El atmak ifadesinin kısaca anlamı nedir? El atmak ifadesinin kaç farklı anlamı var?

Dilimizin derinliklerinden gelen ve anlatımı güçlendiren el atmak ifadesi, kültürümüzde önemli bir yere sahip. TDK kaynaklarından derlenen bilgilere göre el atmak ifadesinin tanımı ve kullanım özellikleri.

Son Güncelleme: 16.03.2026 - 03:01

editor avatar
gdh

Editör

NSosyal Logo
El atmak ifadesinin kısaca anlamı nedir? El atmak ifadesinin kaç farklı anlamı var?

Türkçemiz, mecazlar, deyimler ve yan anlamlar açısından oldukça bereketli ve keşfedilmeye açık bir dildir. Gündelik konuşmalarda veya yazılı metinlerde yapılan kelime hataları, anlatılmak istenen düşünceyi zayıflatabilir. Sözlüklerdeki tanımıyla dikkat çeken el atmak ifadesinin dilimizdeki yeri ve kullanım alanları merak konusudur.

El atmak nedir? TDK'ya göre anlamı

Kullanıldığı cümlenin yapısına göre değişik nüanslar içeren bu ifade, zengin bir tanımlama listesine sahiptir. Tüm anlamları aşağıda sıralanmıştır.

  • Birisinin işine karışmak, müdahale etmek
  • Bir işe girişmek, teşebbüs etmek
  • Sarkıntılık etmek
  • Yardım etmek, ilgilenmek

El atmağın cümle içinde kullanımı

Farklı yazarlardan ve metinlerden alıntılanan, kelimenin kullanım sahasını gösteren cümleleri inceleyebilirsiniz.

  • Nereye el atsak altından kirli işler çıkıyor.
  • Elbette birçok önemli konulara el attı ama ulusumuzun temel sorunlarından bazıları yüzüstü duruyor.
  • Üvey babasının teklifleri, tenhalarda şurasına burasına el atması.

El atmak ifadesini barındıran atasözleri ve deyimler

Dilimizin zenginliğini yansıtan ve içinde bu kelimenin geçtiği atasözleri ile deyimler aşağıda sıralanmıştır.

