Dünya geri dönülemez bir su iflası dönemine girdi

Birleşmiş Milletler Üniversitesi’nin yayımladığı yeni rapora göre dünya, su kaynaklarının yenilenme kapasitesini aşan bir tüketim nedeniyle geri döndürülemez sonuçlar doğuran “küresel su iflası” sürecine girmiş durumda.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 21.01.2026 - 13:26

NSosyal Logo
Dünya geri dönülemez bir su iflası dönemine girdi

Dünyada su rezervleri alarm veriyor - New Scientist

  • BM raporu, “su krizi” tanımının mevcut tabloyu açıklamakta yetersiz kaldığını vurguluyor.
  • Kabil, suyunun tamamen tükenmesi beklenen ilk modern şehir olma yolunda ilerliyor.
  • Büyük göllerin yarıdan fazlası, akiferlerin ise yüzde 70’i uzun vadeli düşüşte.
  • Uzmanlar, eski koşullara dönüşün artık mümkün olmadığını söylüyor.

BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü tarafından hazırlanan rapor, küresel ölçekte yaşanan su sorunlarının geçici bir kriz olmaktan çıktığını ortaya koyuyor. Rapora göre dünya, geri dönülemez sonuçlar doğuran bir “su iflası” dönemine girmiş bulunuyor.

Raporun yazarı ve enstitünün direktörü Kaveh Madani, bu tabloyu “kriz” olarak tanımlamanın yanıltıcı olduğunu belirterek, “Kriz dediğinizde bunun geçici bir şok olduğunu ima edersiniz. Oysa burada artık eskisinden çok daha kısıtlı bir yeni gerçeklik söz konusu” değerlendirmesini yaptı.

X icon

GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.

Takip Et

Şehirler ve bölgeler alarm veriyor

Raporda, dünyanın birçok bölgesinden çarpıcı örneklere yer veriliyor. Afganistan’ın başkenti Kabil, suyunun tamamen tükenmesi beklenen ilk modern şehir olma riskiyle karşı karşıya. Meksika Şehri, altındaki devasa yer altı su rezervlerinin aşırı pompalanması nedeniyle yılda yaklaşık 50 santimetre hızla çöküyor.

ABD’nin güneybatısında ise Colorado Nehri’ndeki su seviyesinin hızla düşmesi, eyaletler arasında su paylaşımı konusunda sürekli bir gerilime yol açıyor.

Su israfı belirleyici oluyor

Raporda “su iflası” kavramı, bir bütçe benzetmesiyle açıklanıyor. Doğa, yağmur ve kar yoluyla bir gelir sağlıyor ancak insanlık nehirlerden, göllerden ve yer altı akiferlerinden bu gelirin çok üzerinde su tüketiyor. Yenilenme hızından daha hızlı çekilen su, sistemi kalıcı bir borç sarmalına sürüklüyor.

İklim değişikliğine bağlı artan sıcaklıklar ve kuraklık ise mevcut su miktarını daha da azaltarak sorunu derinleştiriyor.

YouTube icon

GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol

Rakamlar tabloyu ağırlaştırıyor

Raporda yer alan veriler, küresel durumun vahametini ortaya koyuyor. 1990’dan bu yana gezegendeki büyük göllerin yüzde 50’den fazlası su kaybetti. Büyük yer altı su rezervlerinin yüzde 70’i uzun vadeli bir düşüş sürecinde bulunuyor.

Son 50 yılda Avrupa Birliği yüzölçümü kadar sulak alan yok olurken, buzullar 1970’ten bu yana yaklaşık yüzde 30 oranında küçüldü. Madani, birçok bölgenin artık “hidrolojik kapasitesinin ötesinde yaşadığını” ve geçmiş koşullara dönmenin mümkün olmadığını vurguladı.

İnsani etkiler ve çözüm arayışı

Rapora göre yaklaşık 4 milyar insan, her yıl en az bir ay su kıtlığıyla karşı karşıya kalıyor. Bu durumun gıda güvenliği, sağlık ve toplumsal istikrar üzerinde ağır sonuçlar doğurduğu belirtiliyor.

NSosyal icon

GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.

Takip Et

Araştırmacılar, acil durum odaklı yaklaşımlar yerine uzun vadeli stratejilere geçilmesi gerektiğini savunuyor. Tarımda ürün deseninin değiştirilmesi, verimli sulama yöntemlerine geçilmesi, yapay zeka ve uzaktan algılama ile su takibinin geliştirilmesi ve yer altı suları ile sulak alanların korunması öneriler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin sınırlandırılmasının hem insanlar hem de ekosistemler için yeterli suyun sağlanmasında kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol
Loading Spinner