- Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda CHP içindeki kurultay tartışmaları ve liderlik krizi üzerinden sert eleştirilerde bulundu.
- CHP’deki süreçlerin “şaibe ve rüşvet iddialarıyla” kendi içlerinden çıkan isimlerce mahkemeye taşındığını söyleyerek partiyi “pavyon masaları ve koltuk kavgaları” üzerinden hedef aldı.
- Erdoğan ayrıca, CHP’nin bu iç çatışmalarının kendilerini ilgilendirmediğini belirterek, “sandıkta daha büyük yenilgiler” uyarısında bulundu ve siyasette bu tür krizlerden uzak duracaklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. CHP’de mutlak butlan kararı sonrası, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında yaşanan parti içi çatışmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, sert eleştirilerde bulundu.
"Esas sorun bunların zihninde, sokakta kurdukları bağın samimi olmamasından kaynaklanıyor." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kurultaya ilişkin tartışmalarda, kurultayı yapan da şaibe bulaştığını iddia eden de iddiaları belgeleriyle mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiyi pavyon masalarına düşürenler de yine kendileridir. Rüşvet iddiaları kendilerinden çıktı. Mahkeme sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı bir kez daha göstermiştir." dedi.
“Salon kapma savaşının tarafı olamayız”
Erdoğan, "Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi ilgilendirmiyor.
Biz bu girdabın içine girmeyeceğiz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz, olmayacağız. Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğini önemsemiyoruz. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. Faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim:
Beyler, kusura bakmayın; siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız.”