  • ... elinden çıkmak
  • El (veya elini) uzatmak
  • El (veya elini) yakmak
  • El açmak
  • El almak
  • El ayak (veya etek) çekmek
  • El ayak çekilmek
  • El bağlamak
  • El basmak
  • El bebek gül bebek
  • El bende!
  • El çekmek
  • El çektirmek
  • El çırpmak
  • Elde (veya elinde) olmamak
  • Elde avuçta (bir şey) kalmamak
  • Elde avuçta (ne varsa)
  • Elde etmek
  • El değiştirmek
  • El değmemek
  • Elde kalmak
  • Eldeki yara, yarasıza duvar deliği
  • Elden ağza yaşamak
  • Elden ayaktan düşmek (veya kesilmek)
  • Elden bırakmamak (veya düşürmemek)
  • Elden çıkarmak
  • Elden çıkmak
  • Elden geçirmek
  • Elden gel!
  • Elden geldiği kadar
  • Elden gelmemek
  • Elden gitmek
  • Elden kaçırmak
  • Elden kaçmak
  • Elden ne gelir?
  • Elde tutmak
  • El dokunulmamak
  • Ele alınır
  • Ele alınmaz
  • Ele almak
  • Ele avuca sığmamak
  • Ele bakmak
  • Ele geçirmek
  • Ele geçmek
  • Ele gelmek
  • El elde baş başta
  • El elden kalmaz, dil dilden kalmaz
  • El elden üstündür (ta arşa kadar)
  • El el ile, değirmen yel ile
  • El eli yıkar, iki el yüzü
  • El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
  • El el üstünde oturmak
  • El ermez, güç yetmez
  • El etek öpmek
  • El etek tutmak
  • El etmek
  • Ele vermek
  • Eli (veya elleri) armut devşirmek
  • Eli alışmak
  • Eli altında olmak
  • Eli ayağı (olmak)
  • Eli ayağı (veya ayağına) dolaşmak
  • Eli ayağı buz kesilmek (veya tutmamak)
  • Eli ayağı titremek (veya çözülmek)
  • Eli ayağı tutmak
  • Eli aza varmamak
  • Eli boş çıkmak
  • Eli boş dönmek (veya çevrilmek veya geri gelmek)
  • Eli boş gelmek
  • Eli cebine (veya cüzdanına veya kesesine) gitmemek (veya varmamak)
  • Eli değmek
  • Eli dursa ayağı durmaz
  • Eli ekmek tutmak
  • Eli eline değmemek
  • Eli ermek
  • Eli ermez gücü yetmez
  • Eli genişlemek
  • Eli gitmek
  • Eli harama uzanmak
  • Eli işe yatmak
  • Eli kalem tutmak
  • Eli kırılmak
  • Eli kırılsın!
  • Eli kolu (eli ayağı) bağlı kalmak (veya olmak)
  • Eli kolu bağlı durmak
  • Eli kurusun!
  • Elimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisi
  • Elinde ... var
  • Elinde avucunda nesi varsa
  • Elinde bulunmak (veya olmak)
  • Elinde büyümek
  • Elinde kalmak
  • Elinden
  • Elinden (bir şey) düşmemek
  • Elinden (bir şeyi) düşürmemek
  • Elinden almak
  • Elinden bir iş (veya şey) gelmemek
  • Elinden bir kaza (veya sakatlık) çıkmak
  • Elinden geleni ardına (veya arkasına) koymamak
  • Elinden geleni yapmak
  • Elinden gelmek
  • Elinden hiçbir şey kurtulmamak
  • Elinden iş çıkmamak
  • Elinden iyi iş gelmek
  • Elinden kan çıkmak
  • Elinden kurtulmak
  • Elinden tutmak
  • Elinde olmak
  • Elinde olmak
  • Elinde patlamak
  • Elinde tutmak
  • Eline (veya elinize veya ellerinize) sağlık
  • Eline almak
  • Eline ayağına kapanmak (veya sarılmak veya düşmek)
  • Eline ayağına üşenmemek
  • Eline bakmak
  • Eline doğmak
  • Eline düşmek
  • Eline erkek eli değmemiş olmak
  • Eline eteğine doğru
  • Eline eteğine sarılmak
  • Eline fırsat geçmek
  • Eline geçmek
  • Eline kalmak
  • Eline su dökemez
  • Eline tutuşturmak
  • Eline yüzüne bulaştırmak
  • Elini arı kovanına sokmak
  • Elini ayağını (veya eteğini) kesmek (veya çekmek)
  • Elini ayağını öpeyim
  • Elini belli etmek (veya göstermek)
  • Elini çabuk tutmak
  • Elini kana bulamak (veya bulaştırmak)
  • Elini kolunu bağlamak
  • Elini kolunu sallaya sallaya gelmek
  • Elini kolunu sallaya sallaya gezmek
  • Elini kulağına atmak
  • Elinin altında (olmak)
  • Elinin hamuruyla erkek işine karışmak
  • Elinin tersiyle çarpmak
  • Elinin tersiyle itmek
  • Elini oynatmak
  • Elini sallasa ellisi (başını sallasa tellisi)
  • Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak
  • Elini sürmemek
  • Elini taşın altına koymak (veya sokmak)
  • Elini veren kolunu alamaz
  • Elini vicdanına koymak
  • Elinle ver, ayağınla ara
  • Eli olmak
  • Eli para görmek
  • Eli silah tutmak
  • Eli varmamak (veya gitmemek)
  • Eli yatmak
  • Eliyle koymuş gibi
  • El kadar
  • El kaldırmak
  • El katmak
  • El koymak
  • Ellerde gezmek
  • Elleri (veya ellerin) dert görmesin
  • Ellerim yanıma gelsin
  • Eller yukarı!
  • Elle tutulacak tarafı (veya yanı) kalmamak
  • Elle tutulur
  • Elle tutulur gözle görülür (veya dille anlatılır)
  • Elle tutulur tarafı olmamak
  • El ovuşturmak
  • El öpenlerin çok olsun!
  • El öpmek
  • El öpmekle ağız aşınmaz
  • El pençe
  • El pençe divan
  • El pençe divan durmak
  • El sıkışmak
  • El sıkmak
  • El sürmemek
  • El tazelemek
  • El terazi, göz mizan
  • El tutmak
  • El üstünde tutmak
  • El vergisi, gönül sevgisi
  • El vermek
  • El vurmamak
  • El yarası onulur, dil yarası onulmaz
  • El yıkamak

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner