Eurasia Review: Rusya-Ukrayna müzakereleri sonuca ulaşacak mı?
ABD'nin baskısı, Avrupa'nın rolü, toprak meselesi, seçimler ve güvenlik garantileri. Rusya-Ukrayna müzakerelerinde son durum ne?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 19.02.2026 - 00:37
ABD merkezli yayın organlarından Eurasia Review'de, Rusya ve Ukrayna arasında ABD arabuluculuğunda devam eden müzakerelerde gelinen noktanın ve sürecin olası geleceğinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Ukrayna ile Trump yönetimi arasındaki anlaşmazlığın giderek arttığı belirtilen analizde, müzakerelerde özellikle toprak meselesi, seçimler ve güvenlik garantileri konusunda, uzlaşmanın bir türlü sağlanamadığına dikkat çekildi.
Analizde ayrıca, süreçte Avrupa'nın rolü de olmak üzere çok sayıda etkinin olası sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulunuldu.
İşte Eurasia Review'de yayınlanan analiz:
Rusya–Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakereler Cenevre başta olmak üzere farklı diplomatik platformlarda sürerken, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin Washington’a yönelik rahatsızlığı giderek daha açık hale geliyor.
Kiev yönetimine göre ABD, tavizler konusunda Ukrayna’ya Rusya’dan daha fazla baskı uyguluyor.
Zelenskiy’nin “Amerikalılar sık sık taviz konusuna dönüyor ve bu tavizler çoğu zaman yalnızca Ukrayna bağlamında tartışılıyor, Rusya bağlamında değil” sözleri, iki başkent arasındaki algı farkının büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Bu algı farklılığının merkezinde üç temel başlık yer alıyor. Bunlar; toprak meselesi, seçimler ve güvenlik garantileri.
Kiev’e göre ABD, sahadaki askeri gerçekliklerden ziyade kendi siyasi takviminin belirlediği bir hızla müzakereleri ilerletmek istiyor. Bu durum Ukrayna’da, uzun vadede ağır sonuçlar doğurabilecek “zorunlu uzlaşmalara” sürüklenme endişesi yaratıyor.
Zelenskiy, Trump’ın savaşı yaz başına kadar bitirme arzusunun ABD iç siyasetiyle, özellikle yaklaşan ara seçimlerle bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Ukrayna’nın ABD askeri ve mali desteğine bağımlı olduğunu kabul eden Kiev yönetimi, Washington’ın bu zaman baskısını taraflara yansıtmasından endişe ediyor.
Toprak, güvenlik ve seçimler: Kiev’in kırmızı çizgileri
Müzakerelerde en tartışmalı başlık Donbas başta olmak üzere toprak meselesi.
Zelenskiy, Ukrayna’nın bölünmesinin kalıcı barış getirmeyeceğini, aksine Rusya’yı daha fazla saldırganlığa teşvik edeceğini savunuyor. Çekoslovakya örneğine yaptığı atıf ise Kiev’in temel korkusunu ortaya koyuyor: Bugün verilecek toprak tavizlerinin gelecekte yeni işgalleri teşvik etmesi.
Zelenskiy’ye göre Putin’in fiili talebi açık.
“Tüm Donbas’ı verin, savaş bitsin.”
ABD müzakerecilerinin zaman zaman Ukrayna’nın kontrol ettiği Donetsk bölgelerinden çekilmesi ve buraların özel ekonomik bölgeye dönüştürülmesi gibi fikirleri gündeme getirdiği belirtiliyor.
Kiev ise tek taraflı çekilmeyi reddediyor ve herhangi bir düzenlemenin Rusya’nın zorla elde ettiği kazanımları meşrulaştırmaması gerektiğini vurguluyor.
Ukrayna’nın önerisi karşılıklı çekilme yani iki ordunun cephe hattından eşit mesafede geri gitmesi yönünde. Ancak Rusya işgal ettiği topraklardan vazgeçmeye yanaşmıyor ve sahada kademeli ilerleyişini sürdürüyor. Bu nedenle Kiev, güçlü güvenlik garantileri olmadan ateşkesin yalnızca yeni bir savaşın hazırlık süresi olacağını düşünüyor.
Güvenlik garantileri Ukrayna için pazarlık konusu olmayan başlık olarak öne çıkıyor. ABD’nin savaş sonrası için 15 yıllık garanti önerdiği, Kiev’in ise 20 yıl veya daha uzun süre talep ettiği ifade ediliyor.
