevap arıyor.
CUMA HUTBESİ 10 NİSAN
Diyanet ile Cuma Hutbesi 10 Nisan konusu ve tüm detaylar şöyle;
CUMA HUTBESİ YAYINLANDI MI?
10 Nisan Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesinde yayınlanarak okumaya sunuldu.
CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?
Bu haftanın Cuma Hutbesi "İslam" başlığı altında kaleme alındı. İşte 10 Nisan Cuma Hutbesinin tam metni...
İSLAM
Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hak, dünyamızı ve ahiretimizi mamur
kılalım diye bizlere akıl ve irade vermiş,
peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir.
“Allah katında yegâne din İslam’dır”
[1] fermanıyla, kıyamete kadar gelecek bütün insanlar için, İslam’ı
seçmiştir.
İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa davet eden
bir dindir. Zihinleri kötü düşüncelerden, nefisleri
bencillik ve hırstan arındıran, beşeriyete kurtuluşu
gösteren bir dindir. Dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik
ve güzelliği yeryüzüne hâkim kılmanın yollarını
öğreten bir dindir.
Aziz Müminler!
İslam’ın özü tevhittir. Tevhid, azamet ve
yüceliğin sadece Allah’a ait olduğunun ilanı ve
ikrarıdır. Varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve
hevesin esaretinden kurtulup gerçek özgürlüğe
kavuşmaktır. Tevhid, Allah’tan başka hiçbir varlığın
önünde eğilmemek, hak ve hakikat uğrunda izzetli
bir duruş sergilemektir. Cenâb-ı Hak, “Allah, sizin
Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her
şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin.
Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur”[2] buyurmaktadır.
Değerli Müslümanlar!
İslam’ın toplumsal hayattaki yansıması ise
vahdettir. Vahdet; birliktir, beraberliktir,
kardeşliktir. Dilleri ve coğrafyaları farklı olsa da
Rabbi bir, peygamberi bir, kitabı bir, kıblesi bir olan
müminlerin; her hâl ve durumda birbirlerine
kenetlenmeleri, el birliğiyle zulme ve zalime geçit
vermemeleridir.
Farklılıkları, zenginlik olarak görmeleri; ayrışmanın ve
bölünmenin değil, birleşmenin ve bütünleşmenin vesilesi kılmalarıdır.
Bu hususta Yüce Rabbimizin beyanı gayet açıktır:
“Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben
de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin.”[3]
Kıymetli Müminler!
Bugün, insanlığı; içine düştüğü buhranlardan
çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır.
Yangın yerine çevrilmek istenen dünyamızı tekrar
huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in
hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine
ısındıracak, insanları birbirine kaynaştıracak olan,
Allah Resûlü (s.a.s)’in güzel ahlakıdır.
Aziz Müslümanlar!
İslam’ın sahibi Allah’tır. Onu gönderen de
kıyamete kadar koruyacak olan da O’dur.[4]
Bu dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’dir. Peygamberi ise, İslam’ı
en güzel şekilde yaşayarak öğreten Hz. Muhammed
Mustafa (s.a.s)’dir. Dolayısıyla hiçbir kimse ya da
grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez.
İslam’ın en temel vasfı olan tevhidi savunma bahanesiyle fitne
ve fesat çıkaramaz, ümmetin vahdetine, vatanımızın
dirlik ve birliğine zarar veremez. İslam’ın; dar
kalıplara hapsedilemeyecek, bir coğrafyanın sınırına
sığmayacak kadar yüce bir din olduğu unutulmamalıdır.
Cenâb-ı Hak, bizleri vahdetten, birlik,
beraberlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbemizi
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla
bitiriyoruz: “Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan
ve kötü ahlaktan sana sığınırım.”[5]
[1] Âl-i İmrân, 3/19.
[2] En’âm, 6/102.
[3] Enbiyâ, 21/92.
[4] Hicr, 15/9.
[5] Ebû Dâvûd, Vitr, 32.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü



