Cuma Hutbesi 6 Şubat | Diyanet ile 6 Şubat bugünkü Cuma Hutbesi konusu nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı 6 Şubat Cuma Hutbesini kaleme alarak okumaya sundu. Bu haftanın diyanet hutbesinin konusunu öğrenmek isteyenler yoğun olarak 6 Şubat bugünkü Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı? sorusuna yanıt arıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 06.02.2026 - 13:37

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
Cuma Hutbesi 6 Şubat | Diyanet ile 6 Şubat bugünkü Cuma Hutbesi konusu nedir?

Cuma Hutbesi 6 Şubat tarihli olarak okumaya sunuldu. Bu haftanın hutbesini okumak isteyenler 6 Şubat bugünkü Cuma Hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı? sorusu üzerinden bilgi edinmeye çalışıyor.

CUMA HUTBESİ 6 ŞUBAT

Diyanet ile 6 Şubat Cuma Hutbesi konusu ve tüm detaylar şöyle;

CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

BİRLİK VE BERABERLİK

Muhterem Müslümanlar!

İnsanları toplum haline getiren, milletlerin tarih

sahnesinde yer almasını sağlayan değerlerden biri de

birlik ve beraberlik duygusudur.

Yüce dinimiz İslam; sevgi ve saygı içinde

kardeşçe yaşamayı, şefkat ve merhametle birbirimize

muamele etmeyi emretmektedir. Cenâb-ı Hak, “Hep

birlikte Allah’ın ipine, sımsıkı sarılın. Bölünüp

parçalanmayın…”[1] buyurarak; ayrılığı, kardeşlik

bağlarını koparmayı, birbirimizden ilgi ve alakayı

kesmeyi yasaklamaktadır.

Aziz Müminler!

Birlik ve beraberliğimizin en güzel tezahürü

vatan sevgisinde ortaya çıkmaktadır. Zira vatan;

tarihimizdir, kültürümüzdür, geçmişimizdir,

geleceğimizdir. Hürriyetimiz için her türlü sıkıntıya

göğüs gerdiğimiz cennet yurdumuzdur. Uğruna

canını veren aziz şehitlerimizin ve cepheden cepheye

koşan kahraman gazilerimizin bizlere bıraktığı en

kıymetli emanettir.

Kıymetli Müslümanlar!

Birlik ve beraberliğimizin, hürriyet ve

bağımsızlığımızın sembolü ise şanlı bayrağımızdır.

Ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı yerde zulme ve

zalime, korkuya ve kedere geçit yoktur. Bizler;

rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı

başımızın üstünde tutmayı şeref bildik. En mutlu

günlerimizi onun gölgesinde yaşadık. Onu

gördüğümüz her yerde huzur bulduk. Bayrak şairimiz,

içimizde yeşerttiğimiz bu duyguları ne de güzel ifade

etmiştir:

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,


Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,


Işık ışık, dalga dalga bayrağım!


Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.


Değerli Müminler!

Birlik ve beraberliğimizin en güçlü

göstergelerinden biri de afet günlerinde ve zor

zamanlarda gösterdiğimiz yardımlaşma ve dayanışma

ruhudur. Nitekim üç yıl önce bugün, hepimizi

derinden sarsan iki büyük deprem yaşadık. Her zaman

olduğu gibi o gün de omuz omuza verdik. Enkazdan

kurtulan her bir kardeşimiz için birlikte sevindik.

Hayatını kaybeden her bir canımız için aynı hüznü

yaşadık. Rabbimizin inayeti, devletimizin iradesi ve

milletimizin kenetlenmesiyle yaralarımızı sardık.

Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik.

“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine

merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı

rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk

ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene

benzer”[2] hadis-i şerifinin yaşayan şahitleri olduk.

Aziz Kardeşlerim!

Bugün bize düşen; birlik ve beraberlik ruhunu

hayatımızın her alanına taşımaktır. Sevgili

Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Müminler bir binanın

birbirini destekleyen tuğlaları gibidir”[3] hadis-i

şerifleri gereğince ellerimizi ve gönüllerimizi

birbirine kenetlemektir. Aramızdaki muhabbeti diri

tutmak, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlü kılmaktır.

Unutmayalım ki, aynı inanç ve idealler etrafında, bu

cennet vatan üzerinde, ay yıldızlı bayrağımızın

gölgesinde bir ve beraber olduğumuz müddetçe

aşamayacağımız hiçbir engel, üstesinden

gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.

Bu vesileyle Kahramanmaraş merkezli

depremler başta olmak üzere yaşadığımız afetler

sebebiyle ahirete irtihal eden kardeşlerimize,

mukaddes değerlerimiz uğruna canını feda eden

şehitlerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyoruz.

Memleketimizi, aziz milletimizi ve bütün insanlığı

her türlü afetten, fitne ve fesadın şerrinden muhafaza

etmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.

  • [1] Âl-i İmrân, 3/103.
  • [2] Müslim, Birr, 66.
  • [3] Buhâri, Salât, 88.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner