21 Kasım Cuma Hutbesi | Diyanet ile 21 Kasım Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı?

21 Kasım Cuma hutbesi Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesi üzerinden yayınlandı. Bu haftanın diyanet hutbesini okumak isteyenler 21 Kasım Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı? sorusu üzerinden araştırmalar yapıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 21.11.2025 - 11:53

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
21 Kasım Cuma Hutbesi | Diyanet ile 21 Kasım Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından haftalık olarak kaleme alınan Cuma Hutbesi 21 Kasım tarihli olarak okumaya sunuldu. Bugünkü namaz ibadeti öncesi veya sonrasında okumak isteyenler 21 Kasım Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı? sorusuna yanıt arıyor.

CUMA HUTBESİ 21 KASIM

Diyanet ile 21 Kasım Cuma Hutbesi konusu ve tüm detayları şöyle;

CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

ŞİDDETİN ÇARESİ MERHAMET EĞİTİMİ

Muhterem Müslümanlar!

İnsan, yeryüzünün en değerli varlığıdır. Her

türlü saygıya layıktır. Kadın, erkek, çocuk, genç,

yaşlı ayırt edilmeksizin her insanın canı

mukaddestir. Dolayısıyla kimden gelirse gelsin, kim

maruz kalırsa kalsın ve gerekçesi ne olursa olsun

şiddetin hiçbir çeşidi kabul edilemez. İster ailede,

ister sosyal hayatta, isterse dijital mecralarda söz,

tutum ve davranışlarla hiç kimseye zarar verilemez,

kimsenin şeref ve haysiyetine dil uzatılamaz.

Peygamber Efendimiz (s.a.s), Müslümanı şöyle tarif

etmektedir: “Müslüman, elinden ve dilinden

insanların güvende olduğu kişidir.”[1]

Aziz Müminler!

Şiddetin sıradan bir hal aldığı, akran

zorbalığının her geçen gün yaygınlaştığı, insanların

birbirleriyle kavgalarını sosyal medyada paylaşmayı

marifet saydığı; sokakta, toplu taşımada ve trafikte

mal ve can emniyetinin hiçe sayıldığı bir dönemden

geçmekteyiz. Alkol, kumar ve uyuşturucu madde

gibi bağımlılıklar, kötülüklere sevk eden dijital

oyunlar, yanlış örneklerle kirlenen ekranlar maalesef

şiddetin günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır.

Oysa şiddet hiçbir sorunu çözemez.

Aksine sevgiyi bitirir, insanı yalnızlaştırır, toplumu

çürütür. Nitekim ümmeti olmakla şeref duyduğumuz

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in hayatında şiddetin

izine dahi şahit olunmamıştır. O, “Kıyamet gününde

azabın şiddetlisini görecek olanlar, dünyadayken

insanlara şiddet gösterenlerdir”[2] buyurarak

şiddetin ve zulmün asla karşılıksız kalmayacağını

haber vermiştir.

Kıymetli Müslümanlar!

Şiddetin çaresi merhamet eğitimidir. Allah’ın

bizlere emaneti olan çocuklar; inancı, iyiliği,

merhameti, sevgi ve saygıyı ilk olarak ailesinden

öğrenir. Bu münasebetle “Rabbinin yoluna

hikmetle ve güzel öğütle davet et…”[3]

ayet-i kerimesini rehber edinen her anne baba; çocuklarının

yüreklerine dokunmalı, başlarını okşamalı, onları

Allah’a iyi bir kul, çevrelerine faydalı bir insan

olarak yetiştirmeye gayret göstermelidir. Bir çocuk

için, ilim ve hikmet yolculuğundaki en önemli

kişilerden biri de öğretmenlerdir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s), eğitim ve öğretim gibi kutsal bir

vazifeyi yürütenlere; “İlim öğreten kimseye,

öğrettiği ilimle amel edenlerin kazandıkları kadar

ecir verilir…”[4] müjdesini vermektedir.

Zira öğrencilerine ahlak ve edebiyle, şefkat ve

merhametiyle rol model olan her bir öğretmen

toplumda fazilet ve erdemin teminatıdır.

Değerli Müminler!

Şiddetin gölgesini hayatımızdan uzaklaştırmak

için; gönüllerimize muhabbeti, evlerimize ve

okullarımıza merhameti hâkim kılalım. Kalbimize

düşen öfke kıvılcımlarını rahmet yağmurlarıyla

söndürelim. Evlatlarımızın yüreğine sevgi, saygı,

anlayış ve paylaşmanın tohumlarını serpiştirelim.

Unutmayalım ki, bir çocuğun zihnine işlenen güzel

bir söz, gönlüne yerleştirilen merhamet ve muhabbet

yarının huzur dolu dünyasına dikilmiş bir fidan olacaktır.

Bu vesileyle merhamet eğitiminde bizlere

rehberlik eden anne ve babamızı, öğretmenlerimizi,

hocalarımızı ve Kur’an muallimlerimizi hayırla yâd

ediyoruz. Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu

uyarısıyla bitirmek istiyorum: “İnsanlara

merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.”[5]

  • [1] Tirmizî, İman, 12; İbn. Hanbel, VI, 22.
  • [2] İbn Hanbel, IV, 90.
  • [3] Nahl, 16/125.
  • [4] İbn Mâce, Sünnet, 20.
  • [5] Bûhârî, Tevhid, 2.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner