Cuma Hutbesi 19 Aralık 2025 | Diyanet ile bu hafta Cuma hutbesinin konusu nedir?

Cuma Hutbesi 19 Aralık 2025 tarihli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı resmi sitesi üzerinden yayınlandı. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyen ve öncesinde konusunu öğrenmek isteyenler yoğun olarak Cuma hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir? sorularına yanıt arıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 19.12.2025 - 11:37

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
Cuma Hutbesi 19 Aralık 2025 | Diyanet ile bu hafta Cuma hutbesinin konusu nedir?

Haftalık olarak Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kaleme alınarak Müslümanlara sosyal ve dini konular başta olmak üzere pek çok konuda bilgi ve öğütler veren Cuma hutbesi 19 Aralık tarihli olarak okumaya sunuldu. bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler Cuma hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir? soruları üzerinden araştırılıyor.

CUMA HUTBESİ - 19 ARALIK

İşte bu haftanın konusu...

CUMA HUTBESİNİN KONUSU NEDİR?

HER ANIMIZI EBEDİ KAZANCA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ

Muhterem Müslümanlar!

Zaman, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı hem büyük

bir nimet hem de önemli bir imtihandır. Aslında

zamanın uzunluğu ve kısalığı yaşadığımız duygularla

ilgilidir. Öyle zaman olur ki, bir ömre bedeldir;

geçmesini istemeyiz. Öyle zaman da olur ki, hüzün

kaplar dört bir yanımızı, hemen bitmesini isteriz. Bir

an gelir huzurla dolar ruhumuz, gönlümüz şenlenir.

Bir an da gelir kâbus gibi çöker üstümüze, kalbimiz

daralır.

Bununla birlikte bazı vakitler vardır ki, Yüce

Allah, rahmet ve mağfiret kapılarını ardına kadar

açmış, onları kullarına ikram etmiştir. İşte

önümüzdeki Pazar günü karşılayacağımız üç ayların

ilki olan Receb ayı, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan

gece idrak edeceğimiz Regaib Kandili Yüce

Rabbimizin bizlere bir ikramıdır.

Ey Genç Kardeşim!

Sana lütfedilen ömrün en bereketli dönemini

yaşamaktasın. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, hiçbir

gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde arşın

gölgesinde olacaklar arasında zikrettiklerinden biri de

sensin.[1] Hayatının bu dönemini; ebedi mutluluğa

götürecek faydalı işlerle de sonrasında pişmanlık

duyacağın yanlışlarla da geçirmek senin elindedir.

Zamanını; alnını secdeyle buluşturup

bereketlendirmek de aklını örten alkol, sağlığını

tehlikeye atan uyuşturucu maddelerle ziyan etmek de

senin elindedir.

Günlerini oruçla geçirip sekinete

ermek de zina ve fuhşiyat ile hayatını zindana

çevirmek de senin elindedir. Yapacağın küçük bir

iyilik ya da bir yetimi sevindirdiğin için

Peygamberimiz (s.a.s)’e ebedi âlemde komşu olmak

da ocaklar söndüren kumar ve şans oyunlarıyla hem

kendi hem de sevdiklerinin hayatını zindana çevirmek

de yine senin elindedir.

Ey Anne Babalar!

Tıpkı zaman gibi çocuklarımız da bize

emanettir. Onların hata ve günahlara

sürüklenmelerinin en başında ilgisizlik gelmektedir.

Çocuklarımız bizlerden; kendilerine değer vermemizi,

iyi günde de zor günde de yanlarında olmamızı

beklemektedir. Evet, rahmet yağmurlarının sağanak

sağanak yağacağı günlerin gölgesi üzerimize düştü

elhamdülillah.

Üç aylar ve Kandil Geceleri; tövbeye

kapı, umuda pencere, gönle şifa olan manevi bir

iklimdir. Bu bereketli vakitleri; çocuklarımızla el ele

gönül gönüle verebilmenin, evimizde aynı sofrayı,

camilerimizde aynı safı paylaşabilmenin vesilesi

kılmak en büyük kazancımız olacaktır.

Kıymetli Müminler!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir kudsî

hadislerinde Yüce Rabbimizin şöyle buyurduğunu

bizlere haber vermektedir: “Âdemoğlu zamana

kahreder. Hâlbuki zamanı var eden benim! Gece

de gündüz de benim elimdedir.”[2] Evet, ey aziz

kardeşlerim! Bize düşen; zamanın kıymetini bilip her

anımızı ebedi kazanca dönüştürmektir. Rabbimizin

emrinde, Peygamberimiz (s.a.s)’in izinde bir ömür

geçirmektir.

Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’le

hemhal olmak, onun nuruyla evlerimizi

bereketlendirmektir. Heva ve hevesimizin değil,

Rabbimizin rızasını kazanmanın gayretinde olmaktır.

Kötü alışkanlıklarımızı geride bırakmak, hem

kendimizi hem de çocuklarımızı cehennem azabından

korumaktır.

Şimdiden üç aylarımızı ve Regaib Kandilimizi

tebrik ediyor, hutbemizi; fani ömrümüzü baki

mutluluğa çevirmenin yollarını gösteren Asr sûresinin

mealiyle bitirmek istiyorum: “Asra yemin olsun ki,

insan gerçekten ziyandadır. Ancak, iman edip

salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı

tavsiye edenler bundan müstesnadır.”[3]

  • [1] Buhârî, Ezân, 36.
  • [2] Buhârî, Edeb, 101.
  • [3] Asr, 103/1-3.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner