Cuma hutbesi 14 Kasım 2025 | Diyanet ile bu haftanın Cuma Hutbesi konusu nedir?
Cuma Hutbesi 14 Kasım tarihli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesi üzerinden yayınlandı. Bu hafta diyanet hutbesinde işlenen konuyu öğrenmek isteyen ve okumak isteyenler bu haftanın Cuma Hutbesi konusu nedir? sorusuna cevap arıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 14.11.2025 - 11:38
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta yayınlanan Cuma Hutbesi 14 Kasım tarihli olarak okumaya sunuldu. Bugünkü namaz ibadeti öncesinde ve sonrasında diyanet hutbesi okumak isteyenler bu haftanın Cuma Hutbesi konusu nedir? sorusu üzerinden araştırmalarını sürdürüyor.
CUMA HUTBESİ 14 KASIM
Diyanet ile Cuma Hutbesi konusu ve tüm detaylar şöyle;
VATAN VE MİLLET RUHUMUZ
Muhterem Müslümanlar!
Bizler için yalnızca bir toprak parçası olmayan
vatan; bağımsızlığımızın sembolü, şanlı ecdadımızın
bizlere bıraktığı mukaddes bir emanetidir. Kahraman
milletimizin her türlü hayâsızca akına göğsünü siper
ettiği, uğruna; canını, cananını, hatta bütün varını
verdiği, ulvi değerleri yaşatmak için gazi olduğu,
şehadet şerbetini içip Hakk’a yürüdüğü cennet
yurdumuzdur. Vatan; içerisinde huzur ve güvenle
yaşadığımız, hür olmanın onurunu tattığımız,
istikbâlin umudunu taşıdığımız, âlimler, arifler,
erenler diyarıdır.
Aziz Müminler!
‘Vatan’ deyince her şeyi unutup ileri atılan
kahraman ordumuz ve Mehmetçiğimizi hayırla yâd
etmek hepimiz için bir borçtur. Adını Fahr-i Kâinat
Efendimizin adıyla anıp ‘Mehmetçik’ dediğimiz
kahramandır o… ‘Peygamber Ocağı’ yuvasıdır onun!
Güçlü, atılgan, zeki, becerikli ve gözü pektir! Daima
ön safta olmak ister; asla durmaz, durmak nedir
bilmez. Cepheden cepheye koşarken her türlü zorluğa
göğüs gerer, vatan sevgisini daima ileride, en önde
tutar ve ‘Vatan sağ olsun!’ der, ‘Yeter ki vatan sağ
olsun!’ Şairin dediği gibi;
Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor!
Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzgâr bekliyor!
Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?
Kıymetli Müslümanlar!
Kur’an-ı Kerim, bu iman ve aşkla toprağa düşen
canları, şehitler tepesini boş bırakmayan kahramanları
şöyle anlatmaktadır: “Allah yolunda öldürülenlere
sakın ölüler demeyin. Bilâkis onlar diridirler;
Rableri katında rızıklara mazhar olmaktadırlar.”[1]
Cenâb-ı Hakk’ın bu müjdesine nail olmak isteyen
kahraman ordumuz, geceleri gündüze, gündüzleri
geceye sığdırmak için zamanı ve mekânı unutmuş,
koşmaktadır. Mehmetçiğimiz, bugün; kanıyla,
canıyla, her şeyiyle büyük bir mücadele içindedir.
Sadece ülkemiz sınırlarında değil, ayak bastığı her
yerde; sınır ötelerinde, gönül coğrafyamızda, garip
sesinin, mazlum çığlığının yankılandığı her köşede
insanlık onuru, iffet ve namusu ayakaltında
kalmaktan kurtuluyor.
Bu öyle bir insanlık mücadelesi ki, “Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer iman
etmişseniz üstün olan sizlersiniz”[2] buyuran Yüce
Kitabımız, barış yolunda bu kutlu askere, İslam’ın
son ordusuna, kahraman neferlerimize umut oluyor.
Onları yeryüzü mazlumlarının duasına mazhar
kılıyor. Şair bu hususu ne kadar da güzel ifade ediyor:
Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi!
Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi!
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın!
Değerli Müminler!
Devletimizin bütünlüğü, vatanımızın bekası ve
milletimizin selameti için sorumluluklarımızı
hakkıyla yerine getirmek; bize medeniyetler
kurduran, zaferden zafere koşturan milli ve manevi
değerlerimize sahip çıkmak ve bunları gelecek
nesillere aktarmak, birlik ve beraberliğimizi sekteye
uğratmamak, aramıza fitne ve fesat tohumları ekmek
isteyenlere karşı uyanık olmak, kardeşliğimizden asla
ödün vermemek üzerimize düşen bir borçtur.
Bu vesileyle Bedir’den Malazgirt’e, İstanbul’un
Fethi’nden Çanakkale’ye, İstiklâl Harbi’nden 15
Temmuz’a, kelime-i tevhidin nurunun aziz
milletimizin ve kutlu devletimizin üzerine düştüğü ilk
günden bugüne kadar î’lây-i kelimetullah aşkıyla
üzerinde özgürce yaşayabileceğimiz bir vatan için
canlarını feda eden, ayrıca geçtiğimiz Salı günü elem
verici uçak kazasında şehadet şerbeti içen aziz
şehitlerimizi, ahirete irtihal eden kahraman
gazilerimizi ve devlet büyüklerimizi rahmet, minnet
ve şükranla yâd ediyorum. Milletimiz var olsun,
devletimiz ilelebet payidar olsun.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu
müjdeleriyle bitirmek istiyorum: “İki göz vardır ki
cehennem ateşi onlara dokunmaz: Biri, Allah
korkusundan ağlayan gözdür. İkincisi ise gecesini
Allah yolunda nöbet tutarak geçiren gözdür!”[3]
- [1] Âl-i İmrân, 3/169.
- [2] Âl-i İmrân, 3/139.
- [3] Tirmizî, Fedâilü’l-cihâd, 12.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
Cuma Hutbesi 23 Ocak | Diyanet ile Cuma hutbesi konusu nedir? "Zorbalık, güç değil acizliktir"
Cuma Hutbesi 20 Şubat konusu nedir? Diyanet 20 Şubat Cuma Hutbesi
Cuma Hutbesi 13 Şubat | Diyanet ile 13 Şubat Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı?
Cuma Hutbesi 30 Ocak | Diyanet ile Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı?
Birçok kurumda üst düzey atamalar Resmi Gazete'de yayımlandı
Cuma Hutbesi 6 Şubat | Diyanet ile 6 Şubat bugünkü Cuma Hutbesi konusu nedir?
DİĞER HABERLER
Balıkesir'de görev uçuşundaki F-16 düştü: Bir pilotumuz şehit oldu
CHP'li Artvin Belediye Başkan Yardımcısı alkollü araç kullanırken yakalandı
Giresun Görele eski belediye başkanı Hasbi Dede hakkında iddianame hazırlandı
İletişim Başkanlığı DMM'den İran toprakları iddialarına ilişkin resmi açıklama
Yurt genelinde bu hafta sağanak ve kar yağışı etkili olacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan güvenlik güçleri iftarında terörsüz Türkiye mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan HAVELSAN töreninde yerli savunma ve Sancar SİDA mesajlarını verdi
Yargı kararını verdi: CHP'nin kurultay davasında İBB talebi reddedildi
İZSU kesintileri listesi 24 Şubat | İzmir'de sular ne zaman gelecek, bugün su kesintisi var mı, nerelerde?
TOKİ kura çekiliş tarihleri | Sosyal konut projesi TOKİ kura çekilişleri ne zaman, hangi tarihte yapılacak?