Ukrayna ayrıca yabancı asker konuşlandırılması veya bağlayıcı savunma mekanizmaları istiyor. Putin’in buna karşı çıkması ise Rusya’nın nüfuz alanı yaklaşımıyla bağlantılı görülüyor.
Bir diğer tartışma konusu seçimler.
ABD’nin Ukrayna’da 15 Mayıs’a kadar seçim yapılmasını teşvik ettiği iddiaları Kiev’de rahatsızlık yaratıyor. Rusya, sıkıyönetim nedeniyle seçimlerin ertelenmesini Zelenskiy’nin meşruiyetini sorgulamak için kullanıyor.
Ancak ülkenin bir kısmı işgal altındayken ve sürekli füze saldırısı altındayken seçim düzenlemenin lojistik ve güvenlik açısından son derece zor olduğu belirtiliyor. Ukrayna kamuoyunda da savaş bitmeden seçim yapılmasına yönelik güçlü bir talep bulunmuyor.
Avrupa’nın rolü ve stratejik ayrışma riski
Zelenskiy ayrıca müzakere formatını eleştirerek Avrupa ülkelerinin masada daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini savunuyor. Avrupa’nın askeri yardım, yaptırımlar ve mülteci yükü açısından doğrudan taraf olduğunu belirten Kiev yönetimi, Avrupa’nın varlığının ABD baskısını dengeleyebileceğini düşünüyor.
Rusya ise sürecin Washington ile ikili yürütülmesini tercih ediyor.
Sahadaki askeri durum da müzakereleri karmaşıklaştırıyor. Ukrayna istihbaratına göre Rusya silah üretimini artırıyor ve bahar taarruzlarına hazırlanıyor. Yaptırımlar petrol gelirlerini düşürse de Moskova’nın savaş kapasitesini sürdürebildiği değerlendiriliyor. Kiev’deki analizlere göre Rusya ancak ekonomik ve askeri avantajını kaybettiğinde çatışmayı dondurmaya razı olabilir.
Bu tablo Zelenskiy’nin zor bir denge içinde olduğunu gösteriyor. ABD’ye fazla direnmek en güçlü müttefiki kaybetme riskini doğururken, fazla taviz vermek iç politik tepki ve uzun vadeli güvenlik zafiyeti yaratabilir. Bu nedenle Ukrayna lideri hem baskıdan şikâyet ediyor hem de ortaklık vurgusunu koruyor.
Washington açısından ise müzakere baskısının arkasında daha geniş bir stratejik mantık bulunuyor.
Trump yönetimi, “Önce Amerika” yaklaşımı doğrultusunda ABD kaynaklarını Avrupa yerine Hint-Pasifik’e yönlendirmek ve Çin’le büyük güç rekabetine odaklanmak istiyor. Bu perspektiften bakıldığında Ukrayna savaşının uzaması, ABD’nin askeri ve diplomatik kapasitesini Çin karşısında zayıflatıyor.
Sonuç olarak Washington’ın “stratejik öncelik kaydırması” olarak gördüğü yaklaşım, Kiev tarafından ABD’nin Çin hesapları uğruna Ukrayna’yı hızlı bir anlaşmaya zorlaması şeklinde algılanıyor.
Zelenskiy’nin Münih’te dile getirdiği “Güvenlik garantisi olmayan barış, barış değil sadece bir aradır” uyarısı ise, Kiev’in temel korkusunu özetliyor.
Önümüzdeki müzakere turunda asıl soru, Ukrayna’nın ne kadar taviz vereceğinden ziyade mevcut müzakere çerçevesinin Kiev’in gördüğü asimetriyi giderip gideremeyeceği olacak.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor
ABD'den Orta Doğu'ya askeri yığınak: Onlarca uçak sevk edildi
İran cephesinde yeni iddia: ABD haftalarca sürecek bir saldırıya hazırlanıyor
Middle East Monitor: Gazze nasıl ölüm laboratuvarına dönüştürüldü?
DİĞER HABERLER
Axios: ABD ve İran büyük bir savaşa doğru ilerliyor
Middle East Monitor: Gazze nasıl ölüm laboratuvarına dönüştürüldü?
National Security Journal: Avrupa kendi Monroe Doktrini'ni mi ilan edecek?
Asia Times: Trump'ın İran yaklaşımı blöf mü savaş hazırlığı mı?
Eurasia Review: Epstein, İsrail ve cezasızlık düzeninin mimarisi
Cato Institute: Avrupa'nın savunma bağımsızlığı mümkün mü?
Arab News: Esed sonrası yeni bölgesel ortaklıklar
Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?
The Hill: ABD, İran'da bataklığa mı saplanacak?
The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?

